Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, birim fiyata KDVnin dahil olup olmadığına dair sözleşme hükümlerinin yorumlanması talepli gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı alt yüklenici ile imzalanan eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerin bedeline ilişkin uyuşmazlıkta, sözleşmedeki birim fiyat olan 4,60 TLnin Katma Değer Vergisi (KDV) dahil mi yoksa hariç mi olduğu konusunda davalının hatalı yorumu nedeniyle fazla ödeme yaptığını iddia ederek, davalının eksik ve kusurlu ifasına rağmen tek taraflı kestiği faturaları icraya koymasının haksız kazanç amacı taşıdığını ve fazla ödenen KDV tutarının iadesini talep etmektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM :....KATİP : ...DAVACI : ....VEKİLİ : Av. ....DAVALI : ....VEKİLİ : Av...DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:1- Davacı vekili, . müvekkili şirket ile.... Dairesi Başkanlığı arasında 2016/3. İle 2016/8 Grup illerdeki Eğitim Kurumu Binaları ve Eklentilerinin Deprem Tahkikinin Yapılması ve Gerekmesi Halinde Güçlendirme Projelerinin Hazırlanması İşi danışmanlık hizmeti alımına ilişkin 08.09.2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmının yapılması için davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ana sözleşme ile ilgili proje paketleri kapsamındaki tüm çalışmaların anahtar teslimi şeklinde yapılması için “teklif kabul şartları" başlıklı sözleşme imzalanmış olduğunu, Sözleşmenin 6. Maddesinde davalı şirket tarafından yapılacak işler tanımlanmış, ayrıca müvekkili şirket ile imzalanan sözleşme hükümlerine de atıf yapılarak iş kapsamı ve tarifi yapıldığını, aynı sözleşmenin 7. Maddesinde iş bedeli 350.000 m2 ve 500.000 m2 olmak üzere "m2/4,60-TL" teklif birim fiyatlı sözleşme imzalanmış olduğunu, Öncelikli olarak uyuşmazlığın çözümü için davalı şirketin sorumluluğunun kapsamını belirlemek gerektiğini, teklif sahibi davalı şirketin sorumluluğunun iki şekilde belirlendiğini, birincisi; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk ile, ikincisi; müvekkili şirket ile ... arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğu olduğunu, Bu nedenle, davalının öncelikli olarak taraflar arasındaki sorumluluğun gereğini yerine getirmesi, bunun dışında ...'den gelen talepler üzerine müvekkili sorumluluğundan kaynaklı dolaylı sorumluluğu olduğunu, ...'in bir talebi olmasa bile müvekkilinin sözleşme kapsamındaki taleplerinin davalı yanca karşılanması gerekmekte olduğunu, Hizmet sözleşmelerinde ayrıca belirtilmediği durumlarda KDV nin bedele dahil olduğunu, Sözleşmenin 7. Maddesinde işin bedeli 350.000 m2 ve 500.000m2 üzerinden metre karesi 4,60 TL olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmede teklif birim fiyat, ana sözleşmedeki birim fiyattan belli bir yüzde oranında indirim veya artırım yaparak belirlenmemiş, sabit birim fiyat olarak belirlendiğini, birim fiyatın sabit olduğu ve sözleşme süresince hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğinin açık bir şekilde ifade edilmiş olduğunu, Söz konusu maddede sözleşme kapsamında mevcut işleri bedeline yönelik olarak belirlenen 4,60 TL'lik bedel yönünden bir atıf yapılmadığını, hal böyle iken, davalının ana sözleşme hükümlerinden kendi lehine sonuç çıkarmak istemesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olduğu olduğunu, davalının sözleşme kapsamında idare ile yapmış olduğu bir sözleşme veya resmi alt yüklenicilik sözleşmesi de bulunmadığından müvekkili .... ile ... arasındaki sözleşmeye açıkça atıf yapılmayan hallerde aslolan taraflar arasındaki sözleşme olduğunu, Davalı yanın sözleşmeye aykırı olarak KDV dahil bedele ayrıca KDV ilave ederek fazla ödeme yapılmasına neden olduğunu, müvekkilinin de KDV bedeli kadar fazla yapılan ödemenin iadesini talep etmiş olduğunu, Ancak, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan ... 