İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin iplik satışından kaynaklanan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında, ayıplı iplik iddiaları ve bilirkişi raporuna dayanarak verilen istinaf kararı.
Özet: İplik sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, triko üreticisi davalı şirketten ticari mal bedeli olarak 212.670,11 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptali istemiyle açılan davada, davacı, davalının ayıplı mal iddiasının gerçek dışı olduğunu ve haksız icra itirazının iptalini talep ederken; davalı, davacıdan satın alınan ipliklerde gizli ayıp bulunduğunu, bu nedenle üretilen trikoların hatalı olduğunu, müşterilerinden reklamasyon faturaları aldığını ve delil tespiti ile belirlenen 189.834,70 TL zarara uğradığını ileri sürerek borçlu olmadığını iddia etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iplik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ise müvekkili şirketten değişik tarih ve miktarlarda ticari mal satın aldığını ancak borcun 212.670,11 TL'sini ödemediğini; ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine Bakırköy 7.İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 27.02.2020 tarihinde takibe itiraz ettiğini; davalı tarafın, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan ticari emtiada hatalar/ayıplar bulunması sebebi ile üretilen trikoların hatalı olarak üretildiği, bu ayıplı trikoları müşterilerine teslim edemediği, müşterileri tarafından reklamasyon - faturaları düzenlendiği ve şirketin maddi zarar ile birlikte prestij kaybı ve manevi zarara uğradığı; satın alınan ipliklerin büyük bir bölümünün triko imalatında kullanılmış olduğu, bu hatalı ürünlerin depolarında büyük yer işgal ettiği ve depo maliyetine sebebiyet verdiğini ileri sürdüğünü; davalı tarafın bu iddialarının gerçek dışı olduğunu; davalı tarafın, müvekkili şirkete haber vermeden Bakırköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020-20 D. İş dosyasından tespit yaptırmış ise de düzenlenen raporun tek taraflı şekilde ilim, fen ve tekniğe aykırı biçimde hazırlandığını, bu rapora taraflarınca itiraz edildiğini; arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, icra takibine karşı yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ederek, davalının Bakırköy 7.lcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasına yaptığı itirazın 212.760,11 TL için iptali; takibin, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamı ve asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; dava dilekçesinde yer alan beyan ve iddiaların tamamının gerçek dışı olduğunu; davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin triko imalatı işiyle uğraştığını; işbu ticari faaliyeti kapsamında davacı şirketten muhtelif tarihlerde iplik satın aldığını; triko imalatı amacıyla alınan ipliklerde hatalar/ ayıplar bulunması sebebiyle üretilen trikoların hatalı olarak üretildiğini; müvekkili şirketin, karşı tarafın satmış olduğu ipliklerde bulunan hata/ ayıp sebebiyle almış olduğu siparişleri müşterilerine teslim edemediğini, müvekkili şirket müşterileri tarafından müvekkil şirkete reklamasyon faturası düzenlendiğini ve müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını; karşı taraftan alınan ipliklerle üretilen trikolarda bulunan hataların, karşı taraftan alınan ipliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının, hatalı olarak üretilen trikolar sebebiyle müvekkil şirketin uğradığı zararın, hatalı ipliklerin ve hatalı ipliklerle üretilen ürünlerin miktarı ile değerinin tespiti için ve hatalı ürünler ile ipliklerin şirket depolarında büyük bir yer işgal ederek maliyet artışıa sebebiyet vermesi nedenleriyle delil tespiti yoluna başvurulduğunu;Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi ███████ Değişik iş dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkili şirketin toplam 189.834,70 TL zarara uğradığının tespit edildiğini; davacı tarafın her ne kadar anılan bilirkişi raporuna itiraz ettiğini belirtmiş ise de, itirazlarının hukuken itibar edilebilir nitelikte bulunmadığını; alanında uzman bilirkişi tarafından, ürünlerin incelendiğini, keşif ve yerinde inceleme yapılarak fotoğraflanan ve objektif kriterlere dayalı tespitlere ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda; yapılan tespit çalışması sırasında 2331 adet bitmiş ürün halinde yaklaşık 500 kg. örülmüş parça halde yarı mamul ürün bulunduğu, dikili mamul ve yarı mamul ürünler incelendiğinde iplikten kaynaklı elastan (likra) kaçığı, inceli kalınlı iplik, jüt vb. hatalı kısımlar bulunduğu, hatalı kısımların (çok belirgin jüt hariç) örme sonrası ( yarı mamul iken ) fark edilemediği, ürün bitirildikten sonra yıkama işlemi sonrasında ortaya çıktığı, bundan dolayı elastan ( likra) kaçığı - kalınlı inceli iplik vb. hataların yıkama sonrası ortaya çıkması dolayısıyla gizli ayıp niteliğinde olduğu, buna göre toplam 42.220,58 TL fiyat farkı, 117.762,12 TL iplik kaynaklı