Menfi tespit davasında, avans olarak verilen kambiyo senetleri karşılığında mal teslim edilmemesi ve davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle borçsuzluğun tespiti talep edilmektedir.
Özet: Davacı, davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verdiği çeklerden ikisini ödemesine rağmen davalının taahhüt ettiği malları teslim etmemesi, iyi niyet kurallarına aykırı şekilde kendi borçları için bu çekleri kullanması ve akabinde davacıya karşılıksız çıkan bir çek vermesi sonucu temel ticari ilişkinin bozulduğunu ve müvekkili tarafından ödenmeyen son çekin bedelsiz hale geldiğini iddia ederek, söz konusu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açmıştır.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2026KARAR TARİHİ: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;TALEP:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı tarafından .... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış, ödeme emri davacıya tebliğ edilmiş; ancak yasal süresi içerisinde itiraz edilememesi nedeniyle takip kesinleşmiştir. Bu nedenle işbu dava, İİK m.72 kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. Çekler, davalı ile kurulan ticari ilişki kapsamında olup müvekkil tarafından avans olarak verilmiştir. ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ise müvekkil adına sadece 17.10.2025 tarihli 710.400,00 TL tutarlı malzeme faturası kesilmiştir. Müvekkil şirket ile ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında ... dübel, pense ve priz teminine yönelik ticari ilişki kurulmuştur. Müvekkil sürekli iş yapma iradesiyle ticari ilişki kapsamında müvekkil tarafından, mal teslimi karşılığında ve tamamen ifa şartına bağlı olmak üzere aşağıda belirtilen çekler verilmiştir:15.09.2025 düzenleme tarihli, 17.10.2025 vadeli, 1.067.500,00 TL bedelli çek,(ödendi)15.09.2025 düzenleme tarihli, 01.11.2025 vadeli, 986.470,00 TL bedelli çek,(ödendi)16.09.2025 düzenleme tarihli, 10.11.2025 vadeli, 1.237.350,00 TL bedelli çek (dava konusu çek).Söz konusu çekler, herhangi bir kesin borcun ifası amacıyla değil; davalı tarafından teslim edileceği taahhüt edilen malların bedeline mahsuben, avans niteliğinde ve şarta bağlı olarak verilmiştir.Davalı edimini hiç yerine getirmemiştir. Taraflar arasındaki açık anlaşmaya rağmen:Davalı hiçbir mal teslimi gerçekleştirmemiştir.Sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya fatura karşılığı teslim bulunmamaktadır.Taahhüt edilen süre açıkça aşılmıştır.Bu haliyle davalı, temel borç ilişkisindeki edimini hiç ifa etmemiştir.Mal teslim edilmediğinden davalı kendi çekini tarafımıza cirolamak zorunda kalmıştır. Davalı tarafından verilen 30.11.2025 vadeli, 1.500,000,00 TL bedelli çek ise karşılıksız çıkmıştır.Davalı çekleri ciro ederek güveni kötüye kullanmış, ilişki çökmüştür. Müvekkil, mal teslim edilmemesi üzerine çeklerin iadesini talep etmiş; ancak davalı: çekleri kendi borçlarını ödemek amacıyla kullandığını beyan etmiş bunun yerine müvekkile 10.10.2025 tarihinde 1.500.000 TL bedelli, ... ... keşideli ve ... cirolu çek vermiştirBu durum, taraflar arasındaki ticari ilişkinin fiilen sona erdiğini ve davalının edimini yerine getirmeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.Müvekkil defalarca malların teslimini talep etmesine rağmen sürekli oyalanmıştır çeklerin tarafına verilmesini defalarca talep etmiştir fakat her seferinde ya olumsuz cevap almıştır ya da günlerce cevap alamamıştır. Daha sonra müvekkilin ısrarlarına dayanamayan davalı "çeklerinizi kendi ödemelerimizi yapabilmek için kullandık bankada kırdırdık bunun karşılığında size çek verebiliriz" diyerek 10.10.2025 düzenleme tarihli, 30.11.2025 vadeli, 1.500,000,00 TL bedelli çeki müşterilerinden tahsilat yaptıkları ... ...’in keşide ettiği ... firmasının da bize ciro ettiği çeki tarafımıza cirolamıştır.Müvekkil toplam 2.053.970 TL ödeme yapmıştır.Müvekkil şirket, iyi niyetle:17.10.2025 vadeli 1.067.500,00 TL bedelli çeki01.11.2025 vadeli 986.470,00 TL bedelli çeki ödemiştir.Toplam ödeme: 2.053.970,00 TLBuna rağmen davalı tarafından hiçbir mal teslim edilmemiştir. Bu durum, davalının açık şekilde sebepsiz zenginleştiğini göstermektedir.Dava konusu çek haklı nedenle ödenmemiştir. Söz konusu diğer iki çek mal teslim