Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, YIDK kararının iptali ve marka tescilinin hükümsüzlüğü talepli, benzer markalar arası iltibas değerlendirmesi içeren bir fikri haklar uyuşmazlığı.
Özet: Bu dava, davacının "..." ibareli markasının tanınmış olduğunu ve davalının "..." ibareli markasının iltibas yarattığını ileri sürerek YIDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği bir fikri mülkiyet uyuşmazlığı olup, ilk derece mahkemesi, taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğuna hükmetmiş, ancak bu benzerliği davacı markasının belirli emtialardaki ispatlanmış kullanımına ve davalı markasının sadece belirli hizmetlerine indirgeyerek YIDK kararının kısmen hukuka uygun olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının ise ispatlanamadığını belirtmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ E. - ███████ K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen █████/2024 tarih ve ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "" ibaresini içeren çeşitli markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde ███████████ sayılı ve "..." ibareli markanın adına tescilini talep ettiğini, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK'nın 2022-M-18151 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanına ve alan adına dayalı üstün hakkının bulunduğunu, müvekkilinin yıllardır “...” markasını kullandığını, 35. sınıftaki bazı hizmetler ile 24. sınıfın tamamının başvuru markasından çıkartıldığı halde, müvekkiline ait ██████████ ve ██████████ sayılı markalara ilişkin sunulan kullanım kanıtlarının yeterli bulunmadığı için itirazlarının kısmen reddedildiğini ve bu kararın hatalı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin tüm mal ve hizmetlerde bulunduğunu, davalı başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-18151 sayılı YİDK kararının iptaline, ███████████ numaralı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını ve tanınmış marka olarak kabulü halinde dahi markalar arasında sınıfsal bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararı açısından davalının SMK m. 19/2 uyarınca kullanmama def’i ileri sürdüğü, ancak hükümsüzlük talepli dava dosyası açısından aynı savunmaya dayanmadığı, dolaysıyla davacının dayanak markalarının tamamının hükümsüzlük talebi açısından dikkate alınmasının gerekeceği, YİDK kararı açısından ise sunulan delillerin niceliği ve niteliği gözetildiğinde, davacı yanın "..." markasının yalnızca “iplik, kumaş ve torba” emtialarında kullanımını ispatladığı hususundaki kurum kararının hukuka uygun olduğu, ancak davacının dayanak markalarının da tamamının münhasır ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu görüldüğünden, tescili kapsamında “iplik, kumaş ve torba” türevi malları ihtiva eden tüm davacı markaları yönünden kullanımın varlığının kabulünün gerektiği, her ne kadar davacı markası kapsamında 35. sınıf hizmetler doğrudan yer almamakta ise de YİDK kararı açısından davacı markalarındaki kullanımı ispatlanan “torba” ürünlerinin ve yine hükümsüzlük talebi açısından bir kısım malların, genel olarak “Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri” malları ile benzer görülmesi mümkün olduğundan, bu malların satışına yönelik hizmetler bakımından da taraf markaları arasında benzerlik bulunabileceğinin kabulünün gerekeceği, taraf markaları "...-..." ayırt edici ve hakim sözcük unsurlarını ihtiva etmekte olup, “u-ü” harfinin yazımından kaynaklı ortaya çıkan farklılığın bütünsel algıyı değiştirmeye yeterli olmadığı, markaların gerek görsel gerekse de işitsel olarak yüksek düzeyli bir benzerlik ilişkisi içerisinde olduğu, nitekim taraf markaları arasındaki benzerlik halinin Kurum nezdinde de kabul edildiği, Kurum tarafından markaların benzerliğine yönelik yapılan değerlendirmeye ise davalı başvuru sahibinin itiraz etmediği, dava konusu marka başvurusu kapsamında YİDK kararı sonrası kalan emtialardan yalnızca 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri açısından markalar arasında bir benzerlik bulunduğu, davacının markalarının tanınırlığı hususunda yeterli delilin ne işlem ne dava dosyasına sunulmadığı, SMK m. 6/5 koşullarının somut olayda meydana gelme riskinin bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı yanın ticaret unvanını, tescilli markalarından bağımsız bir şekilde markasal etki yaratacak nitelikte kullandığı yönünde bir kanaate varılamayacağı, davacının fiili kullanımlarını gösterir delillere konu emtiaların ötesinde, davacı yanın daha üstün bir korumadan yararlanması gerektiğini gösterir delilleri sunmadığı, taraf markaların zaten