Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazasında cismani zarar gören davacının sigorta şirketinden talep ettiği kalıcı maluliyet tazminatının reddine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Yolcu konumunda yaralanan davacının sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sebebiyle açtığı cismani zarar tazminatı davasında, ilk derece mahkemesi davacının sürekli iş göremezlik talebini tıbbi raporla kalıcı maluliyet oluşmadığı gerekçesiyle reddetmiş; ancak, 100% kusurlu bulunan sigortalı araç sürücüsünün neden olduğu kaza sonucunda davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının toplam 19.814,82 TL tutarında olduğunu tespit ederek, temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermiş, davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06.06.2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 04.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 05.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.10.2022 tarihinde davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı otobüs sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında otobüste yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine elektronik posta ile 22.11.2022 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davacının geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zarara uğradığını belirterek, belirsiz alacak davası seklinde şimdilik 50,00-TL sürekli iş göremezlik zararı, 50,00-TL geçici iş göremezlik zararı ve 50,00-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 150,00-TL'nin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde temerrüt tarihi olan 08.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 29.04.2024 tarihli dilekçesi ile geçici işgöremezlik zararını 18.304,92-TL, bakıcı gideri tazminatının1.509,90-TL olacak şekilde artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat hesabında esas alınacak gelir, devamlılık gösteren ve kazanılması için efor sarfına gerek olan ücretler olduğunu, davacının düzenli geliri/mesleği olmadığından kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücret esas alınması gerektiği, poliçe başlangıç tarihi 04.12.2021 tarihinden sonra olduğundan 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ek 2'de belirtilen kurallar çerçevesinde hesaplama yapılmasını, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderler teminat dışı olduğunu, SGK tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığı gözetilerek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; ... Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 19.01.2024 tarihli rapora göre dava konusu kaza nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet meydan gelmediği, davacının tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve 1 hafta bakıcı ihtiyacının olacağının belirtildiği, SGK tarafından verilen cevapta davacıya ödeme yapılmadığının bildirildiği, davacı asilin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabul edildiği, bilirkişi raporuna göre davacının olay nedeniyle uğradığı gerçek net maddi zararının TRH-2010 bakiye yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada, toplam 19.814,82-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan zararın poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, davalının 08.12.2022 tarihinden itibaren temerrüte düştüğü, kazaya neden olan aracın ticari olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı, meydana gelen kazada davacıda kalıcı bir maluliyet oluşturacak şekilde araz bulunmadığı bu nedenle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı, adli tıp raporuna göre davacının 3 ay geçici maluliyet süresi ve 1 hafta bakıcı ihtiyacının doğduğu, geçici maluliyet zararının 18.304,92 TL, bakıcı zararının 1.509,90 TL olduğu ve davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı zararını karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği belirtilerek, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminin kabulü ile 18.304,92 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.509,90 TL bakıcı giderinin 08.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın sonucunda ... plakalı otobüste yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, davacının 7 adet kaburgası kırılmış olup ciğerlerinde batma ve kanamalar meydana geldiğini, aynı zamanda köprücük kemiği de kırıldığını, çene kemiğinde kafatasına doğru kırıklar mevcut olup sol kulak memesi koptuğunu, belirlenen maluliyet oranları ve tazminat miktarlarının fahiş derecede hatalı olduğunu, davacının sürekli işgöremezlik oranı ve bakıcı gideri ihtiyacı bulunduğunu, belirlenen geçici işgöremezlik oranı da hatalı belirlendiğini, Ankara üniversitesi tıp fakültesinden alınan maluliyet raporda davacıda sağ üst ekstremite eklem hareket açıklığı kısıtlılığının bulunduğunu, ancak herhangi bir sebep gösterilmeksizin bu kısıtlılığın kaza nedeniyle olmadığı yönünde görüş belirtilerek; sürekli işgöremezlik oranının % 0 olduğu, 3 ay geçici işgöremezlik süresinin bulunduğu, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun bildirildiğini, ancak ilgili raporun eksik ve hatalı düzenlendiğini, dosyadaki tıbbi belgelerde yer alan bu yöndeki delillere, köprücük kemiğinde ve kaburgalarında meydana gelen yaralanmanın sağ üst ekstremite eklem açıklığı kısıtlılığına sebebiyet vermesi olağan olması ve davacının muayenede kazadan önce sadece sol gözünde sıkıntı bulunduğunu beyan etmesine rağmen raporda, hangi bilgi ve belgelere dayanıldığı belirtilmeden değerlendirme yapıldığını, davacının bu kısıtlılıkları nedeniyle zorluklar yaşadığını, geçici işgöremezlik süresinin ve bakıcı gideri süresinin tekrardan tayini gerektiğini, yargılama sonucunda hükmedilen arabuluculuk ücretinin davanın haklılık oranına göre bölünmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan aktüer raporu da hatalı olup bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, maluliyetin belirlendiği yönetmelik, maluliyet oranları, işgöremezlik ve bakıcı ihtiyacı süreleri, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olduğunu, belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve █████████ E. █████████ K. )
Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 19.01.2024 tarihli raporda davacının yapılan fizik muayenesinde mevcut olan sağ üst ekstremite eklem hareket açıklığı kısıtlılığı arazlarının mevcut tıbbi belgeler değerlendirildiğinde 19.10.2022 tarihli kaza ile illiyeti olmadığı kanaatine varılarak maluliyet hesaplanırken değerlendirmeye alınmadığı belirtilmek suretiyle 19.10.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen yaralanmaları dikkate alınarak, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alındığında davacının trafik kazası sonrası bu yönetmelikte belirtilen arazlardan birine neden olmadan iyileştiği görüldüğünden kişinin engellilik oranı % 0 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin üç aya kadar uzayabileceği, bir hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının tespit ediliği, raporun kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum raporunun alınarak, muayene edilerek ve tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği, anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir.
Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile davacı tarafca aksi ispat edilemediğinden geçic iş göremezlik ve geçici bakıcı süreleri dikkate alınarak net asgari ücret üzerinden geçici iş göremezlik, brüt asgari ücret üzerinden de geçici bakıcı gideri tazminatı hesabı yapılarak, yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!