edilmemesine rağmen ödenmiştir. Davalı tarafından verilen çek karşılıksız çıktığında müvekkil dolandırıldığını fark etmiş ve son çeki ödememiştir.Müvekkil; mal teslim edilmemesi, ciddi tutarda ödeme yapılmış olmasına rağmen edim ifa edilmemesi,davalının güven zedeleyici ticari davranışları nedeniyle 10.11.2025 vadeli dava konusu çeki ödememiştir. Bu durum kötü niyet değil, hukuka uygun bir def’idir.Davalı tarafından cirolanan çek bedelsizdir temel borç ilişkisi ortadan kalkmıştır.Dava konusu çek; mal teslimine bağlı olarak verilmiş, davalı edimini hiç ifa etmemiş, taraflar arasındaki ticari ilişki fiilen sona ermiş olduğundan temel ilişkiden yoksun kalmış ve bedelsiz hale gelmiştir. Bu nedenle müvekkilin söz konusu çek nedeniyle borçlu olduğu ileri sürülemez.Somut olayda çek, mal teslimine bağlı olarak verilmiştir. Bu durumda davalı: mal teslim ettiğini, edimini ifa ettiğini ispat etmek zorundadır. Davalı bu hususu ispat edememektedir.Davalı, tahsil ettiği çek yaprak bedeline rağmen mükerrer şekilde talepte bulunmaktadır.Davalı taraf, dava konusu çek kapsamında müvekkilden tahsil ettiği bedellere rağmen, aynı ticari ilişkiye dayalı olarak yeniden alacak talebinde bulunmaktadır.Nitekim davalı, çek ilişkisi kapsamında müvekkilden bedel tahsil etmiş olmasına rağmen, dava konusu çek üzerinden tekrar talepte bulunarak mükerrer tahsilat sağlamaya çalışmaktadır. Dava konusu çek bakımından bankaca çek yaprak bedeli (karşılıksız işlem bedeli) ödenmiş olması, çekin bedelli olduğu veya davacının bu çekten dolayı borçlu bulunduğu anlamına gelmemektedir..... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasına konu çek nedeniyle Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 225.000,00 TL yönünden, davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 5/A ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A uyarınca menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu olup dava şartıdır. Davacı taraf huzurdaki davayı açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecini işletmemiş, dosyaya herhangi bir son tutanak sunmamıştır. Bu nedenle davanın, HMK madde 114 ve 115 uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekmektedir. Davacının iddialarının tamamı kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği çeke dayalı olan icra takibine karşı ileri sürülemez niteliktedir. İspat yükü davacı tarafta olup senede karşı senetle ispat kuralı gereği davacı taraf iddialarını senetle ispat etmelidir. Davacı tarafın iddialarının tamamı soyut iddialar olup bu iddia ve def'iler davacı ile dava dışı diğer firma arasındadır. Bu sebeple sadece o firmaya karşı ileri sürülebilir nitelikte olup davalı müvekkile karşı ileri sürülemez. Davacı taraf tanık dinletilmesi talebinde bulunmuş ise de HMK 202 amir hükmü uyarınca işbu davada tanık dinletilmesi şartları da mevcut değildir. Tanık dinlenilmesine de muvafakatimiz yoktur. İşbu davada borçlu olmadığını senede karşı senetle ispat edemeyen davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının usul ve esas yönünden reddini talep etmekteyiz.Öncelikle dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, asıl alacağın % 20 'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya verilen çekin avans çeki olarak verildiği ancak çek karşılığı malın davacıya teslim edilmediğinden bahisle çekin bedelsiz olması nedeniyle menfi tespit istemli davadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. Maddesinde; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya verilen çekin avans çeki olarak verildiği ancak çek karşılığı malın davacıya teslim edilmediğinden bahisle çekin bedelsiz olması nedeniyle menfi tespiti ile dava açılmış ise de TTK 5/A uyarınca konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarının açılmasından evvel arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyan yahut arabuluculuk son tutanağı aslı ya da arabulucu tarafından aslı gibidir onaylı sureti mahkememize ibraz edilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın USULDEN REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 3.842,44 TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.110,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 225.000,00 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır