Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına yönelik icra takibine haksız itirazın iptali, bakiye alacak tahsili, icra inkar tazminatı talepleri ile davalının yetki itirazının incelendiği dava.
Özet: Davacı şirket, ticari alım satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin başlattığı icra takibine davalı şirketin itiraz etmesi üzerine, asıl alacağın icra sonrası ödenmesine rağmen kalan 60.000 TL bakiye, icra inkar tazminatı ve masraflar için yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı taraf ise, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, ayrıca davacının borç konusunda kendilerine önceden bildirim yapmadan icra takibi başlattığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ... ile davacı şirket arasında ticari alım satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arası ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davacı şirketin 276.627,76 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davacı şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen borcun ödenmemesi nedeni ile davalı taraf aleyhine 01.11.2022 tarihinde ... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasından 276.627,76 L asıl alacak ve 18.859,95 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 295.487,71 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, İcra takibinin başlamasının ardından davalı-borçlu şirket tarafından 02.11.2022 tarihinde “müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığından borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine ayrıca ve açıkça itiraz ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunularak takibe itiraz edildiğini, yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz neticesinde takibin durmasına sebebiyet verildiğini, davalı şirketin her ne kadar davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını ifade ederek takibe itiraz etmiş ve takibin durdurulmuş ise de asıl alacak tutarı olan 276.627,76 TL cari hesap alacağını takip sonrasında davacı şirkete ödediğini, davalının kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinin aşikar olduğunu, icra takibinden haberdar olmasına rağmen asıl alacak miktarını asile ödediğini, fer'ilerini, işlemiş faizini ve ve vekalet ücretini ödemekten kaçındığını ve itiraz ettiğini, yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunun, asıl borcu ödeyerek kabul etmesinden anlaşıldığını, davalı tarafın takip açıldıktan sonra ki tarihte ödeme yaptığından itirazında belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, taraflarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk alternatif çözüm yoluna başvurulmuş ise de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı şirketin alacağının 276.627,76 TL'lik kısmını tahsil etmiş ise de bakiye 60.000,00 TL alacağının bulunduğunu, davacı şirketin bakiye alacağının, icra takibi sebebi ile yapılan masrafların ve diğer fer'ilerin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, bu nedenlerle borçlunun borca vaki itirazının iptali ile ... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyasından başlatılan icra takibinin 60.000,00 TL bakiye alacak yönünden devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinin "..." şeklinde olduğunu, bu halde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 ile düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca, huzurdaki uyuşmazlığı görmeye yetkili mahkemelerin davalı şirketin yerleşim yeri mahkemeleri olan ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunun kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, davaya konu icra takibinin de yetkili ... İcra Daireleri önünde başlatıldığını, bu nedenlerle icra dairesinin yetkisine davalı şirketçe itiraz edilmediğini, her ne kadar icra dosyasının yetkili icra dairesi önünde başlatılmışsa da itirazın iptali davasının yetkisiz mahkeme önünde açıldığını, davalı şirketin adresinde bu süreçte hiçbir değişiklik yapılmadığını, gerek icra dosyasından gerekse huzurdaki dava dosyasından yapılan tebligatların hepsinin davalı şirketin kayıtlı adresine yapıldığını, huzurdaki uyuşmazlığı görmeye yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olması sebebiyle, davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, Sayın Mahkemenin uyuşmazlığı görmeye yetkisi bulunmamakla beraber icra takibinin yetkili müdürlük önünde başlatıldığından davanın dava şartı eksikliği nedeniyle değil, yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davacı şirketin dava dilekçesinde cari hesap alacağı ile ilgili daha önce davalı şirket'e uyarıda bulunduğunu ve bu uyarılara rağmen borç ödenmediğinden