hatalı bildirilmiş ürün ve 29.852TL iplik kaynaklı hatalı yarı mamul olmak üzere toplam zarar miktarının 189.834,70 tl olduğunun belirtildiğini; raporda iplikten kaynaklı zararın tespit edilmiş olmakla birlikte, müvekkili şirketin zararının bu miktarla sınırlı olmadığını; zira, müvekkili şirketin bu hatalı/ ayıplı iplikler nedeniyle reklamasyon faturalarıyla karşı karşıya kaldığını; müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığı bu faturanın da müvekkili şirket zararı tespit edilirken göz önüne alınmasının elzem olduğunu; reklamasyon faturası da dikkate alındığında, davacı tarafın müvekkili şirketten alacağı bulunması bir yana, müvekkili şirketin davacı taraftan alacağı bulunduğunun net bir biçimde anlaşılacağını savunarak, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açıldığı, arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği, davacı tarafın fatura ve sevk irsaliyeleri ibraz ettiği, BA, BS kayıtlarının celp edildiği, Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ değişik iş sayılı dosyasının uyap sisteminden celp edildiği, icra dosyasının celp edildiği davalı tarafın bir adet reklamasyon faturası sunduğu, davalı tarafın 4.1.2020 tarihli mail yazışması sunduğu, mail yazışmasında viskolet iplik sorunundan bahsedildiği, dosyada tekstil bilirkişisi ... ve mali müşavir bilirkişi...'dan rapor alındığı, rapordan özetle; tarafların 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, dava ve takip konusu edilen 212.760,33 TL'nin davacı ticari defterlerinde davalı adına borç, davalı ticari defterlerinde davacı adına alacak olarak görüldüğü, takip ve dava tarihi itibariyle borç alacak tutarlarında tarafların mutabık olduğu, BA-BS formlarındaki faturalarında uyumlu olduğu, davacının davalıya satmış olduğu ipliklerden davalının imal etmiş olduğu 2.331 adet dikili triko ürün 500 kg dikilmemiş yarı mamul kumaşın iplik kompozisyonundaki elastan ipliğin kopması nedeniyle oluşan çizgi hataları, enine çizgi hataları, yabancı ... hataları nedeniyle ayıplı olduğu, ayıpların iplikten kaynaklandığı ayıplı iplikler nedeniyle 147.577,62 TL zararın olduğunu bunun mahsubu ile davacının 65.182,71 TL talep edebileceğinin belirtildiği, rapora karşı itirazlar üzerine bu defa tekstil mühendisi ..., ... ..., nitelikli hesaplama uzmanı ..., mali müşavir...'dan oluşan heyetten rapor alındığı, ürünlerin sayım ve tartımının yapıldığı, iplik bobin örneklerinin dosyaya alındığı, yerinde incelemeye ilişkin fotoğrafların CD ile sunulduğu, sayım neticesinde 2.273 adet ayıplı ürün varlığının tespit edildiği 546,75 kg'nin örüldüğü, önceki raporda hesaplanan maliyetlerin olay tarihi ile piyasa rayiçlerine ve emsal fiyatlara uygun olduğunu, dikili ürün maliyetinin hesaplandığı, yarı mamül ürün maliyetinin hesaplandığı, bu iki maliyet toplamının 133.374,43 TL olarak hesaplandığı, iplik kalınlık- incelik, elastan kopukluğu, jüt, ayıp türlerine ilişkin gerek dikili ürünler gerekse yarı mamul ürünler için ayrı ayrı tablo şeklinde raporda açıklama yapılarak hesaplama yapıldığı, Jütün açık ayıp, elestan kopukluğu ile iplik incelik kalınlığın gizli ayıp olarak belirtildiği, iplik dışında diğer ayıplarında hesaplamasının yapıldığı, incelenen ürünleri davacı tarafından sunulan iplikler ile aynı renk tok ve iplik kalitesinde ürünler olduğu, davalı tarafından yarı mamül bazında bulunan ürünlerin davacının iplikleri ile üretilen bitirilmemiş ürünler olduğunun tespit edildiği, raporda bobin aktarımı konusunun irdelendiği, elastan içerikli ipliklerin bir bobinden diğerine aktarılarak örülmesi işleminin tercih edilen bir işlem olmadığının belirtildiği, davaya konusu ipliğin 28/3 ... olduğu, piyasa da 28/3 elit viskon kalitesi için iplikçilerin kendi gönderimleri dışında aktarma işini önermediğinin belirtildiği, ayıp iddiasına ilişkin sorumluluğun seçenekli olarak hesaplandığı, raporun denetime ve hükme elverişli olduğu,Taraflar arasında iplik satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu,TTK.'nın 23. Maddesinde, bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, maddenin c fıkrasında, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı, TBK'nın 223. Maddesinin ikinci fıkrasında ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı, TBK'nın 225. Maddesinde, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı,TBK'nın 231. Maddesinde, satıcının daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, ayıptan kaynaklı sorumluluğa ilişkin her türlü davanın, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, son fıkrasında ise satıcının, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olmasında iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağının düzenlendiği Malın satılıp teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafta, süresinde ayıp ihbarında bulunarak malların ayıplı olduğunun ayıp iddiası yok ise ödeme yapıldığının ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davacı tarafın davalı 