İş güvenliği ve iş yeri hekimliği hizmet sözleşmesinden doğan ödenmeyen fatura alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır. Davacı şirket, davalıya iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimliği hizmetleri sunduğunu, bu hizmetlere ait 15 adet faturanın kısmen veya hiç ödenmemesi üzerine 18.900,00 TLlik alacak için icra takibi başlattığını belirtmektedir. Davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesiyle takibin durduğunu iddia eden davacı, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkeme, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı, edimlerin yerine getirilip getirilmediği, faturaların ödenip ödenmediği ve ticari defter kayıtlarındaki durumu üzerine kurulu olduğunu ifade etmektedir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████......................................................DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimliği hizmeti yürütüldüğünü, müvekkili şirket tarafından sunulan faturalarda da görüleceği üzere verilen hizmete ilişkin faturaların düzenlendiğini ve ticari defterler ile kayıt altına alındığını, müvekkili şirketin davalı şirkete iş güvenliği uzmanlığı ve iş yeri hekimliği hizmetini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline kısmi ödemeler yapıldığı, ancak ekte sunulan fatura bedellerinin tamamına ilişkin bir ödeme yapılmadığını, davalının borcunu ısrarla ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını ve akabinde ... 24. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı icra takip dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını, icra takip dosyasına davalı şirketin yasal itiraz süresi içerisinde kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğu dilekçe ekinde sunulan faturalar ile sabit olmakla birlikte ayrıca bu hususla alakalı tanıklarının da mevcut olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimi tam ve eksiksiz bir şekilde ifa etmesine rağmen, davalı şirketin üzerine düşen edimi ifa etmekten ısrarla ve kötü niyetli olarak kaçındığını beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüyle birlikte davalı şirketin ... 24.İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı icra takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gider ve harçlarıyla birlikte vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER:... 24. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas (3. Genel İcra ███████████) sayılı takip dosyası, tarafların BA-BS kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE:Davanın, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimliği hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle ... 24. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. (3. Genel İcra Dairesi ███████████ E.) sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği, buna ilişkin olarak Kasım, Aralık - 2021 ve 1-11-2022 dönemlerine ait toplam 15 adet fatura bedelinin ödenmediği, söz konusu fatura bedellerinin tahsili için davaya konu icra dosyası ile takip başlatıldığının dava edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; arada davacı tarafın iddia ettiği şekilde sözleşme bulunup bulunmadığı, varsa buna ilişkin olarak tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, fatura konusu hizmetin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, fatura bedellerinin davalı tarafça ödenip ödenmediği, buna ilişkin tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıt bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu ... 24. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. Sayılı dosyası (... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████) incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine "tebliğ edilmiş olan ve ödenmemiş olan fatura bedellerine ilişkin alacak" dayanak gösterilerek toplam 18.900,00 TL asıl alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, alacaklı tarafından cari hesap ilişkisi kapsamında █████/2018 tarihli sözleşme uyarınca düzenlenen ve ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacağın ödenmediğinin ileri sürüldüğü, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 7 günlük yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67.madde hükümlerine göre 1 yıllık hak düşürücü sürede iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davaya ve takibe konu faturalar incelendiğinde; davacı tarafından davalıya "İş Güvenliği Uzmanı Hizmet Geliri ve İşyeri Hekimlik Hizmet Geliri" satışlarının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ve davaya konu edilen Kasım, Aralık 2021 ve 1-11-2022 dönemlerine ait toplam 15 adet faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği , delil vasfı taşıyıp taşımadığı, söz konusu faturalara istinaden davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığı ve diğer hususlar bakımından rapor alınması Samsun Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına karar verilmiş, bilirkişi ..........k tarafından düzenlenen ve dosyamız arasına kazandırılan █████/2024 tarihli raporda özetle ; " ... Tarafıma tevdi edilen dava dosyasının muhteviyatı belge ve bilgiler ile davacıya ait yasal defter kayıtlarının yerinde incelenmeleri sonucunda vardığımız netice ve kanaatlerimiz şöyledir. 