Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinde YIDK kararı iptali talepli marka tescil reddi davasında ilk derece mahkemesinin pasif husumet eksikliği kararına yönelik istinaf başvurusu değerlendiriliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescil talebi reddedilen markasına ilişkin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YIDK) kararının iptali amacıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin, mesnet marka sahibine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalılardan biri hakkındaki davanın husumetten reddine hükmetmesi üzerine davacının istinaf başvurusu ile ilgilidir; davacı vekili istinaf dilekçesinde, kararın hatalı olduğunu, davalının pasif husumet ehliyetine sahip bulunduğunu, markaların benzerlik taşımadığını ve kendi şirketinin gerçek kullanıcı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmekte olup, istinaf mahkemesi, özellikle ön inceleme aşamasında tahkikata gerek kalmadan nihai karar verilip verilemeyeceği gibi usuli meseleler çerçevesinde dosyayı değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ███████ E. - ███████ K.DAVACI : VEKİLİ : Av. ...-DAVALI (KISITLI) : ... -(T.C....)VASİ : ... -(T.C....)VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2026 tarih ve ███████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 12.01.2024 tarih ve ███████████ kayıt numaralı "..." markasının tescil taleplerinin, 179625 tescil numaralı marka ile benzer olduğundan dolayı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(ç) maddesi uyarınca 12.02.2025 tarihli 2013-M-8086 nolu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile kısmen reddedildiğini, verilen kararın hatalı bulunduğunu, 179625 tescil numaralı markasının sahibi olan ... ...Şirketi ile müvekkili şirketin arasında bağlantı bulunduğunu ve müvekkilimin gerçek kullanıcı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın anılan kararının iptalini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, celp edilen kayıtlara göre dava dilekçesinde belirtilen değil, 2025-M-2061 sayılı YİDK kararının dava konusu edilmesi gerektiği, bu açıdan dilekçedeki yazılı yanlışlığın maddi hata kabul edildiği, SMK 5/1-ç maddesine göre verilen YİDK kararlarına yönelik açılacak davalarda, mesnet marka sahiplerine husumet yöneltilemeyeceği, henüz ön inceleme duruşmasının yapılmadığı, asıl davada 2 davalı olduğundan, davaya cevap verildiği için vekalet ücretinin yarısına (yani 27.500,00 TL'nin davalı şahsa düşen kısım olan 13.750,00 TL'na) hükmedildiği gerekçesiyle davalı şahıs açısından açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eldeki dava konusunun uyuşmazlığın davalı ... tarafın hak ve menfaat alanını ilgilendirdiğini, bu nedenle davalının davada pasif husumet ehliyetine sahip olup, davanın doğru hasma yöneltildiğini, marka sahibi ...'un markayı hiçbir şekilde kullanmadığını, tarafların markaları arasında SMK madde 5-1/ç anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece ön inceleme aşamasından sonra, başkaca bir tahkikat yapılmasına gerek olmadığı görülürse, yani mevcut dosya içeriği ile usul ya da esas bakımından bir karar vermek mümkünse, nihai bir kararla dava sona erdirebilir. (HMK. 138, 142. maddeler). Esasen ön inceleme aşamasında karar verilebilen usulü sorunların tahkikata bırakılmaması ve ön inceleme aşamasında karara bağlanması gerekir. Ayrıca maddi hukuka ilişkin olmakla birlikte süreler bakımından da karar verilebilen durumlarda, kural olarak kararın tahkikata başlanmadan verilmesi gerekir. Yine taraflar ön inceleme aşamasında sulh ya da arabuluculuk yoluyla anlaşmışlarsa da yine tahkikat yapılamayacaktır. Kanunda açıkça belirtilen bu durumlar dışında da tahkikata ihtiyaç duyulmuyorsa hakim bunu belirterek de karar verebilmelidir. Ancak her halükarda duruşma yapmak ve sözlü yargılama yoluyla tarafları dinleyerek karar vermek zorundadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Usulü sorunlar hakkında karar verirken bu karar ön incelemede verilebilen karar niteliğindedir. Ancak esas hakkında karar verilecekse bunun ön inceleme aşaması içinde verilmesi mümkün değildir. Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlanmalı, uyuşmazlık noktaları tespit edilmeli, taraflar sulh olmuyorsa hakim işin esasına girip karar vermelidir. Dolayısıyla bu durumlarda ön inceleme duruşması yapılmalı, ayrıca sözlü yargılama ve hüküm aşaması da gerçekleştirilmelidir. Yani mahkeme ön inceleme duruşmasının tamamlandığını bildirip, bu konuda gerekli işlemleri yaptıktan sonra, tahkikata gerek olmadığını belirterek, tarafların bu konuda beyanlarını almak suretiyle yargılama kesitlerini aynı oturumda arka arkaya gerçekleştirebilir. Ancak ihtiyaç olmadığından, tahkikat yapılmayacaktır. Çünkü isminden de anlaşıldığı üzere tahkikat, incelenmesi gereken bir husus varsa yapılır, incelenecek bir husus olmayıp yargılama ön inceleme sonucu yeterince aydınlanmışsa, tahkikata gerek kalmayacaktır. Ön inceleme duruşması yapılmadan bir dava yürütülemez, ancak ihtiyaç yoksa tahkikat yapılmayabilir. Tek dikkat edilmesi gereken, bu kesitler aynı duruşmada yapılırsa mutlaka her birinin gereklerinin yerine getirilmesidir (Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuk, 15.Bası, Cilt:2, s:1335, 1336). Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, 09.02.2026 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı yönünden davanın asıl davadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş, yeni esasa kaydedilen işbu davanın ise husumet yokluğu nedeniyle tensiben reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenen taraf ve dava ehliyeti, medeni hukuktaki hak ve fiil ehliyetinin medeni usul hukukundaki karşılığı olup, somut olayda davacı ve davalı tarafların dava ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu açıktır. Pasif husumet ise dava konusu edilen hak ile ilgili bulunduğundan, HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartı olarak kabulü mümkün olmayıp, işin esasına ilişkindir. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, yukarıdaki bentte açıklanan istisnai bir durum söz konusu olmadığından, tahkikat duruşmasının da yapılması, tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılamaya geçilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Mahkemece ise HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan yazılı şekilde karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm duruşmaları yapılıp, her birinin gerekleri yerine getirilmeden, ön inceleme duruşmasında davanın tefrik edilmesinden sonra, yeni esasa kaydedilen davanın tensiben reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, istinaf kararının nedenine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen █████/2026 gün ve ███████ E. - ███████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan... Üye... Üye... Katip...