Danıştay İkinci Daire tarafından, polis memurunun el konulan parayı 15 aydan fazla gecikmeyle teslim etmesi sebebiyle irtikap suçlamasıyla meslekten çıkarılmasına ilişkin, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri arasındaki hukuki uyuşmazlığın incelendiği temyiz kararı.
Özet: Bir polis memurunun, el koyduğu 6300 TLyi 15 aydan uzun süre adli mercilere teslim etmeyerek uhdesinde tutması sonucu "irtikap" suçlamasıyla meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezası, Bölge İdare Mahkemesi tarafından, hakkında adli "irtikap" soruşturması veya kovuşturması bulunmaması ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir; ancak mahkeme, memurun tespit edilen kusurlu fiillerinin idarece farklı bir disiplin işlemi için yeniden değerlendirilebileceğine işaret etmiştir.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, irtikap suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesine istinaden meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin .. günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma dosyasında yer alan mevcut bilgi ve belgeler ile alınan ifadeler bağlamında, el konulan 6.300 TL'yi evrak mukabili adli merciine veya şube kasasına teslim etmesi gerektiği halde, şüphelinin avukatının müracaatına kadar teslim etmeyen, kamu görevlisi sorumluluğu ile bağdaşmayacak şekilde paranın elden ele dolaşmasına fırsat veren, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullandığı sübuta eren davacının, disiplin yönünden kusurlu olduğu, irtikap suçunun "yetkisini ve nüfuzunu kötüye kullanma" fiili ile bağdaştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacının el konulan paranın uzun bir müddet adli birimlere intikal ettirilmemesinden sorumlu bulunduğunun kuşkusuz olduğu, paranın adli birimlere intikalini ancak avukatın başvurusu üzerine yerine getirdiği, avukatın başvurusuna kadar geçen süreçte hareketsiz kaldığı gibi, paranın adli birimlere intikali aşamasına kadar geçen bu sürecin bir kısmında paranın kendi uhdesinde kaldığı hususları sabit olmakla birlikte dava konusu işlem "irtikap" fiilini işlediği bahsiyle ve Tüzüğün 8/6. maddesine göre tesis edilmiş olup, dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminin bu kapsamda yapılması gerektiği, dosyadaki bilgi-belgelerden davacı hakkında olay kapsamında irtikap fiili ile ilgili olarak açılmış adli bir soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmadığı anlaşıldığından, bu suçun unsurlarının oluşmadığı kanaatine ulaşıldığı, dolayısıyla davacıya Tüzüğün 8/6. maddesi kapsamında "irtikap fiili" sebebiyle ceza verilmesine ilişkin olan iş bu dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davacının sabit olan fiillerinin idarece yeniden değerlendirilerek işlem tesis edilebileceğinin de tabii olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının disiplin cezasına konu davranışıyla irtikap suçunu işlediğinin sübut bulduğu, meslekten çıkarma cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Dava dosyasının ve Uyap kayıtlarının incelenmesinden;
- Davacı ve polis memuru R.D.nin görevli olduğu █████/2014 tarihinde, şüpheli M.E.K. isimli şahsın üzerinde bulunan 6.300,00 TL paranın geçici olarak zaptedildiği, şüpheli şahsın avukatının █████/2016 tarihinde el konulan paranın savcılık adli emanetinde olmadığını bildirerek, paranın kendisine teslim edilmesini talep etmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, el konulan 6.300,00 TL'nin işlemi yapan polis memurlarınca adli emanete veya şube kasasına teslim edilmemiş olduğunun tespit edildiği, davacının █████/2016 günü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliğine gelerek 6.300,00 TL parayı teslim ettiği, söz konusu paranın gecikmeli olarak teslim edilmesinden dolayı hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde davacının kamu görevlisinin sorumluluğu ile bağdaşmayacak şekilde davranarak, paranın elde ele dolaşmasına da fırsat vererek, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayarak irtikap suçunu işlediğinden bahisle, davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine karar verildiği,
- Disiplin cezası verilmesine ilişkin fiiller nedeniyle davacı hakkında kamu davası açılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının █████/2014 tarihinde el koyma işlemi yaptığı 6.300,00 TL.yi, hak sahibi şüpheli şahsın avukatının başvurmasından sonra, █████/2016 günü şube kasasına teslim ettiği, paranın 15 aydan fazla süreyle haksız olarak uhdesinde kaldığı hususu sabittir. Anlaşılacağı üzere davacı, görevli olması nedeniyle el koyma işlemi yaptığı parayı, teslim etmesi gereken merciilere teslim etmemiş, kendisine ait olmayan parayı 15 aydan fazla süre elde tutarak, kendisi veya başkalarına yarar sağlamıştır.
Davacı aleyhine ceza davası açılmamış olması, disiplin cezası verilmesini engellemeyeceği cihetle, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayarak irtikap suçunu işlediğinden bahisle davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, irtikap suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin disiplin kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, █████/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı; █████/2020 günlü, E:█████████, K:████████ sayılı ve █████/2021 günlü, E:█████████, K:████████ sayılı kararları da bu yöndedir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!