3.10.2019-17.12.2019 tarihleri arasında 34 farklı fatura ile viskon iplik ürünü sattığı, ürünlerin bir kısmının davalı tarafça farklı tarihlerde davacı tarafa iade edildiği, davalı tarafından sunulan 4.1.2020 tarihli mail yazışmasının ayıp ihbarı olarak değerlendirildiği, alınan son raporda jüt ayıplarının açık ayıp, elestan kopukluğu, iplik incelik kalınlık ayıplarının gizli ayıp olarak belirtildiği, dosya kapsamında davalı tarafın davacının sattığı iplik ürünlerini aktararak kullandığına ilişkin somut delil bulunmadığı, bu nedenle Mahkememizce raporda hesaplanan "B" seçeneğinde hesaplanan kadar davacı tarafın alacağının olduğunun değerlendirildiği, alacağın likit olmadığı, ayıba ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmediği, kötüniyet tazminat şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 102.917,55 TL asıl alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen alacağa takip talebinde belirtilen yıllık %13,75 oranında faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu talebin yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı icra inkâr tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya ticari emtia satışının yapıldığını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, mahkeme tarafından itirazın kısmen iptaline karar verildiğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin satın aldığı ipliklerin ayıplı olduğundan bahisle ödeme yapmayacağını savunmuş ise de müvekkil şirket tarafından davalıya satılan ürünlerin ayıplı olmadığının ortaya çıktığını, davalı şirketin incelemeye sunduğu iplik formatında hiçbir ürün bulunmadığının açık olarak ortada olduğunu, bilirkişi incelemesine bitmiş triko ürün ya da yarı mamul ürün sunulabildiğini, satılan ipliklerin ayıplı olduğunu, bu ürünlerin hatalı olmasını göstermeyeceğini, müvekkili şirket tarafından davalıya satılıp teslim edilen her numunenin müvekkili şirkette muhafaza edildiğini, numunelerin bilirkişi heyetinin incelemesine sunulduğunu, sunulan numunelerin incelenen dikili ürünler ve yarım mamul ürünlerin karşılaştırılması neticesinde aynı renk, ton ve iplik kalitesinde ürünler olduğunun görüldüğünü, yarı mamul bulunan ürünlerin davacının iplikleriyle üretilen ve bitmemiş ürünler olduğu kanaatine varıldığını, taraflarınca sunulan numune ipliklerde herhangi bir ayıp bulunup bulunmadığı yönünde görüşe yer verilmediğini, itirazlarına rağmen araştırma yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, numune ipliklerde hiçbir ayıp bulunmadığının tespiti ile tüm kusurun davalı şirkette olduğu anlamına geleceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ipliklerin aktarılarak kullanılıp kullanılmadığı ihtimallerine göre iki seçenekli bir hesaplama yapıldığını, takdirin mahkemeye bırakıldığını, taraflarınca yapılan beyan ve itirazlara davalının herhangi bir itirazı bulunmadığının belirtildiğini, davalı şirketin her iki keşif ve inceleme sırasında ipliği aktararak kullandıklarını beyan ettiklerini, raporda dava konusu ipliğin 28/3 elit viskon iplik olduğu, bu ürünün aktarılarak kullanımının önerilmediği, aktarma işleminin bu tarz elastikiyeti olan ipliklerde hassasiyetle yaptırılması gerektiği, zira aktarma işlemi esnasında ipliğin tansiyon ayarlarında oluşabilecek farklılıklar ve sapmalarda ipliğin kendi iç bünyesinde elastikiyetlerin kaybolmasının söz konusu olabileceğinin bildirildiğini, davalı tarafçada ipliklerin aktırılarak örüldüğünün beyan ve ikrar edilmesine rağmen ipliklerin aktarılarak örülmemiş olan seçenekteki hesaplama esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin iplikleri aktarma yaparak ördüğü ve bitmiş ürünlerdeki hataların bundan kaynaklandığının açık olduğunu ayrıca müvekkili şirketin ipliklerdeki kalınlık, incelik hatasından sorumlu olacağı yönündeki bilirkişi görüşününde hatalı olduğunu, ipliklerde bir incelik ve kalınlık hatasının bulunmadığını, usulüne uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi kendi işletmesinden kaynaklanan veya kaynaklanabilecek hata ve ayıpları müvekkili şirkete mal etmeye çalıştığını, herhangi bir ihbarda olmadığını, davalı şirketin sadece ipliklerdeki renk tonlama farkı ile ilgili ihbarının bulunduğu oysa incelemeye sunulan ürünlerde herhangi bir renk farkı leke görülmediğini iddia ederek, kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketten muhtelif tarihlerde iplik satın aldığını, triko imalatı amacıyla alınan ipliklerde hatalar, ayıplar bulunması nedeniyle üretilen trikoların hatalı üretildiğini, müşterilere siparişlerin teslim edilemediğini, müvekkili şirketin müşterileri tarafından şirket aleyhine reklamasyon faturası düzenlendiğini, şirketin maddi zarara uğradığını, prestij kaybı ile birlikte manevi zarara da uğradığını, takibe bu nedenle itiraz edildiğini, bu kez istinaf konusu davanın açıldığını, davanın reddi gerektiğini, karşı taraftan alınan ipliklerle üretilen trikolarda bulunan hataların tespiti amacıyla tespit bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasındaki raporda müvekkili şirket zararının toplam 189.834,70 TL olarak tespit edildiğini, 02.08.2021 tarihli raporda zararın 147.577,62 TL, karara dayanak yapılan 23.02.2022 tarihli raporda ise 109.842,78 TL zararın olduğunun tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin talep edilmesine rağmen hatalı kaleme alınan son rapora göre hüküm kurulduğunu, 23.03.2022 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirilmelerin gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili firmada bobin aktarma için alt yapı ve makine bulunmadığını, bobin aktarımı yapabilmek için ciddi bir yatırım ve makine parkuruna ihtiyaç olduğunu, gelen bilirkişilerin bu gerçeği görmemesinin mümkün olduğunu, böyle bir tartışma konusu açılmasının taraflarınca anlaşılamadığını, bu nedenle raporun A seçeneğindeki hesaplamalara itibar etmenin mümkün olmadığına ilişkin beyanların mahkemece kabul gördüğünü ve A seçeneğinin yerinde olmadığının tespit edildiğini, müvekkili firmanın iplikleri üretimde kullanılmasından sonra ürünlerin ayıplı olduğunu anlayabildiğini, müvekkili firmanın ipliklerin hatalı olduğunu bilmesi durumunda üretmeyeceğini, satamayacağı bir ürün için işçilik ve enerji sarfiyatında bulunmayacağını, ipliklerin kullanılmasından sonra hatayı anlayarak derhal ayıp ihbarında bulunduğunu, bilirkişi raporundaki tek ortak noktanın ipliklerin hatalı olması olduğunu, satılan ipliklerin ayıplı olduğu hususunun net şekilde ortaya çıktığını, delil listesindeki 3.793,58 EURO tutarında reklamasyon faturasınında davacı alacak talebinden mahsup edilmesi gerektiğini, reklamasyon faturasının değerlendirme dışı tutulmasını istinaf konusu yaptıklarını belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, iplik alım satımına dair ticari ilişkinin olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı satıcının satmış olduğu ipliklerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın varlığı durumunda söz konusu ayıbın kullanıcı hatasından mı yoksa üretiminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı alıcı firma tarafından triko üretiminde kullanılan ipliklerin aktarım yapılarak kullanılıp kullanılmadığı, bu nedenden dolayı ürünlerde ayıbın oluşup oluşmadığı, davalı alıcı tarafından dava dışı müşterilerine ayıplı ürünlerin teslim edilememesi nedeniyle aleyhlerine düzenlenen reklamasyon gelirlerine dair fatura bedelinin davacı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediği, davalının ayıp savunmasını ispat edip edemediği, bilirkişi raporları arasında çelişki olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, ... niteliğindeki ürünlerin davalı şirkete satıldığı, söz konusu satım neticesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına 19.11.2019 tarihi dahil olmak üzere 17.12.2019 tarihli e-faturaların düzenlendiği ayrıca █████.12.2019 tarihli ...'e ait sevk irsaliyesinin düzenlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından davalı şirket tarafından iplik ürünlerinin triko üretiminde kullanılmaya başlandığı, davalı şirket tarafından 5 adet iade faturası düzenlendiği toplam 10.292,65 kg ... davacı şirketeiade edildiği, takip konusu alacağın davacı tarafından ödemesi yapılmayan iplik için düzenlenmiş son 8 faturayı kapsadığı, 04.01.2020 tarihinde davalının mail adresinden gönderilen viskolet iplik sorunu başlıklı mail yazısı ile alınan ipliklerden üretimin halen devam ettiği, birkaç resmin paylaşıldığı, çıkan çok ciddi hataların olduğu, hepsinin iplikten kaynaklı olduğu, resimlerdeki bobinlerde bulunan lekelerin görülebileceği, özellikle sarı renginde çok ciddi sorunların söz konusu olduğu, bu renkten olan modelin birçoğunun örüldüğü, adedin ciddi bir kısmının ikinci kalite olarak ayrıldığı, bu sorunlardan dolayı ipliğin devamını örmeme kararı aldıklarını, taraflarına iade edileceği şeklinde ayıp bildiriminin yapılmış olduğu, davalı şirket tarafından Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasında 03.02.2020 tarihli dilekçe ile delil tespiti talebinde bulunduğu, 28.02.2020 tarihli tekstil mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen tespit raporu sonucunda; tespit sırasında 2331 adet bitmiş ürün halinde yaklaşık 500 kg örülmüş parça halde yarı mamul ürün bulunduğu, dikili mamul ve yarı mamul ürünler incelendiğinde iplikten kaynaklı elastan (likra) kaçığı, inceli kalınlı iplik, jüt vb hatalı kısımlar bulunduğu, hatalı kısımların çok belirgin jüt hariç örme sonrası yarım mamul iken fark edilemediği, ürün bitirildikten sonra yıkama işlemi sonrasında ortaya çıktığı bundan dolayı elastan kaçığı, kalınlı inceli iplik vb hataların ortaya çıkmasından dolayı gizli ayıp niteliğinde olduğu buna göre toplam 42.220,58 TL fiyat farkı, 117.762,12 TL iplik kaynaklı hatalı bitmiş ürün ve 29.852,00 TL iplik kaynaklı hatalı yarı mamul ürün olmak üzere toplam zarar miktarının 189.834,70 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından 25.02.2020 tarihinde davalı şirket hakkında dava konusu bakiye faturalar ile dava konusu 8 adet faturanın bakiyesi ile işlemiş faizi olmak üzere toplam 221.313,10 TL alacağın tahsili için davalı hakkında Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun icra takibine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açtığını, arabuluculuk başvurusu sonucunda anlaşmama tutanağının imzalanmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemeleri yapılarak bilirkişi raporları düzenlenmiştir.02.