1 - Defterlerin TTK. Nın belirlediği usul ve esaslara uygun olarak tutuldukları, delil olma yeterliliğine sahip oldukları anlaşılmıştır. 2- Davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 18.900,00 TL ( Onsekizbindokuzyüz) alacaklı olduğu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Netice ve Kanaatine Varılmıştır. " şeklinde kanaatlerinin ve raporun düzenlendiği anlaşılmaktadır. Daha sonra dosya mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan kurula tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin işbu uyuşmazlığa ilişkin kısımları üzerinde ve dosya kapsamında yer alan tüm delillerde değerlendirme yapılarak, davaya konu icra takibi dolayısıyla davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle: " ... Davalı tarafından ticari defterler için irtibat kurulacak kişinin isim ve iletişim bilgilerinin dava dosyasına sunulmadığı ve rapor düzenleme tarihinde kadar tarafımızla irtibat kurulmadığından davalı taraf defterlerinin incelenemediği, Taraflar arasında 05.02.2018 tarihli “İş Güvenliği Uzmanlığı ve İşyeri hekimliği Sözleşmesinin” imzalandığı, söz konusu sözleşme fotokopisinin dava dosyasında mevcut olduğu, Davacı tarafından davalı adına ███████-12 ve 2012 yılında 13 belge karşılığı 15.450,00 TL fatura düzenlendiği, davaya konu faturaların davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu. Sayın Mahkemece davacı şirket yasal defterlerinde talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında 2011 yılı öncesinden gelen bir ticari ilişki olduğu, 01.01.2011 yılına devreden davalı borcunun 8.000,00 TL olduğu, davacı tarafından davalı adına 2011 yılında 13 fatura karşılığı toplam 13.800,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından davacıya 16.050,00 TL ödeme yapıldığı, 2012 yılına 5.750,00 TL borç devrettiği, 2012 yılında davacı tarafından davalı adına 11 adet fatura karşılığı 13.150,00 TL tutarlı fatura i, 2012 yılına devreden 5.750,00 TL borç ile birlikte davacının davalıdan (5.750,004-13.150,00) — 18.900,00 TL alacaklı olduğunun davacı yasal defterlerine göre tespit edildiği şeklinde sonuç ve kanaate varıldığı " şeklinde rapor düzenlendiği görülmektedir. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı taraf davaya cevap vermediği gibi davayı takip de etmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır". Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalıya karşı edimlerini yerine getirip getirmediği, davaya konu 15 adet faturadan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde diğer tarafın ticari defter ve belgelerine üstünlük tanınacağı hususu ihtar edilmiştir. Davacı tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiş, çıkarılan isticvap davetiyesine karşı duruşmaya da katılım sağlamamıştır. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının davalı ile 2011 yılı öncesinden gelen ticari ilişkisi bulunduğu, davacının düzenlemiş olduğu takibe ve davaya konu faturaları defterine kaydettiği, davalı tarafça yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacının davalıdan 18.900,00.- TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden ve davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edemediğinden, davacının ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu ve celbedilen vergi kayıtları incelendiğinde de davaya konu faturaların bedelinin aylık 5.000,00.- TL sınırının altında kalması nedeniyle taraflarca verilen beyannamelerde beyana dahil edilmesine gerek bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafın defterleri incelenememiş ise de, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunmaması halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağı hususunun usulüne uygun olarak ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafça defterlerin Mahkememize sunulmadığı, fatura bedelinin ödediğine ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıdan bakiye 18.900,00.- TL alacaklı olduğu dikkate alındığında, davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünde, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile, davaya konu ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████ Esas sayılı dosyası (Eski ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ██████████) ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,2-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (3.780,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 3-Alınması gerekli 1.291,60 TL harçtan peşin alınan 322,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 968,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 322,77 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 18.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 1.163,25 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025