Yargıtay, sayaçta müdahale tespit edilememesi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından, kanun yararına bozma istemini kabul ederek beraat kararı verdi.
Özet: Bir sanığın mühürlü sayacı açarak kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla karşılıksız yararlanma suçundan mahkûm edildiği davada, sunulan bilirkişi raporunda sayaçta herhangi bir müdahale olmadığı ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir durum bulunmadığı tespit edilmiştir; bu nedenle, karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından, sanığın beraati yerine verilen mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Konuya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 29.05.2025 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamında yer alan, "...Sanığın sözleşmesiz enerji kullanımı nedeniyle 17.04.2018 tarihinde usûlsüz elektrik tutanağının düzenlendiği, sanığın suça konu yerde kaçak elektrik kullandığı süre tespit edilip, bu süreye göre, sayaçtaki tüketimin kurulu güçle ve eski dönemdeki tüketimlerle uyumlu olup olmadığı, tutanak tarihinden sonra bariz bir artışın olup olmadığı bilirkişi raporuyla belirlenip, sanığın sayaca müdahale edip etmediği ve dolayısıyla karşılıksız yararlanma kastı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, karşılıksız yararlanma kastının bulunmaması hâlinde sanığın beraatine karar verilmesi, sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin tespit edilmesi hâlinde ise;
6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma ve kovuşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması nazara alınarak belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesindeki "... esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur " şeklindeki düzenlemeye göre; sanığın kullandığı elektrik miktarının 03.01.2020 tarihli mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, sayaca herhangi bir müdahale olmadan elektrik kullanıldığının belirtilmesi karşısında, sanığın eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün, iş yerinde daha evvel kurum görevlileri tarafından mühürlenen sayacı açarak ve kesilen elektriği bu şekilde (sayaçtan geçirerek) kullandığından bahisle hakkında tutulan kaçak elektrik tutanağına istinaden karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, atılı karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinin sabit olduğu belirtilerek yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan 03.01.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, sayaca herhangi bir müdahale olmadığının belirtilmesi ve buna göre tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde elektrik kullanımının bulunmaması karşısında, karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurları oluşmadığı hâlde hükümlünün beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlünün unsurları oluşmayan karşılıksız yararlanma suçundan BERAATİNE, tayin olunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!