takibe geçtiğini iddia etmişse de söz konusu iddianın yerinde olmadığını, öncelikle davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların tutarının önceden davalı şirket'e bildirilmediğini, başka bir deyişle, davacı şirketin davalı şirkete satışa konu ürünlerin tutarını bildirmeden fatura kestiğini, davalı şirketin henüz kabul etmediği ve hatta davalı şirkete henüz bildirilmemiş bir tutar üzerinden kesilen faturalar ve faturaların konusunu oluşturduğu cari hesap alacağının davalı şirkete hiçbir bildirimde bulunulmaksızın davacı şirket tarafından doğrudan icraya konulduğunu, davalı şirket'in icra dosyasına itiraz etmesinin sebebinin de borcun zaten davacı şirket'e ödenecek olması ve bu durumun davacı şirket'e önceden bildirilmiş olması olduğunu, bu nedenlerle, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki davacı şirket talebinin reddi gerektiğini, davacı şirket'in daha önce davalı şirkete uyarıda bulunulduğu şeklindeki iddiasının da yerinde olmadığını, nitekim davacı şirketin dosyaya, davalı şirkete bildirimde bulunulduğuna dair herhangi bir delil de ibraz etmediğini, davacı şirketin hiçbir bildirimde bulunmadığı gibi davalı şirketin zaten faturalar ve cari hesap bakımından davacı şirket ile her zaman iletişim içerisinde olduğunu, bu süreçte davacı şirketin, borcun kapatılacağı yönünde de bilgilendirildiğini ve tarafların ödemenin yapılacağı konusunda mutabık kaldıklarını, ancak davacı şirketin buna rağmen davalı şirket aleyhine icra takibine geçtiğini, bu nedenlerle davalı şirkete karşı başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, zira davacı şirketin icra takibini başlatarak davalı şirketin zaten ödeyeceği bu tutar bakımından yok yere vekalet ücreti, harç ve faiz gibi yan kalemlerin doğmasına sebebiyet verdiğini, asıl alacağın, tarafların daha önce kararlaştırmış olduğu üzere davacı şirkete ödendiğini, ilişkin dekontların da işbu dilekçeleri ekinde Sayın Mahkemenin dikkatine arz edildiğini, söz konusu ödeme yapılırken de taraflar arasındaki iletişimin sürdürüldüğünü, davalı şirketin Ödemeyi, davacı şirket'ten aldığı onay sonucunda ve tarafların uzlaşmasıyla yaptığını, bu nedenlerle, taraflar arasında yapılan görüşmelerde davacı şirketin davalı şirketi ibra etmişken, huzurdaki davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin davalı şirket ile anlaştığı şekilde borcunu ödemiş olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle yetki itirazlarının kabulüyle davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirketten tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın takipten sonra asıl alacağın ödenmiş olması sebebiyle takip masrafları ve işlemiş faiz alacağı yönünden iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 276.627,74 TL asıl alacak ve 18.859,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295.487,71-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince bilirkişi raporu alınmış ise de; bilirkişiden TBK nın 100 madde uyarınca hesaplama yapılması istenilmemiştir. Bilirkişi tarafından ödendiği tesbit edilen tutar zaten davalı tarafça cevap dilekçesinde kabul edilmiştir. İcra takip talebinde alacaklı vekili TBK'nın 100 madde uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edilmesi talebi vardır.
Mahkememizce verilen █████/2024 tarih, ███████ Esas ve ████████ karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamıyla "...Dava dilekçesinde kalan 60.000-TL alacak miktarı için itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacı vekilinin bu kez icra takip tarihine geri dönerek kısmi ödemelerin infazda nazara alınması talebi taleple bağlılık kuralına aykırıdır. Yukarıda belirtilen Yargıtay HGK kararında ilkeleri belirlendiği üzerine dava tarihi itibariyle kısmen ödenen alacak için de itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından kısmi ödemelerden sonra dava tarihi itibariyle kalan alacağın TBK'nın 100 maddesi uyarınca hesabı gerekir. Hesaplamanın icra takip tarihi itibariyle asıl alacak + takipten evvel işlemiş faiz (elde ki davada kesinleşen tutar) + icra vekalet ücreti + icra harç ve masrafları + ilk ödeme tarihine kadar takipten sonra işleyen faiz de ilave edilerek bulunacak miktardan kısmi ödeme tutarı mahsup edilerek, kalan asıl alacağa takip eden kısmi ödeme tarihine kadar işleyen faiz ilave edilerek, ayrıca sonuç itibariyle dava tarihinde kalan asıl alacak bakımından itirazın iptaline ve kalan asıl alacağa da son ödeme tarihinden itibaren faiz işletilerek takibin devamına karar verilmesi gerekirken takipte talep olunan icra vekalet ücreti ve icra masraflarının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Kabule