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 31.05.2021 tarihinde ... Güngören/İstanbul adresindeki davalı işyerine gidilerek yerinde inceleme, taraf vekillerinin huzurunda tekstil mühendisi ... tarafından yapıldığı, davalı işyerinde 2.331 adet dikili triko ürün ve 500 kg dikilmemiş yarı mamul triko kumaş bulunduğunun görüldüğü, tüm ürünleri temsil edecek şekilde rastgele seçilen ürünler ayrıntılı olarak incelendiği, yapılan inceleme sonucunda triko ürün ve kumaşlar üzerinde iplik kompozisyonundaki elastan ipliğin kopması nedeniyle oluşan çizgi hataları, enine çizgi hataları ve yabancı elyaf (jüt) hataları bulunduğu, elastan ipliğin kopması sonucu oluşan çizgi hatası ve enine çizgi hatası yıkama işlemi sonrasında anlaşılabildiğinden dikili ürünler yıkanıncaya kadar gizli ayıp olduğu, yabancı elyaf (üt) hatası ise kumaş örme sonrasında çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, davalı tarafından örme ve yıkama sonrasında ürünlerin kontrolü sonucu iplikten kaynaklanan elastan ipliğin kopması nedeniyle oluşan çizgi hataları, enine çizgi hataları ve yabancı elyaf (üt) hataları bulunduğunun tespit edildiği ve e-mail yazışmalarıyla davacıya ayıp ihbarında bulunulduğunun anlaşıldığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle bir kısım ipliklerin de davacıya iade edildiği, davalının davacıdan dava konusu ipliği 43,50 TL/kg birim fiyattan satın aldığı, piyasada triko örme işleminin ortalama 9,50 TL/adet, dikim işleminin 9,00 TL/adet, yıkama işleminin 1,40 TL/adet, ütü-paket işleminin 3,00 TL/adet birim fiyattan yapıldığı, dava konusu bitmiş ürünler üzerindeki etiket, metal aksesuar ve ambalaj malzemelerinin maliyetinin ortalama 2,00 TL/adet olduğu, davalıdaki dikili ürünlerin ağırlığının ortalama 0,589 kal/adet olduğu, iplikteki ayıplar nedeniyle davalının zararının dikili triko ürün yönünden 2331 miktar, iplik maliyeti, örme maliyeti, dikim maliyeti, yıkama, ütü, paket, aksesuar maliyeti olarak toplam 117.762,12 TL, yarı mamul triko kumaş 500 kg, toplam maliyetinin 29.815,00 TL olmak üzere ayıplı iplikler nedeniyle davalının 147.577,62 TL zararının oluştuğu, dava konusu uyuşmazlık çerçevesinde, gerek davacı ve gerekse davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2019-2020 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin taraf şirketler lehine delil kabiliyetlerinin mahkemenin takdirinde bulunduğu; taraflarca incelemeye ibraz olunan ticari defterler kapsamında; icra takibi ile talep edilen bakiye bedel ve dayanak faturalar, tahsilat ,tediye kayıtlarının incelendiği; sonuç itibarıyla, takip ve dava konusu edilen 212.760,33 TL tutarın 25.02.2020 takip ve 27.08.2020 dava tarihi itibarıyla davacı ticari defterlerinde davalı adına borç, davalı ticari defterlerinde ise davacı adına alacak kayıtlı olduğunun görüldüğü; yani takip ve dava tarihi itibarıyla tarafların borç/alacak tutarında mutabık olduğu; BA-BS Formlarının da yer alan alım-satım faturalarının da uyumlu olduğunun anlaşıldığı; takip ve dava tarihi itibarıyla taraf ticari defterleri kapsamında borç/alacak bakiyelerinde mutabık olunduğu tartışmasız olmakla, bu bağlamda, takip ve dava konusu uyuşmazlığın temelinin, taraflar arası iplik satışına ilişkin ticari ilişki nedeniyle davacının satıp teslim ettiği ürünlerde ayıp olup olmadığı, ayıp varsa niteliğinin belirlenmesi olduğu, sektörel inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacının davalıya satmış olduğu ipliklerden davalının imal etmiş olduğu 2.331 adet dikili triko ürün ve 500 kg dikilmemiş yarı mamul triko kumaşın iplik kompozisyonundaki elastan ipliğin kopması nedeniyle oluşan çizgi hataları, enine çizgi hataları ve yabancı elyaf (jüt) hataları nedeniyle ayıplı olduğu, ayıpların iplikten kaynaklandığı, ayıplı iplikler nedeniyle davalının 147.577,62 TL zararının oluştuğu, neticeten davacının davasının kabulü halinde icra takibi ile talep edilen 212.760,33 TL tutardan, ayıplı iplikler nedeniyle oluşan 147.577,62 TL tutarında davalı zararının mahsup edilmesi gerektiği; ve davacının davalıdan (212.760,33 TL - 147.577,62 TL) 65.182,71 TL talep edebileceği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve borç tutarına ilişkin tespitlere bir itirazının bulunmadığını, bilirkişi heyetince satışı yapılan ürünlerden davalı tarafın zararı olarak sunulan 147.577,62 TL'nin afaki olduğunu, somut veriye dayandırılmadığını, müvekkili şirketin sattığı iplik formundaki ürünleri