Adana BAM 9. Hukuk Dairesinin kambiyo senetleri menfi tespit davasında, savcılık ifadesi nedeniyle ispat yükünün davalıya geçtiği istinaf kararı.
Özet: Davacı, hakkında kambiyo senetlerinden kaynaklanan icra takibi başlatılması üzerine açtığı menfi tespit davasında, borcunun olmadığını ve senetlerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, davalının savcılık soruşturmasında yaptığı beyanların senetleri talil ettiğini ve ispat yükünü kendisine yüklediğini savunmuştur; ancak ilk derece mahkemesi, bononun bağımsız borç ikrarı niteliği taşıdığını, kural olarak ispat yükünün bedelsizlik iddiasında bulunan davacıda olduğunu ve davacının kendi ifadesiyle aldığı para ve yaptığı elden ödemelerin yazılı ispatının bulunmadığını belirten bir karar vermiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ Soruşturma numarasında davalı hakkında icra takibi nedeniyle bedelsiz senedi icraya koyması nedeniyle şikayette bulunulduğunu, soruşturma sonucunda aradaki ihtilafın hukuki olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, soruşturma aşamasında davalı tarafın ifadesi alındığını, alınan ifadede davalının 2016 yılında çeşitli bankalardan kredi çekerek davacıya para verdiğini, ayrıca eşine ait 103 ve 97 gram altını bozdurmak suretiyle müvekkillerine verdiğini ve yine iki ton da gübre verdiğini iddia etiğini ve savunduğunu, davalının bu beyanıyla senet metnini talil etmiş bulunduğunu, bu anlamda iddia ettiği gibi bankadan para çektiğini, altın bozdurduğunu ve iki ton gübre verdiğini yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiğini, davalı ...'ın emekli köy imamı olduğunu, geliri belli bir kişi olduğunu, müvekkiline takipteki miktar kadar borç para verecek ekonomik bir gelir düzeyi olmadığını, tamamıyla bedelsiz kalan senetleri icraya koyduğunu, ispat külfetinin davalı tarafta olduğunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında ve başkaca Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere davalının savcılık ifadesinde belirttiği şekilde davacıya para ve gübre verdiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarında geçen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ Soruşturma sayılı dosyasında ████████ Karar sayılı kararıyla 10.01.2022 tarihinde olayın hukuki uyuşmazlık olduğu gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ve bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu bonoları yasal hakkını kullanarak takip başlattığını, yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacı-borçlu ...'nun, müvekkilinin eşinin öz yeğeni olduğunu, müvekkilinin eşi ile davacı borçlu arasında yakın kan bağı bulunduğunu, takipten önce davacı borçlu ile defalarca telefonla ve yüz yüze görüşüldüğünü, takipten sonra da kendisi ile görüşmeler yapıldığını, aksi yöndeki beyanların gerçeğe aykırı olduğunu, davacı borçlunun takipten ve borçtan bilgisi olmasına rağmen ödemeye yanaşmadığını ve ayrıca icra dosyasına da herhangi bir itirazının olmadığını belirterek davanın reddine ve takip miktarının %20'si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Davacı borcunu ödediğini, bonoların bedelsiz kaldığını ve davalının savcılık beyanının senedin talili mahiyetinde olması nedeniyle ispat yükünün davalıda bulunduğunu ileri sürmektedir. Davacının takibe bonolardaki imzaya herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Nitekim savcılık dosyasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda "...2016 yılında ... isimli kişiye 2 adet 20.000 TL'lik senet imzalayarak verdim. Karşılığında 40.000 TL para aldım. 2018 yılında ...'a 60.000 TL elden ödeme yaptım. Bana "senetleri yırttım dedi. Ancak ... İcra Dairesinde █████████ Esas sayılı takibi ile evime ödeme emri geldi. Ben borcumu elden ödemiştim, yazılı bir belgem yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Takibe konu bonolarda borç sebebine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla senedin talilinden bahsetmek mümkün değildir. Somut olayda ispat külfeti, dava konusu senetlerin bedelsiz kaldıklarını iddia eden davacıdadır. 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekir. Bu durumda ispat yükü kendisinde olan davacının dava konusu senetlerin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, ayrıca cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'nun davalıya borcu olmadığını, senedin bedelsiz olduğunun ileri sürüldüğünü, davalı savcılık ifadesinde davacıya para altın ve gübre verdiğini beyan etmiş olup buna yazılı delille ispatlaması gerektiğini, senet aslının bulunmaması nedeniyle ciranta yoluyla hak sahipliğinin ispatlanamadığını, bedelsiz senet iddiasının ispat yükünün davalıda olduğunu, mahkemenin bu hususun hatalı değerlendirildiğini, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmasın rağmen mahkemece davalıya dayanılmasına rağmen mahkemece davalıya yemin teklif edilmediğini, davalının ekonomik durumunun yüksek miktarda borç verecek düzeyde olmadığını, senetlerin teminatsız düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu savunulduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Kambiyo senetleri kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarı içermekte ve sebepten bağımsız (mücerret) senet niteliğinde olup, yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda senedin teminat senedi olduğu yahut açığa imza sonrasında senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu itirazlarının davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanması gerekmektedir.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ...Başkan...¸ ...Üye... ¸...Üye...¸ ...Katip... ¸