göre de; yapılan kısmi ödemenin infazda nazara alınmasına karar verilerek icra takibi öncesi işlemiş faiz miktarı üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilerek asıl alacak hakkında itirazın iptaline karar verilmemesi bir başka çelişki teşkil etmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı borçlunun borcun tamamına itiraz ettiği halde, asıl alacak tutarı kadar miktarı takipten sonra dava tarihinden evvel kısmi ödemeler halinde davacıya ödediği ancak takip başlatılmakla davacının icra masrafları ile icra vekalet ücretine hak kazandığı,takip tarihinden sonra asıl alacak kadar ödeme ile icra takip dosyası borcunun ödenmiş olmadığı; davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ki alacağın tamamı üzerinden hesaplama yapılmasına ilişkin taleplerinin taleple bağlılık kuralına aykırı olduğu, davanın TBK 100 maddesi uyarınca hesaplama yapılarak açıldığının kabulü gerektiği; kısmi ödemenin öncelikle ferilerden mahsup edileceği dikkate alındığında; itirazın iptaline karar verilecek kısımın daima asıl alacak olacağı ve icra inkar tazminatı istemi bakımından likit sayılacağının dikkate alınarak, dava tarihi itibariyle ödenmeyen borç miktarı bulunarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. İcra masraflarının takip hukukuna ilişkin olduğu ve dikkate alınmayacağına ilişkin gerekçe doğru değildir." şeklindeki gerekçe ile kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın mahkememiz işbu esasına kaydedildiği, incelenmesi neticesinde tensip ara kararı ile İstinaf karar kaldırma ilamı doğrultusunda taraf ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacı tarafın dava tarihi itibariyle ödenmeyen borç miktarının tespiti (TBK 100. Maddesi uyarınca dava tarihinden önce yapılan ödemelerin fer-i alacaklardan mahsubu hususu gözetilerek) borç miktarının ve davalı tarafça yapılan icra takibinin hangi miktar üzerinden devam etmesi gerekeceğinin tespiti için dosyanın daha evvel rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine, karar verilmiş ve bilirkişinin sunmuş olduğu █████/2026 tarihli ek raporunda özetle;
"Davacı şirket ile davalı şirket kayıtları arasındaki farkların sebebi;
Tarafların aşağıdaki davacı kayıtlarında olan davalıda olmayan 3 işlem hariç mutabık oldukları tespit edilmiştir.
Davacı şirketin 01.11.2022 icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 276.627,76 TL alacaklı olduğu, bu tutarın icra takip tarihinde talep edilen ana para alacağı ile uyumlu olduğu,
Davacı şirketin 31.12.2022 mali dönem sonu ve 06.01.2023 dava tarihi itibariyle davalı şirketten 1.942,08 TL alacaklı olduğu,
Davacı şirketin 05.07.2023 tarihli sunulan cari hesap ekstresine göre davalı şirketten 2.918,51 TL alacaklı olduğu, (kök rapor tespiti)
Davacı şirketin 27.10.2023 tarihi itibariyle davalıdan 2.777,00 TL tahsil etmiş olduğundan davalı şirkete 144,51 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirketin 01.11.2022 icra takip tarihi itibariyle davacı şirkete 276.627,74 TL borçlu olduğu,
Davalı şirketin 31.12.2022 mali dönem sonu ve 06.01.2023 dava tarihi itibariyle davalı şirkette 339,26 TL borçlu olduğu,
Davalı şirketin 09.06.2023 tarihli sunulan cari hesap ekstresine göre davacı şirketten 144,25 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirket kayıtlarında bir kısım fatura kayıtlarında küsurat farkı kayıt olduğu anlaşılmakla bu husus önemsenmeyecektir.
Davacı şirket ile davalı şirket ticari ilişkisinden taraflar arasındaki tek farkın yukarıda anlatıldığı gibi davacı kayıtlarında yer alan 3.062,79 TL tutarın davalı kayıtlarında olmamasından kaynaklıdır.
Bu nedenle davacı şirket davalı şirketten 2.918,51 TL alacaklı iken davalı şirkette davacı şirketten 144,25 TL alacaklıdır. 2.918,51 TL + 144,25 TL=3.062,76 TL tutara denk gelmektedir.
Tarafların gerek fatura ve gerekse ödemeler konusunda mutabık oldukları sonucuna varılmaktadır.
Davacının kayıtlarında yer alan 3.062,79 TL tutarın cari hesap ekstresine işlenmekle davalı aleyhine hatalı işlem yapıldığı, bu tutarların cari hesaba işlenmemesi gerektiği, zira bu kayıtların kabulü ile davalının davacıya borcu olduğunun kabulü halinde örneğin davacı lehine hüküm kurularak yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ihtimalinde davalının davacıya bilirkişi ücretini ve diğer masrafları iki kez ödemiş olacağı anlaşılmakta,
3.062,79 TL tutar ile davalının borçlu tutulamayacağı, diğer fatura ve ödemeler hususunda tarafların bire bir uyumlu olduğundan Haziran 2023 tarihi itibariyle davacının davalıya 144,25 TL borçlu olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.