ayıplı olsun ya da olmasın iade aldığını, davalı şirketten iade alınan ipliklerin ayıplı olması gerekçesiyle iade alınmadığını ancak işlenmiş, örülmüş, başka surette formu değişmiş ürünlerin iade alınmasının mümkün olmadığını, ürünlerin sayılmadığını veya tartılmadığını davalı beyanı ile yetinildiğini, elastan ipliğin aktarılarak (bir bobin başka bir bobine bağlanması suretiyle) örülmeyeceğinin bilinen bir gerçek olduğunu, davalı tarafın çalışanın inceleme sırasında bu iplikleri aktararak ördüklerini beyan ettiğini, şayet davalı tarafça elastan iplik aktarılmadan örülmüş olsaydı ipliğin formunun bozulmayacağını ve kaliteli ürün elde edeceğini belirterek, müvekkili şirket nezdinde tutulan numunelerin incelenmesini, ayrıca davalı uhdesindeki ürünlerin tartım ve sayımının yapılmasını, mamullerin aktarılarak örme tekniğinin kullanılması nedeniyle eksiklik olup olmadığının tespit edilmesini ve heyetin ...Tekstil heyeti bilirkişisinden oluşturularak rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanında; bilirkişi raporu ile satılan ipliklerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini ,ayrıca değişik iş sayılı dosyasında da satılan ipliklerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, rapor yerinde olmakla birlikte zararın eksik hesaplandığını ayrıca müvekkili firma aleyhine düzenlenen reklamasyon faturasının raporda yer almadığını, fatura bedelininde davacı talebinden mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir. 23.03.2020 tarihli ek bilirkişi raporu; kök rapordaki heyete üç adet tekstil mühendisi bilirkişi eklenerek yeniden düzenlenmiştir. Ek raporda; önceki raporlar ayrı ayrı özetlenerek tarafların beyan ve itirazlarına yer verildikten sonra faturalar üzerinde tespitler ve sonrasında sektörel bilirkişiler tarafından davalı tarafın iş yerinde 19.11.2021 tarihinde taraf vekil ve yetkilileri huzurunda ayıplı ürünleri sayımı, ayıplı yarım mamul tartımı ve ayıplı ürünler üzerinde inceleme yapılmıştır, Raporda , davacı firma tarafından sunulan örneklerin alınarak dosyaya eklendiği, fotoğrafların cd formunda rapor ekinde sunulduğu, sayım neticesinde 2273 adet ayıplı ürünün varlığının tespit edildiği, 546,75 kg örülmüş ancak dikimi yapılmamış yarı mamul parçanın tespit edildiği, daha önceki bilirkişi raporlarında alınan örme maliyeti vb maliyetin olay tarihi itibari ile piyasa rayiçlerine emsal fiyatlara uygun olduğu, muhtelif renklerden ve farklı modellerden tartım yapılarak gramaj ortalamasının hesaplandığı, dikili ürün maliyetinin 96.829,80 TL olarak hesaplandığı, tekstilde kalite kontrol işleminin, mevcut bütün yığın üzerinde birebir olarak değil, yığın içerisinden rastgele seçilecek olan ürünler üzerinde (seçilecek olan küçük yığının büyük yığını temsil etmesi sebebi ile) yapılarak genelleme yapıldığı, 2.273 adet ürünün taraflarınca tek tek incelenmesinin mümkün olmadığı, tablo formunda vermiş olunan Normal Kontrol tablosunda belirtilen aralıktaki adetler göz önünde bulundurularak inceleme numunesi adedi belirlendiği, söz konusu tabloya göre 2273 adetlik yığın için öngörülen inceleme adedinin 125 adet olarak belirlenmiş olduğu, inceleme günü esnasında ayıplı 2.273 adet ürün içerisinden rastgele seçilen 170 adet ürünün kalite kontrol işlemine tabi tutulduğu ve ürünlerdeki ayıbın türü ve miktarının tespitinin yapıldığı, genel yığın içerisinden gelişi güzel rastgele seçilen ve birebir incelemesi yapılan 170 adet üründeki hataların yüzdesel dağılımının genel içerisindeki oranı temsil edeceğinin kabul görüldüğü, tekstilde özellikle de Hazır Giyim sektöründe hatasız üretim yapmanın zor olduğunun çok aşikar olduğu, bu sebeple önemli olanın mevcut hataların kabul edilebilinir limitler dahilinde olup olmadığının tespiti olduğu, ihracatta özellikle müşterilerin kendi kalite standartları doğrultusunda uyguladıkları bir kabul edilebilir limit skalaları mevcut olabildiği, ancak ortada karşılıklı belirli olmayan bir kabul edilebilinir hata limit düzeyi yok ise; tekstilde Kalite Kontrol sisteminde AOL (Kabul Edilebilinir Kalite Düzeyi Hata Seviyesi) olarak belirlenen kabul edilebileceği, hata değerleri göz önüne alınarak değerlendirmeye gidileceği, tablo kapsamında ürün üzerindeki büyük hatalarda (majör) AOL 2.5, küçük hatalarda (minör) AOL 4.0 değerleri göz önüne alındığı, majör hata, ürünün kullanılabilirliğini engelleyen veya açık şekilde ürünün görüntüsünü bozan hataları; minör hatanın, ürünün kullanılabilirliğini engellemeyen ancak tanımlanmış özelliklere (kalite vb.) uymamasından kaynaklanan hataların tanımlandığı, AOL sisteminde 1201-3200 adetlik kontrole hazır mal yığını içerisinden 125 adetlik ürün üzerinde örneklemenin yapılabilineceği ve AOL 4.0 (minör hata) seviyesine göre kabul edilen hata sınırının incelenen ürünün % 8 ve altında olduğu, AOL 2.5 (majör hata) seviyesine göre kabul edilen hata sınırının incelenen ürünün % 6 ve altında olduğunun görüldüğü, incelenen ürün grubunun tamamının