SMK m. 6/1 uyarınca karıştırılabilecek düzeyde benzer görüldükleri, dolayısıyla davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının kabulü halinde dahi bu üstün hakkın davacı lehine ek bir koruma sağlamayacağı, başvurunun kötü niyetli olduğu iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-18151 sayılı kararının 35. sınıf, "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetleri yönünden iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının müvekkili şirket markalarını hedef alarak, birebir benzerlerin tescilini talep ettiğini ve bunun için 4 ayrı marka başvurusunda bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasına saldırı niteliğindeki markalara karşı açtığı dava dosyalarının, hem bilirkişi tarafından hem de mahkeme tarafından incelenmediğini, birleştirme taleplerinin yerel mahkeme tarafından kanuna aykırı bir şekilde kabul edilmediğini, başvuru markasının müvekkilinin markasının birebir aynısı olan "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." ibaresini oluşturan her bir harfin arasında "-" olmasının aynılığı ortadan kaldırmadığını, müvekkiline ait gerekçe gösterdiği markaların seri marka olma özelliğini taşıdığını, her iki markayı farklı zamanda görecek olan tüketicilerin, taraf markalarını aynı işletme tarafından oluşturuldukları zannına kapılacaklarını, başvuru markasının tescili talep edilen tüm mal ve hizmetlerine ilişkin olarak reddinin gerektiğini, başvuru kapsamındaki 35.05 alt sınıfta müvekkili şirket markasının tescilli olduğu malların sayıldığını, başvuru markasının tescil edilmesi halinde karşı tarafın "..." ibareli bir mağaza açarak burada müvekkili şirket markalarının ürünlerinin de satışını yapabileceğini, bu durumda da taraf markaları arasında iltibas oluşma ihtimalinin artacağını, müvekkili şirketin alanında tanınmış bir şirket olduğunu, ürünlerinin de tüketici tarafından bilindiğini, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının ve "www.gulsanholding.com.tr" internet adresinin de esas unsuru olduğundan, ilgili maddelere göre müvekkilinin başvuruya itiraz hakkının bulunduğunu, itiraza konu marka sahibinin müvekkiline ait markaya birebir benzer "..." esas unsurunu kullanmasının ve hatta bu ibareyi marka olarak tescil ettirmek amacıyla başvuruda bulunmasının "kötü niyetli" olarak hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili Kurumca dava konusu marka ile davacıya ait itiraz gerekçesi markaların benzer bulunması nedeniyle itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer nitelikteki mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığını, dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili Kurum tarafından kısmi ret sonrası başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile kullanımı ispat edilen mallar ve ███████████ sayılı marka kapsamında bulunan malların aynı/aynı tür veya benzer olmadıkları yönünde tespit yapılmış iken, Mahkemece yukarıda belirtilen hizmetler açısından benzerlik düzeyinin yüksek olmadığı belirtilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırılık arz ettiğini, bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu markalar arasında, kalan hizmetler bakımından SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının ibareler yönünden benzer bulunduğu, YİDK kararı açısından davalının SMK m. 19/2 uyarınca kullanmama def’i ileri sürdüğü, ancak hükümsüzlük talepli dava dosyası açısından aynı savunmaya dayanmadığı, dolaysıyla davacının dayanak markalarının tamamının hükümsüzlük talebi açısından dikkate alınmasının gerekeceği, YİDK kararı açısından ise sunulan delillerin niceliği ve niteliği gözetildiğinde, davacı yanın "..." markasının yalnızca “iplik, kumaş ve torba” emtialarında kullanımını ispatladığı hususundaki kurum kararının hukuka uygun olduğu, ancak her ne kadar davacı markasının kapsamında 35. sınıf hizmetler doğrudan yer almamakta ise de YİDK kararı açısından davacı markalarındaki kullanımı ispatlanan “torba” ürünlerinin ve yine hükümsüzlük talebi açısından bir kısım malların, genel olarak “Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri” malları ile benzer görülmesi mümkün olduğundan, bu malların satışına yönelik hizmetler bakımından da taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunun kabulünün gerekeceği, dolayısıyla mahkemece anılan emtealar yönünden yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı ve davalı ...'ndan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL bakiye harcın davacı ve davalı Kurum'dan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı Kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!