İstinaf kararı doğrultusunda yeni bir hesaplama yapıldığında davacı tarafın 01.11.2022 takip tarihi itibarı ile faiz dahil alacağı;
276.627,74 TL asıl alacak 4.687,30 TL işlemiş faiz 281.315,04 TL toplam alacak
Davacının davalı taraftan 01.11.2022 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 276.627,74 TL. asıl alacak ve 4.687,30 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 281.315,04 TL. alacağı oluşmaktadır.
Davacının 09.11.2022 tarihi itibari ile davalı taraftan, 276.627,74 TL asıl alacak 4.687,30 TL işlemiş faiz 954,93 TL işlemiş faiz 282.269,97 TL
Davacının 09.11.2022 tarihinde 1.208,04 TL. yapmış olduğu tahsilat önce davacının faiz alacağından sonra anaparadan mahsup edilecektir.
Davalı tarafın 1.208,04 TL. 09.11.2022 ödeme tarihi itibarı ile, 276.627,74 TL. ana para, 4.434,19 TL. işlemiş faiz olmak üzere bakiye borcu 281.061,93 TL. dir.
150.000,00 TL. 25.11.2022 ödeme tarihi itibarı ile davacı tarafın faiz dahil alacağı;
Davacının 01.11.2022 tarihi itibariyle davalı taraftan 276.627,74 TL. anapara alacağı olup, faiz hesabı; Hesaplamada vekalet ücreti 2022 yılı tarifesine göre kademeli olarak yapılmıştır. Ayrıca tahsil harcında ise davalı tarafın haricen yapmış olduğu ödeme miktarı olan 276.627,74 TL için Harçlar Yasası 23. Maddesi uyarınca % 2,275 oran üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Davacının 25.11.2022 tarihinde 150.000,00 TL. yapmış olduğu tahsilat önce davacının faiz ve diğer alacağından sonra anaparadan mahsup edilecektir.
Davalı tarafın 150.000,00 TL. 25.11.2022 ödeme tarihi itibarı ile, bakiye ana para borcu 164.278,94 TL. dır.
125.419,72 TL. 02.12.2022 ödeme tarihi itibarı ile davacı tarafın faiz dahil alacağı;
Davacının 01.11.2022 tarihi itibariyle davalı taraftan 164.278,94 TL. anapara alacağı olup, faiz hesabı;
Davacının 02.12.2022 tarihi itibari ile davalı taraftan, 164.278,94 TL asıl alacak 496,21 TL işlemiş faiz 2.853,30 TL tahsil harcı 167.618,45 TL
Davacının 02.12.2022 tarihinde 125.419,72 TL. yapmış olduğu tahsilat önce davacının faiz ve diğer alacağından sonra anaparadan mahsup edilecektir.
Davalı tarafın 125.419,72 TL. 02.12.2022 ödeme tarihi itibarı ile, bakiye ana para borcu 42.198,73 TL. dir.
06.01.2023 dava tarihi itibarı ile davacı tarafın faiz dahil alacağı;
Davacının 02.12.2022 tarihi itibariyle davalı taraftan 42.198,73 TL. anapara alacağı olup, faiz hesabı;
Davacının 06.01.2023 dava tarihi itibari ile davalı taraftan 42.198,73 TL. ana para ve 602,63 TL. olmak üzere toplam 42.801,36 TL. alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
NETİCE; Her türlü nıhai karar ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Yukarıda açıklandığı üzere; Davacının 06.01.2023 dava tarihi itibari ile davalı taraftan 42.198,73 TL. ana para ve 602,63 TL. olmak üzere toplam 42.801,36 TL. alacaklı olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunun mahkememiz talimatına uygun olarak asıl alacak üzerinden yapılan hesaplama sonucuna göre bakiye kalan 42.198,73 TL. ana para ve 602,63 TL. olmak üzere toplam 42.801,36 TL. olmak üzere toplam 42.801,36 TL üzerinden takibin devamının gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 42.198,73 TL asıl alacak, 602,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.801,36 TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 8.560,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 2.923,76-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 2.743,86-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 179,90-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 6.622,00-TL ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 8.920,50-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.363,00-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 179,90-TL'nin toplamı olan 6.542,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 42.801,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.198,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.225,49-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!