Danıştay 4. Daire, geminin kirli balast suyu deşarjı nedeniyle verilen idari para cezasında vatandaş video kaydının delil niteliğini değerlendiriyor.
Özet: Davacılar, Karadeniz Ereğli Limanında gemilerinden kirli balast suyu deşarjı iddiasıyla kesilen 1.406.706,48 TL tutarındaki idari para cezasının iptali ve ödenen bedelin iadesini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, denetim ekiplerince olay yerinde fiili tespit yapılamaması ve yönetmelik gereği numune alınmaması nedeniyle, cezanın yalnızca ihbarcının çektiği video görüntüsüne dayanmasını hukuka aykırı bulmuş ve iptaline karar vermiştir; buna karşılık bölge idare mahkemesi ise, söz konusu video görüntüsünün deniz yüzeyinde renk değişikliği oluşturan deşarjı açıkça gösterdiğini ve bunun kirli balast niteliğinde olduğunu ifade ederek, ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesine yönelik kararını sorgulamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... Adına Gemi Kaptanı ...VEKİLLERİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, "..." adlı geminin, Karadeniz Ereğli Limanı demir sahasında kirli balast suyu deşarj edilmek suretiyle deniz kirliliğine sebebiyet verildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin 3 nolu alt bendi ve 2. fıkrası uyarınca 1.406.706,48 TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... cilt, ... sayfa numaralı Sahil Güvenlik Komutanlığı idari yaptırım kararının iptali ile ödenen 1.055.029,86 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bakılan uyuşmazlıkta; █████/2022 tarihinde bir vatandaştan ticari bir geminin deniz kirliliği yaptığı yönünde gelen ihbar üzerine, ... Komutanlığı Kontrol Tim Personeli ekiplerince Karadeniz Ereğli Limanı Demir Sahasında gemi etrafı ve gemi üzerinde yapılan denetim neticesinde tanzim edilen olay tespit tutanağında; ".. Geminin çevresi göz/dürbün marifeti ile kontrol edilmiş, su yüzeyinde herhangi bir petrol türevi madde yansıması tespit edilememiş olup, geminin bordasından ve karinasından herhangi bir sıvı çıkışı olmadığı görülmüştür. Devam eden çevre kontrollerinde geminin kıç aynalığı/yeke kısmına yakın ışık yansıması ve deniz çırpıntısı sebebiyle ayırt edilemeyen karartı görülmüş ve aynı bölgede çok az miktarda, dağınık köpüklenme görülmüştür. (...) Bölgede petrol türevi gibi su yüzeyinde kirliliği ayırt edilebilen herhangi bir kirlilik olmaması sebebiyle S.G. Batı Karadeniz Grup Harekat Merkezi ile koordine kurulmuş, ihbarcı şahsın olay anında görüntü kaydı aldığı bilgisine ulaşılmıştır. S.G. Batı Karadeniz Grup Harekat Merkezi görüntü kayıtlarını Whatsapp uygulaması üzerinden kontrol tim personeline ulaştırmış, görüntü kayıtlarının komutanlığımız personeli tarafından incelenmesi üzerine; geminin iskele (sol) kıç omuzluğunun en uç noktasında, su kesiminin üstünde, sıvı çıkış deliğinden kahverengi renkte bir sıvının denize deşarj/tahliyesi olduğu ve sıvının deniz yüzeyinde de aynı renkte dağılım sağladığı görüntü kaydında ve fotoğrafta görülmüştür. (...) İhbarcının rızası ile saat: 12.20'de telefonunda bulunan görüntü kayıtları telefondan incelenerek orjinal boyut/kalite hali ile alınmış; söz konusu görüntü kayıtlarının 29 Aralık 2022 tarih ve saat:10:25'e ait olduğu tespit edilmiştir." hususlarına yer verildiği, gemiden veya gemi etrafında deniz yüzeyinden herhangi bir numune alınmadığı görülmüştür.Bu durumda; yukarıda yer verilen Çevre Denetimi Yönetmeliğinin 26. maddesi hükmü gereğince, deniz kirliliği denetim ekipleri tarafından, kirlenen mahallin, kirletici türünün ve kirleten geminin fotoğraf, video, hava fotoğrafı, IR/UV tarayıcı