Danıştay 4. Daire, Muğlada teknik ve hukuka aykırı arazi toplulaştırma işleminin iptali ile gelir kaybı ve üçüncü kişi müdahalesi taleplerine ilişkin kararı.
Özet: Uyuşmazlık, davacıların arazilerine yönelik toplulaştırma işleminin iptali ile üçüncü şahıs müdahalesinin meni ve gelir kaybı tazminatı taleplerini içermekte olup, ilk derece mahkemesi toplulaştırma işlemini hukuka aykırı bularak iptal etse de, Bölge İdare Mahkemesi, henüz kesinleşmemiş ve yeni maliklere yer teslimi yapılmamış olan toplulaştırma işleminin davacıların taşınmazlarını doğrudan kullanmasını engellemediğini, taşınmazların üçüncü kişilerce işgali iddiasının idari uyuşmazlığın konusu olmadığını belirterek müdahalenin meni ve gelir kaybı taleplerinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I (DAVALI) 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... II (DAVACILAR) 1- ...2- ...3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem █████/2016 tarih ve 29846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Muğla ili, Yatağan ilçesi, ... mahallesinde yapılan ... tarih ve ... yevmiye sayılı toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali ile davacılara ait taşınmazlara üçüncü kişilerce yapılan müdahalenin men'i ve davacıların taşınmazı kullanamadıkları süre boyunca mahrum kaldıkları gelir kaybına istinaden şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu arazi toplulaştırması işleminin teknik ve bilimsel verilere ve mevzuata aykırı olduğu anlaşılmış olup, bu itibarla da dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacılara ait taşınmazlara üçüncü kişilerce yapılan müdahalenin men'i istemi yönünden; davacılara ait taşınmazlara üçüncü kişilerce yapılan müdahalenin men'i isteminin, idari yargıda dava konusu edilebilecek idari eylem ya da işlem niteliğini haiz olmadığı hukuksal gerçekliği karşısında, dava konusu edilmek istenen işlemin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı, davacıların taşınmazı kullanamadıkları süre boyunca mahrum kaldıkları gelir kaybına istinaden şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu toplulaştırma işlemi Mahkemelerince hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden ve iptal kararı gereği davalı idarece yeniden toplulaştırma işlemi yapılarak arazi dağıtımının işbu kararda belirtilen teknik ve hukuka aykırılıklar telafi edilerek yeniden yapılacağı gözetildiğinde, davacıların şimdilik gelir kaybına uğraması söz konusu olmadığından bu istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Belirtilen gerekçelerle ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların toplulaştırılmasına ilişkin ... tarih ve ... yevmiye sayılı işlemin iptaline; davacılara ait taşınmazlara üçüncü kişilerce yapılan müdahalenin men'i istemi yönünden davanın esasının incelenmeksizin reddine; maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta; davacılar tarafından sunulan dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde; taşınmazlarının fiilen 3. kişiler tarafından işgal edildiği, dava konusu toplulaştırma işlemi nedeniyle taşınmazlarına erişimlerinin engellendiği, bu sebeple taşınmazlarını kullanamamaları/tarımsal faaliyette bulunamamaları nedeniyle davalı idarece tazmini gereken zarara uğradıkları ve ayrıca 3. kişiler tarafından taşınmazlarına yapılan fiili müdahalenin men'ine karar verilmesi gerektiği iddialarına yer verilmekte ise de, dava dosyasında toplulaştırma işlemine konu taşınmazların dağıtım planı hazırlandıktan sonra yeni maliklerine yer teslimi yapıldığına ilişkin her hangi bir belge bulunmadığı, bilakis, davalı idare tarafından toplulaştırma işleminin Genel Müdürlük onayından henüz geçmediğinin, bu nedenle kesinleşmediğinin ve yeni maliklere yer teslimi yapılmadığının belirtildiği, davacılar tarafından da yer teslimi işlemlerinin yapıldığı yolunda her hangi bir iddiaya yer verilmediği, diğer yandan, taşınmazların tapu kaydına işlenen şerhin de taşınmazların arazi toplulaştırması kapsamında olduğunun belirtilmesinden ibaret olduğu ve mevcut haliyle maliklerinin kullanımını engelleyen bir hukuki durum yaratmadığı, bu hale göre, davacılara ait taşınmazların arazi toplulaştırma kapsamına alınmasının doğrudan doğruya taşınmazlarını kullanmasına engel teşkil etmediği, taşınmazlardaki kullanımlarının ancak yapılan dağıtıma göre yeni maliklere yer tesliminden sonra kısıtlanmış olacağının ve bu aşamada davacıların taşınmazlarını kendi iradeleriyle kullanmadıklarının kabulü gerektiği, diğer yandan, hiç bir hukuki hakka dayanılmaksızın taşınmazların 3. kişilerce işgal edilmiş olduğu iddiasının ise, doğrudan doğruya arazi toplulaştırma işlemiyle ilişkilendirilemeyeceği, davalı idarenin arazi toplulaştırma iş ve işlemleri kapsamı dışında, 3. kişilerce taşınmazların işgal edilmesinin iş bu uyuşmazlığın konusunu oluşturamayacağı anlaşıldığından davacıların anılan iddialarının hukuken itibar edilir bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun açıklama eklemek suretiyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Parsellerin bölünmesi nedeniyle tarımsal faaliyetlerin olumsuz etkilendiği, toplulaştırma işlemi sonrasında sabit tesis sayılan kendi kuyularından yararlanamadıkları, endekse dayalı arazi kayıplarının bu yer değiştirmelerden etkilendiği, bölerek dağıtımın mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Toplulaştırma işleminin Kanun gereği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü onayı ile kesinleşeceği, bu doğrultuda kesinleşmemiş bir idare işlemi bulunduğu ve işlemin icrailik niteliğinin de bulunmaması nedeniyle söz konusu davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinin gerektiği, ayrıca dava konusu edilen taşınmazların tapu kayıtlarına konulan █████/2017 tarihli şerh işleminin bildirim niteliğinde olduğu, bu yönüyle de icrailiğin söz konusu olmadığı, verilen iptal kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.