Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar tazminatı davasında sigorta şirketinin istinaf başvurusuna ilişkin karar.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının, davalı sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri gibi kalemleri içeren maddi tazminat talebini konu alan davanın istinaf incelemesidir. Davacı, kaza nedeniyle kalıcı sakatlık yaşadığını ve mağduriyetini sigorta şirketine başvurusuna rağmen gideremediğini belirtirken, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek davacıya poliçe limiti dahilinde önemli miktarda tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Davalı sigorta şirketi ise kusur tespiti, maluliyet oranı, belirli tazminat kalemlerinden sorumlu olmadığı, faiz başlangıç tarihi ve hesaplama yöntemleri gibi gerekçelerle kararı istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesi, davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu ve hukuk hakiminin ceza hukuku sorumluluk hükümleri ve ceza mahkemesi kararlarıyla bağlı olmadığını belirterek incelemesini sürdürmüştür.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:█████/2023
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026
Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle █████/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ... Mahallesi ... Caddesi ... Sitesi Numara ... adresinde geriye doğru park ederken müvekkiline çarptığını, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını araç sürücüsünün ise olay yerinden tutanak tutulmadan kaçtığını, olay sebebiyle savcılık tarafından soruşturma başlatıldığını, bilahare kamu davası açıldığını, araç sürücüsünün ceza aldığını, kaza sebebiyle olay günü olay yerine ambulans geldiğini, müvekkilinin kalça kırığı sebebiyle ilk tedavisinin Denizli Servergazi Devlet Hastanesinde yapıldığını, ... tarihinde ... Hastanesinde ameliyat olduğunu ve tedavilerin başladığını, müvekkilinin femur boyun kırığı kalça kırığı sebebiyle klozet yükseltici, seyyar tuvalet, yürüteç, koltuk değneği alımı gibi masraflar da yaptığını, kazadan dolayı müvekkilinin 2 ay boyunca tam yatalak halde kaldığını, bu zaman sürecinde müvekkiline kardeşinin yatılı olarak baktığını, kazadan dolayı müvekkiline protez takıldığını, kalıcı olarak sakat kaldığını, davacının halen ayakta uzun süre ayakta duramadığını, yemeğini yapamadığını yardımlı olarak yaşamak zorunda kaldığını, müvekkilinin zararlarının ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak yasal süresi içerisinde davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gider tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 650,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL tazminat alacaklarının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle müvekkili şirketin belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı talepleri sağlık hizmet bedeli olduğunu müvekkili şirket tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, kazaya karışan araçların özel otomobil olduğundan müvekkili şirketin avans faizi ödemekle yükümlü olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince özetle davanın kabulü ile 29.772,74 TL geçici işgöremezlik, 391.743,76 TL kalıcı işgöremezlik, 8.383,50 TL bakıcı gideri ile 100,00 TL tedavi giderine ilişkin tazminatların davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından özetle kusur durumunun eksik incelendiği, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, maluliyet oranını kabul etmedikleri, Denizli ilindeki sağlık kuruluşu yerinde Aydın ilindeki sağlık kuruluşundan maluliyet raporu alındığı, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları, fiilen bakıcı gideri yapıldığına ilişkin belge sunulmadığı, SGK tarafından yapılan bir ödeme varsa mahsup edilmesi gerektiği, tazminatın % 1,8 teknik faiz ile hesaplanmadığı, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK Md. 74).
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK Md. 266/1).
Somut olayda dava konusu olay nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Kusur durumunun tespiti için soruşturma dosyasına iki adet bilirkişi raporu düzenlenip sunulmuştur. Bu raporlardan birine göre dava dışı sürücü tam kusurlu, diğerine göre tali kusurludur. Ceza mahkemesince ATK'den kusur durumu için yeniden rapor alınmış olup alınan raporda dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı bu rapora dayalı olarak dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş ancak davalı süresinde sunduğu cevap dilekçesi kusur durumu ve oranına itiraz ederek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararı hukuk hâkimini bağlamayacağı ve davalının kusur durumu ve oranına itiraz ettiği gözetilerek kusur durumu ve oranı için İTÜ veya KGM heyetinden bilirkişi kurul raporu alınması gerekirken ceza dosyasındaki kusur raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde ortadan kaldırma kararından sonra kusur durumu ve oranına ilişkin rapor alınıp davalının kazanılmış haklarına riayet edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu itibarla istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca esas incelenmeden kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile
1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca esas incelenmeden kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
2- Başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine,
HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle █████/2026 tarihinde karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!