veya diğer teknik cihazların biri veya birkaçı ile fiilen tespiti yapılması gerektiği, bu halde numune alınmasına gerek bulunmadığı, ancak bu şekilde fiilen tespitin mümkün olmaması halinde kirlenen mahalden, kirlenen mahale en yakın kirlenmemiş mahalden ve/veya kirliliğe sebep olma ihtimali olan gemiden numune alınması gerektiği açık olup; olayda denetim ekibi tarafından "kirlenen" mahallin ve "kirletici" türünün fotoğraf/video vb. ile fiilen tespitinin yapılamadığı, bu sebeple aynı yönetmelik hükmü uyarınca numune alınması gerekirken numune alınmadığı görülmekle, bu haliyle tek başına ihbar eden şahsın çekmiş olduğu videodan, gemiden kirli balast tahliyesi yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Diğer taraftan; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ortaya konulduğundan, davacının bu işlem nedeniyle ödediği 1.055.029,86 TL'nin ödeme tarihi olan 02.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi gerekmektedir.Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, dava dosyası ekinde bulunan, deniz kirliliğine sebebiyet verildiği iddia edilen fiilin işlendiğine dair video görüntüsünün incelenmesinden, söz konusu gemiden, denize su üstünde renk değişikliği oluşturan balast suyu deşarjının yapıldığı açıkça görülmekte olup, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde öngörüldüğü üzere anılan deşarjın kirli balast niteliğinde olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.İdare Mahkemesince, ihbar niteliğindeki söz konusu videonun, tek başına, gemiden kirli balast tahliyesi yapıldığının ispatı olamayacağından bahisle dava konusu işlem kusurlandırılmış ise de, yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri uyarınca, kirleten geminin video ile fiilen tespit edilmesi durumunda, tespit tutanağı düzenlenerek, olayın kendine özgü mahiyeti gibi fiili imkânsızlıklar nedeniyle numuneye gerek bulunmaksızın, idari para cezası düzenlenmesi mümkün olduğundan, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurularının kabul edilerek, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Çevre Denetim Yönetmeliğine uygun bir şekilde fiilin tespit edilmediği, nitekim para cezasının ihbar eden kişinin çektiği fotoğrafa istinaden verildiği, davalı idarece kirlilik olup olmadığı veya gemiden kaynaklı olup olmadığına yönelik bir araştırma yapılmadığı, nitekim denizden alınan balast suyunun deşarjının tek başına kirlilik oluşturmayacağı, savunmanın aksine, akıntının numune alınmasına engel bir durum oluşturmadığı, soruşturma dosyası kapsamında alınan numunelerin analizinden balast suyunun kirlilik ihtiva etmediğinin ortaya konulduğu, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dava konusu işlemin iptalini ve temyize konu kararın bozulmasını gerektiren bir husus ihtiva etmediğinden, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 2872 sayılı Kanun'un 24. maddesinde yer alan ek fıkranın düzenleniş amacına bakıldığında, para cezasına ilişkin idari yaptırım kararının çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünce veya Bakanlıkça verilmesi durumunda husumetin yöneltilmesi ile ilgili uygulamadaki farklılıkların giderilmesine yönelik olduğu sonucuna varıldığından, aynı Kanun'un 12. maddesinde yetki devri yapılan Sahil Güvenlik Komutanlığınca dava konusu işlemin tesis edildiği dikkate alındığında, husumetin Sahil Güvenlik Komutanlığına yönetilmesi gerekirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı husumeti ile verilen kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmadığından, temyize konusu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.