ayıplı olarak sunulması sebebi ile yapılan incelemede bu ayıpların genel içindeki oranının hesaplandığı, incelemelerde ışık tutacak ürün ömeklemesinin, hatal,ı sağlam, karma ürün içerisinden yapılmadığı, sadece davalı tarafça hatalı olarak tasniflenmiş ürün üzerinden yapıldığı için incelenen 170 adete karşılık gelen majör ve minör hata adetleri üzerinden birebir değerlendirme taraflarınca yapılmadığı, değerlendirmede baz alınacak noktanın minör ve majör hata değerlendirmesinde baz alınan % lik dilim olacağı, ürünlerin sağlam ve hatalı diye tasniflenmiş olması sebebi ile sağlam ürünler üzerinden ziyade hatalı diye ayrılan ürünlerin % kaçının açık ayıplı; %kaçının gizli ayıplı olduğunun tespitinin önem arz ettiği, inceleme sırasında davacı tarafından sunulan dava konusu ipliklere ait ellerinde referans tutulan iplikler ile incelmesi yapılan mamul ve yarı mamul ürünlerin fiziksel olarak karşılaştırılarak incelendiği, incelenen ürünlerin davacı tarafından sunulan iplikler ile aynı renk/ton ve iplik kalitesinde ürünler olduğunun görüldüğü, dolayısıyla davalı tarafından yarım mamul bazında bulunan ürünlerin davacının ipliklerinden üretildiği ve bitmemiş ürünler olduğunun görüldüğü, dava konusu ürünlerin hangi makinede kullanıldığının tam olarak bilinmemekle birlikte ...'da örülen ürünler olduğunun söylendiği, davacı vekili tarafından rapora itirazda aktarmalı hususlarına değinilmediğinin belirtildiği, söz konusu iddiaya karşılık davalı tarafından itiraz dilekçesinin yer almadığı, bu sebeple ipliklerin davalı tarafından aktarılarak kullanıldığı ya da kullanılmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, trikoda kullanılan iplikler için bobin aktarımının kesinlikle yapılmayacağına dair bir genellemenin doğru olmadığı, triko firmalarında özellikle elastan içerikli ipliklerin bir bobinden diğerine aktarılarak örülmesi işleminin tercih edilen bir işlem olmadığı, dava konusu ipliğin 28/3 ... olduğu, elit ibaresinin polyesterin elastikiyet kazanmış haline verilen bir isim olduğunu, dava dışı... AŞ tarafından 31.01.2021 tarihli davalı şirkete kesilen bir adet 3512,57 EURO + KDV bedelli eksik ürün ve geç teslimden dolayı reklamasyon açıklamalı faturanın hangi ürün olduğunun belirsiz olduğu, faturanın davacının satmış olduğu iplikle alakalı olduğu konusunun ispata muhtaç olduğu, 04.01.2020 tarihinde davalı mail adresinden davacıya mail gönderildiği, mail ekinde gönderildiği belirtilen resimlerin sunulmadığı, söz konusu mailde belirtilen lekeli olduğu iddia edilen bobinlerin inceleme günü taraflarına sunulmadığı, kök raporda defter kayıtları ve faturalara göre davacının takibe konu asıl alacağının 212.760,33 TL olarak tespit edildiği, sektör bilirkişileri tarafından dava konusu iplikler üzerinde yapılan incelemelere göre açık ayıp ve gizli ayıp durumuna göre sorumluluklarının alternatifli olarak belirlendiği bu duruma göre davacının sattığı ipliklerin üretimde davalı tarafından aktarılarak kullanıldığı yönünde kanaat oluştuğunda ayıp tutarının 54.152,62 TL olacağı, alacaktan mahsubu neticesinde ise bakiye davacı alacağının 158.607,71 TL olacağı, mahkeme tarafından satılan ürünlerin üretimde davalı tarafından aktarılmadığı yönünde kanaate varılması halinde ayıplı kısmın gizli ayıp olarak tanımlanan elastan dokulu ve iplik kalınlık incelik hatasından sorumlu olacağı ve ayıp tutarının 109.842,78 TL bunun ise takip alacığından mahsubu neticesinde davacı alacağının 102.917,55 TL olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili tespit edilen miktara ve adete itirazlarının bulunmadığını, bilirkişi incelemesi sırasında ipliğin aktarılarak kullanıldığının beyan edildiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunda bobin aktarım konusunun değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, iki bilirkişinin bobin aktarma için alt yapı ve makine bulunmadığını tespit etmeleri gerektiğini, müvekkili firmanın alt yapısının bobin aktarımına elverişli olmadığını, özellikle bu tarz ipliklerin aktarmadan çalışılmasının tercih edildiğini, A seçeneğindeki hesaplamalara itibar etmenin mümkün olmadığını belirterek, yeniden rapor alınmasını, bunun kabul edilmemesi durumunda ise 02.08.2021 tarihli raporun dikkate alınmasını ve davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, son olarak düzenlenen ek bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne dair yukarıda yer verilen gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, triko üretiminde kullanılmak üzere 28/3 ... satışının gerçekleştirilmiş olduğu tartışmasızdır. Yazılı sözleşme yoktur. Son fatura tarihi 18.12.2019'dur. Davalı şirket tarafından ticari satım konusu ipliklerin triko üretiminde kullanılması aşamasından sonra ipliklerin ayıplı olduğu iddiası ile 04.01.2020 tarihli maili davacı şirkete yazarak ayıp ihbarında bulunmuştur. Kullanılmayan bir kısım ipliklerinde iadesi sağlanmıştır. Davalı alıcı şirket tarafından, üretimde kullanılan ürünlerin