Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda savunma hakkı kısıtlandığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozarken, diğer suçlara ilişkin temyizleri reddetti.
Özet: Yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesi kararlarını değerlendirirken, sanıklar hakkında 2.000 TL adli para cezası içeren mala zarar verme suçuna yönelik istinaf başvurusunun itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyayı incelenmeksizin iade etmiş; konut dokunulmazlığının ihlali ve diğer mala zarar verme suçlarından verilen beş yıl veya daha az hapis ile adli para cezası kararlarının temyiz edilemezliği gerekçesiyle temyiz taleplerini reddetmiş; fakat hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarını, zorunlu müdafilerin yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hukuka aykırı bularak bozmuş ve dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine iadesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi,istinaf başvurusunun reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, bozma
I.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mala zarar verme suçuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK’nın 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.000 TL adli para cezası ile ilgili olarak verilen istinaf isteminin reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinden, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II.Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçuna,sanık ... hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ..., ..., ... ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
III.Sanıklar hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede ise
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin "Sanıkların suç işleme kastının olmadığına"; sanık ...'nın temyiz isteminin "Cezanın çok olduğuna"; sanık ...'in temyiz isteminin "Suçu işlemediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, ███████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alınarak, sanıklar ... ve ....'e 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafilerin yokluğunda 15.04.2025 tarihli duruşma yapılarak hükümler kurulması suretiyle, suçun tüm sanıklar tarafından birlikte işlendiği de gözetilerek, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanıklar... ve ....'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!