26. İcra Müdürlüğünün █████████ E. Sayılı dosyasında ile iki adet fatura icra takibine konu edildiği, ne var ki davalı şirketin edimini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirmediği halde tek taraflı olarak ve sözleşme aykırı olarak kestiği faturaları icraya koyduğunu ve bu yol ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını,Davalının sözleşmeye aykırı olarak kestiği faturanın müvekkili şirket tarafından sehven ödenmesinin bu ödemeleri hukuka uygun hale getirmeyeceğinden, karşılıklı ibra olunmadığı sürece Zamanaşımı süresi içerisinde geri istenmesinin de her zaman mümkün olduğunu, Bu amaçla 17.04.2019 tarihinde, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 807.214,00 TL tutarındaki faturanın 17.04.2019 tarihinde ihtarname ile davalı tarafa tebliğ edildiğini, müvekkili şirket ile karşı taraf arasında imzalanan Teklif Kabul Şartları başlıklı sözleşmenin 7. maddesinde, söz konusu işin metrekare birim fiyatları belirlenmiş ve söz konusu fiyatlarda KDV hariç olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, aynı sözleşmenin 11. maddesinde, her türlü verginin teklif sahibine ait olacağı hüküm altına alınmış ve KDV'nin karşı tarafa ait olduğunun belirtildiğini, Dolayısıyla satıcı ya da hizmet üreten kişinin vergi idaresine ödeyeceği KDV'yi satış bedeline dahil olarak mı, yoksa ondan ayrı mı tahsil edeceği hususunun, kural olarak vergi hukukunun değil, borçlar hukukunun konusuna girdiğini,Bu çerçevede, taraflar arasında sorun yaşanmaması için, bedelin KDV'yi içerip içermediği konusunda sözleşmelere “KDV hariç” veya “KDV dahil” şeklinde açık bir ifade yazılması gerektiğini, bu hususun alıcının borçlandığı tutarın belirlenmesi açısından önem taşımakta, alıcı borçlandığı toplam tutara göre akdi kurup kurmamaya karar vermekte olduğunu, Fatura tutarı ve KDV miktarı, satıcı veya hizmet üreten yönünden bir alacak niteliğinde olup, KDV'nin sözleşme bedeline dahil olup olmadığının sözleşmede belirtilmemiş olması nedeniyle çıkan ihtilaflar, borçlar hukukunu ilgilendirmekte ve taraflar arasındaki ilişkinin tabi olduğu borçlar hukuku kurallarına göre çözülmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, KDV'nin bedele dahil olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve alıcıdan ayrıca KDV talep edilemeyeceği yönünde olduğunu, verginin fiyattan ayrı olduğunu iddia eden kişinin, bunu açıkça alıcıya göstermesi gerektiğini, Sözleşmede fiyat ve KDV ayrı ayrı belirtilmeli veya en azından bedel yazıldıktan sonra, bu bedele KDV dahil değil, ayrıca alıcı teslimde hesaplanacak KDV'yi satıcıya ödeyecektir diye bir hüküm bulunması gerektiğini ve Sözleşmenin 11. Maddesinde de her türlü verginin davalı şirkete ait olduğu açık bir şekilde belirtilmiş olduğunu belirterek davanın kabulü ile Taraflar arasındaki teklif kabul şartları sözleşmesine göre müvekkili şirket tarafından davalı şirkete fazladan ödenen 774.453,45 TL KDV'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: 2-Davalı vekili, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 3- Dava, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalıya fazla ödendiği iddia edilen KDV ye ilişkin alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekilinin arabuluculuğa ilişkin itirazının dava dilekçesi ekinde eldeki uyuşmazlık ile ilgili olarak taraflar arasında arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiği ve davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğu ve neticelendirildiği görülmekle bu hususa ilişkin itirazının reddine karar verilmiş ve Davalı vekilinin derdestlik itirazı bakımından; ... 