Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali davasında, süresinde yapılmayan temyiz istemini reddedip, diğer sanıklar için zamanaşımı nedeniyle bozma ve düşme kararı verdi.
Özet: Bu hukuki belgede, bir sanığın hükmü yasal süresi dışında temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebi reddedilmiş; diğer iki sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aldıkları mahkumiyet kararları ise, sanıkların sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar geçen sürede suçun sekiz yıllık zamanaşımına uğraması sebebiyle bozulmuş ve bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiş, aynı sanıkların hırsızlık suçundan temyiz başvurularının incelenmesine ise, geçmişteki geniş çaplı oto ve fındık hırsızlığı soruşturmaları kapsamında elde edilen deliller ışığında devam edildiği belirtilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, zamanaşımı nedeniyle düşme, bozma
I. Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde
Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık ...'ın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Sanığın 02.07.2025 tarihinde usûlüne uygun olarak kendisine tebliğ edilen hükmü, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca belirlenen iki haftalık yasal süreden sonra 29.07.2025 tarihinde temyiz etmesi karşısında, süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların suç tarihinde 03.30 - 06.00 saatleri arasında tespit edilemeyen zamanda, katılanın ikâmetinin bahçesinde bulunan 20 adet fındık çuvalını çaldıklarının iddia edildiği olayda, sanıkların eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının sanıkların sorgusunun yapıldığı 13.05.2016 tarihinden mahkûmiyet kararlarının verildiği inceleme konusu olan 10.06.2025 tarihi arasında dolduğu dikkate alınarak, anılan suçtan açılan kamu davalarının düşürülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanıkların mahkûmiyetlerine kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca Sakarya il ve ilçeleri ile Düzce il ve ilçelerinde oto hırsızlığı, otodan plaka hırsızlığı ve fındık hasat zamanının başlaması sonrası fındık hırsızlıkları esas alınarak değişik zamanlarda yaklaşık 17 tane eylem gerçekleştirdikleri iddiası üzerine soruşturmaya başlanıldığı, bu kapsamda bir kısım şüphelilerin telefonlarının dinlenmesi kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden alınan kararlar uyarınca iletişim tespiti dinlenmesi kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirinin uygulanmaya başlandığı, örgüt suçundan yürütülen soruşturmada sanıkların yargılamaya konu Karasu ilçesinde işlenen katılana yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle evrakların yetkisizlik kararı verilerek Karacasu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, yetkisizlik kararı ile gelen dosyada dosya kapsamındaki bazı sanıkların suç tarihinde suçun işlendiği yerde olduklarının, bazı sanıkların ise Karasu ilçesine yakın yerde olduklarının, bazı sanıkların ise, cep telefonlarının suç saatinde kapatılıp daha sonra açıldığına ilişkin inceleme raporu düzenlendiği, buna karşılık sanıkların suç tarihinde kullanmış oldukları cep telefonlarına ilişkin HTS kayıtlarının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların suç tarihi, öncesi ve sonrasına ilişkin cep telefonu HTS kayıtlarının örgüt dosyasının yürütüldüğü dosyadan veya bu mümkün olmadığı takdirde BTK'den istenerek sonucuna göre sanıklar hakkında kurulması gerekirken eksik kovuşturma sonucu ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!