Trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen itirazın iptali davasında tüketici mahkemesi görev yetkisinin değerlendirildiği ticaret mahkemesi kararı.
Özet: Bu dava, trafik kazası sonucu sigorta şirketinin ödediği hasar bedelini, firari sürücünün %100 kusurlu olduğu aracın sahibi olan davalıdan rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu almakta olup, davacı şirket ödediği tazminatın tahsilini talep ederken, davalı araç sahibi kaza anında aracını kullanmadığını ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemekte, mahkeme ise uyuşmazlığın ticari bir dava mı yoksa Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğini irdelemektedir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T. C.A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihi saat 17:45 sıralarında firari sürücü sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken park halinde bulunan ... plaka sayılı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre... plaka sayılı araç sürücüsünün çarpmanın hemen sonrasında olay yerinden uzaklaştığının tespit edildiğini, emniyet güçlerince tespit edildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün park halinde bulunan araca çarpmak suretiyle meydana gelen kazayı %100 kendi kusuruyla meydana getirdiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araçta bağımsız ekspertiz vasıtasıyla inceleme yaptırıldığını ve davaya konu kaza sonucu oluşan hasara istinaden █████/2023 tarihinde 5.000,00 TL ödendiğini, dava konusu alacağın davalıdan rücuen tazmini talebi ile ... .... .... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı gönderilen ödeme emrine ve takibe konu borca itiraz ettiğini, davalının bu itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacı taşıdığını, tüm bu sebepler ile davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takibin haksız şekilde durmasına neden olan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, bahsi geçen ... .... .... plakalı aracın malikinin kendisinin olduğunu ancak kaza tarihinde aracını kendisinin kullanmadığını, kaza anında aracının nerede ve kimde olduğunu bilmediğini, kaza sonrası emniyet güçleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında adının geçmediğini olaya dair hiçbir kusur tespiti şahsına isnat edilmediğini, buna rağmen aracın sahibi olduğu için tarafına yöneltilen davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibine yapmış olduğu itirazda haklı ve hukuka uygun olduğunu, tüm bu sebepler ile davanın reddini, hakkında talep edilen icra inkar tazminat talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir....2. Genel İcra Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü.Dava, trafik kazasından kaynaklanan zararlar nedeniyle, zarar görenlere ZMMS kapsamında yapılan ödemenin, Genel Şartlar gereğince sigortalıdan (akidinden) rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 87.maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra yani 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise 6102 sayılı TTK nun 4. maddesinde belirtilen ilkelere göre belirlenmektedir. Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayan hususlardan doğan hukuk davaları TTK 4. maddesi gereğince ticari dava olarak kabul edilmemektedir. Aynı yasanın 5.maddesinde ise ticaret mahkemelerinin görevi düzenlenmiş ve aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı vekili, davalının sigortalısı olduğunu, kendisine ZMMS ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı kaza neticesinde, zarar gören 3. kişiye poliçe kapsamında ödeme yaptığından bahisle, yaptığı ödemelerin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalı sigortalısından tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Kazaya karışan sigortalı davalıya ait araç kamyonet olup, kaza tespit tutanağında da kullanım şeklinin "1" "özel" olarak belirtildiği, aksinin ispat külfetine sahip davacı tarafça kanıtlanamadığı, davalının da tacir olmayıp, gerçek kişi olması nedeniyle davalının tüketici sıfatını, sigorta sözleşmesinin de tüketici işlemi niteliğini taşıdığı, bu nedenlerle dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla davanın HMK 115/2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025