5. ATM nin ███████ esas sayılı dava dosyasında verilen arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi sebebi ile davanın usulden reddine ilişkin kararı tarafların İstinaf etmesi üzerine davacının İstinaf istemlerinin tümünün ve ayrıca davalının vekalet ücretine yönelik istemlerinin reddine ilişkin kararın, davalı vekilince temyizen Yargıtaya taşınması üzerine verilen kararın kesinleşme tarihinin █████/2024 tarihi olduğu, ancak arabuluculuk ret kararının istinafta kesinleşme tarihinin █████/2023 olması ve eldeki dava tarihinin █████/2024 olması sebebi ile dava açılış tarihi itibariyle derdestlik durumunun söz konusu olmadığı görüldüğünden davalı vekilinin derdestlik itirazının reddine karar verilerek dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmıştır. 4- Deliller toplandıktan sonra; dava dosyası bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyada bulunan deliller, tarafların sav ve savunmaları da değerlendirilerek davacının davalıdan talep edebileceği KDV alacağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor tanzimi istenmiştir. 5- Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, söz konusu akit uyarınca davalının davacı adına vermiş olduğu hizmetler karşılığında, TTK. ve VUK. uyarınca düzenlemiş olduğu faturalarda KDV'ni ayrıca göstermiş ve toplam bedel üzerinden tahsil etmiş olduğu, Katma Değer Vergisine ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığınca sözleşmede belirtilen bedel üzerinden KDV hesaplaması yapılması gerektiğini, yani sözleşmede belirtilen bedele KDV'nin dahil olmadığı yönünde görüş bildirmiş olmasına karşın Yargıtay tarafından sözleşmede ücretin net mi brüt mü belirlendiği konusunda bir açıklık bulunmaması durumunda, KDV Kanununun 8. maddesine göre vergi mükellefinin mal ve ya hizmeti sağlayan kişi olması karşısında sözleşmenin ücrete ilişkin 2.maddesinde belirlenen miktarların KDV dahil olarak belirlenmiş olduğunun kabulünün gerekeceğinin hüküm altına alındığı, Ancak taraflar arasında devam eden ticari ilişki sırasında, cari hesap borç bakiyesi tespit edilmiş ve mutabakat düzenlendiği ve mutabakat sözleşmesinde, davacı tarafın borç bakiyesi hesaplanırken birim fiyatı üzerine KDV eklenerek hesaplama yapılıp ve mutabakatta sözleşme kapsamında yapılacak tüm ödemelerde KDV'nin ayrıca ödeneceği kararlaştırıldığı TTK. md. 94/2, TBK. md.134/2'ye göre hesap kesilip bakiye diğer tarafça kabul edilirse borç yenilenmiş olacağı ve her ne kadar sözleşmede KDV'ye dair bir bedel yer almaması nedeniyle KDV'nin sözleşme bedeline dahilolması gerektiği değerlendirilmiş olsa da 17.09.2018 tarihli mutabakat metni ile hesap kesimi yapılmış ve hesaplamaya KDV'nin de dahil olduğu bildirilmiş olması ve mutabakatta KDV eklenen bedel üzerinden sağlanmış olması nedeniyle davacının bu tarihten önceki faturaların KDV bedeli iadesini talep edemeveceği kanaati bildirilmiştir. 6-Tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalıya fazla ödendiği iddia edilen KDV ye ilişkin alacağın davalıdan tahsili istemiyle açılan davada mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında davalının davacı adına vermiş olduğu hizmetler karşılığında, TTK. ve VUK. uyarınca düzenlemiş olduğu faturalarda KDV'ni ayrıca göstermiş ve toplam bedel üzerinden tahsil etmiş olduğu ve KDV bedeli iadesini talep edemeveceği görüldüğünden ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmitşir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 13.225,73 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.610,33 TL harcın kararın kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 5- Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 120.168,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, 6- Ara buluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .... Başkan ....