ayıplı olup olmadığına dair tespit bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.. Kısa süre sonra ise davacı şirket davalı adına düzenlenen ticari satım konusu bakiye fatura alacaklarının işlemiş faizleri ile birlikte tahsili amacı ile icra takibi başlatmıştır. Davalı itirazı üzerine ise iş bu dava açılmıştır. Ticari satımın gerçekleştirildiği tarihte ve dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK 23.maddede; ticari satış ve mal değişimi düzenlenmiştir. TTK 23/1-c bendinde; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda,Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, takibe konu edilen son fatura tarihi 18.12.2019'dur. Davalı alıcı firma tarafından, satım konusu ipliklerin triko üretiminde kullanılması sonrasında ayıbın ortaya çıkması ile birlikte 04.01.2020 tarihinde davacı alıcıya ayıp ihbarında bulunmuştur. Söz konusu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıbın ipliklerin triko üretiminde kullanılması aşamasından sonra ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu durumda ise TBK 225.maddesi gereğince; satıcının ağır kusurunun mevcudiyetinden dolayı, ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağından ayıbın süresi içerisinde gerçekleştirilmiş olduğunun kabulü gerekecektir. Somut davada olduğu gibi ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2022 tarihli, █████████ E. █████████ K., █████/2020 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih ve ████████ E., ██████████ K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesinde ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir.Satım sözleşmesine ilişkin hükümler ile TBK'nın 112. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun, kendisine hiç bir kusurun yüklenmeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan kaynaklanan zararlarını karşılamakla yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Alınan tespit raporları ve bu raporu doğrulayan mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu birlikte dikkate alındığında, ayıplı olarak satıldığı tespit edilen iplik ürününün değeri ile gizli ayıplı olan malzeme için yapılan triko örme işlemi, dikim işlemi, yıkama işlemi, ütü - paket işlemi, bitmiş ürünler için etiket, metal, aksesuar ambalaj malzemelerinin giderlerinden de ayıplı mal satan satıcı sorumludur.Davalı tarafça, takip öncesinde gerçekleştirilen tespit bilirkişi raporunda; hükme esas alınan ilk bilirkişi raporundaki gibi tüm ürünlerin sayımı ve numune ürünler üzerinde ayrıntılı şekilde tespit yapılmamıştır. Her iki tarafın kök rapora itirazı üzerine alınan ek bilirkişi raporu, üç tekstil mühendisi bilirkişisinin katılımı ile mahallinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, teknik açıklamalara yer verilerek, karşılaştırma yapılarak ve önceki raporlarda değerlendirilerek düzenlenmiştir. Ayrıca ek bilirkişi raporu önceki bilirkişi heyetine yeniden üç ayrı tekstil bilirkişi eklenmek suretiyle düzenlenmiş olduğundan ve ayrıntılara yer verildiğinden raporlar arasında çelişkinin olduğu iddiası yerinde görülmemiştir. Ayrıca ek rapor, davacı tarafın satım konusu iplik ürünlerinin numuneleri üzerindeki incelemelere de yer verilerek ve karşılaştırma yapılarak düzenlenmiştir.Bu nedenle, ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Davacı tarafça, davalının triko ürünlerinin üretiminde kullanılan satım konusu ipliklerin aktarmalı şekilde kullanıldığı ve davalının hatası olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu iddia ispat edilememiştir. Bu nedenle taraf itirazlarının değerlendirildiği ek bilirkişi raporunda satım konusu ipliklerin aktarmalı şekilde kullanılması halinde oluşacak zarar ile aktarmasız şekilde kullanımı durumunda oluşacak zarar miktarı alternatifli olarak düzenlenmiştir. Davacı şirket vekili tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde , davalı çalışanının bu şekilde keşif mahallinde beyanda bulunulduğu ileri sürülmüş ise de iddiayı destekler herhangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediği gibi her iki inceleme de davalı iş yerinde yapılmış olmasına karşılık böyle bir tespite de yer verilmemiştir. Bu sebeple de davalının aktarmasız olarak ticari satım konusu iplikleri triko üretiminde kullandığı, ipliklerin gizli ayıplı olduğunun kabulü ile davacının takip alacağından ayıp miktarının mahsubu sonucu verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafın mahsup iddiasında bulunduğu dava dışı şirket tarafından düzenlenen reklamasyon faturasının ticari satımla ilişkisi ispatlanamamıştır. Bu konuya bilirkişi raporunda da ayrıntılı şekilde yer verilmiştir. Davacı alacağından TBK 112 ve ilgili maddeleri göz önünde bulundurularak davalı alıcının ayıp nedeni ile uğramış olduğu zararların mahsubu neticesinde verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup her iki taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 5.192,03 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!