İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasında tevzi hatası nedeniyle çıkan yetki uyuşmazlığını çözüyor.
Özet: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasında, İstanbul 7. ve 21. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ayrı ayrı yetkisizlik kararları vermesi üzerine yargı yerini belirlemek için toplanmış olup, mahkemeler arasındaki uyuşmazlık, davanın tevzi aşamasında hatalı dava türü girilmesi nedeniyle finans ihtisas mahkemelerine yönlendirilmesi ve bunun doğal hakim ilkesine aykırılık teşkil edip etmediği, dosyanın doğru tevzi edilmesi halinde davanın hangi mahkemede görülmesi gerektiği konusundaki farklı yorumlarından kaynaklanmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
KARAR TARİHİ: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ███████ 2026/2
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin SorumluluğundanKaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) talebine ilişkindir.
İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...İstanbul 17. Asliye ticaret mahkemesi dışındaki tüm İstanbul asliye ticaret mahkemeleri bu tür davaya bakmakla yetkili kılınmıştır. Eldeki dava mahkememize İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince gönderme kararı ile tevzi edilmiş olup, verilen karar teknik anlamda bir görevsizlik kararı değildir. Gönderme gerekçesi olarak davanın tevziden yanlık isimlendirilmiş olması gösterilmiştir.Gönderme kararına gerekçe yapılan dava türü doğru girilseydi de eldeki dava İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilebilirdi. Yanlış isimlendirme nedeniyle yanlış bir tevzi olmamış, tevzi puanı ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş bir dosyadır. Açılan bu dosya nedeniyle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi bir eksik dosya tevzi alacaktır. Tabii Hakim İlkesine göre dava, otomatik tevzi sonucu ilk düştüğü mahkemede görülür. Dava ismi yanlış girilmişse, görevli İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin kendisi de dava türünü UYAP sisteminden değiştirebilir. Bu nedenle dosya türünün değiştirilmesi amacıyla tevzi bürosuna iade edilmesi tabii hakim ilkesini ihlal edeceği gibi verilen gönderme kararının gerekçesi de mahkememizce yasaya uygun görülmemiştir. Bu nedenle dosyanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine..." gerekçesiyle karar verilmiştir.
İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesince,"... Her ne kadar mahkememiz finans işlerinden kaynaklanan davalara bakmakla yetkili olduğu gibi genel ticari davalara da bakmakla yetkilisi ise de; iş bu dosya yönünden tevzi bürosu tarafından ya da davacı vekili tarafından hatalı olarak dava türünün 5464 S.K. Uy. Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve Kredi Kartlarından Kaynaklanan Tazminat davası olarak girilmesi nedeniyle dosyanın genel tevziye tabi tutulmaksızın sadece finans mahkemeleri işaretlenmek suretiyle yapılan tevzi sonucu mahkememize tevdi edildiği; HSK'nın 1232 Sayılı kararı ile yargıda uzmanlaşmanın sağlanması amacıyla bazı mahkemelerin belirli konularda özel olarak yetkilendirildiği, nitekim daha önce de iflas ve konkordato davalarına bakmakla 1, 2 ve 3 nolu ticaret mahkemelerinin görevlendirildiği, bu tür görevlendirmelerinin amacının iş yoğunluğu yönünden belli bir uzmanlaşmanın ve hızlanmanın sağlanması olduğu dikkate alındığında dava türünün belirlenmesine ilişkin nitelendirmenin tevzi bürosunun ya da davacı tarafın inisiyatifine bırakılamayacağı, nitekim davacı tarafça ya da tevzi bürosu tarafından finans ihtisas seçilmesi sonucu ilgili dosyanın yalnızca İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesinin, diğer mahkemelere dosyanın tevzi edilmemesinin sağlanabileceği, bununla birlikte yalnızca bir finans ihtisas mahkemesi olan Bakırköy Adliyesinde benzer bir tevzi işleminin yapılması halinde dosyanın yalnızca finans ihtisas olmasının yanında genel tevziye de açık olan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olmasının sağlanabileceği ve hatta gelen bütün dosyaların bu şekilde Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilebileceği, asıl bu haliyle doğal hakim ilkesine aykırı bir durumun oluşabileceği değerlendirilmektedir. Yalnızca genel tevzi yapılmaksızın finans mahkemesi olarak girilen dava türü nedeniyle mahkememize tevdi edilen dosyalarda HSK'nın █████/2021 tarihli kararının amacı gereği mahkememizce tevzi işleminin düzeltilmesi için dosya doğru tevzi yapılmak üzere tevzi bürolarına iade edilmekte, tevzi bürosunca genel tevziye tabi tutulması sonucu dosya mahkememize tevdi edilirse doğal olarak davaya bakılmaktadır. İş bu dosya yönünde de yukarıda yapılan tevzi hatası nedeniyle mahkememize tevdi edilen dosyada yanlışlığın derhal farkedilmesi nedeniyle dosya genel mahkemeye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmiş olup; genel mahkemelere yapılan tevzi sonucunda dosyanın halen mahkememize tevzi edilme ihtimali bulunduğu dikkate alındığında doğal hakim ilkesine aykırı bir durum bulunmayıp tevzi bürosunca yapılan yanlışlığın giderilmesi sonucu dosyanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği, esasen dosyanın doğru tevzi edilmesi sonucunda yapılan ilk gerçek tevzi sonucunda doğal hakim ilkesi gereği görevli mahkeme İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan dosyanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki mahkeme gönderme gerekçesinde yanlış isimlendirme nedeniyle yanlış bir tevzi olmayıp, tevzi puanı ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş bir dosya olduğunu belirtmiş ise de dosyalar tevzi puanına göre değil sayıya göre tevzi edilmekte olup mahkememizin tevzi puanı diğer mahkemelerden fazla olduğu halde finans olması nedeniyle sayıya ve puana bakılmaksızın finans dosyaları finans mahkemelerine tevzi edilmektedir. Nitekim yeni kurulan İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosya sayısı eşitlenene kadar diğer mahkemeler tevziye kapatılmışken ihtisas mahkemesi olan mahkemelerle birlikte mahkememiz finans dosyaların yönünden doğal olarak tevziye kapatılmamıştır.Her ne kadar İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp iş bölümü ilişkisi ise de karşılıklı gönderme kararları sonucunda olumsuz görev uyuşmazlığı söz konusu olduğundan, görev hususunun halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir(HMK. 1. madde). Bir yerde aynı mahkemeden birden fazla bulunuyorsa, bunlar arasındaki ilişki ise genel anlamda iş dağılımı ilişkisidir. Ticaret mahkemeleri arasında ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla belirlenen ihtisas mahkemeleri ile diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki de kural olarak görev ilişkisi değildir. Keza, 5235 sayılı Yasanın 5/5. maddesinde, HSK tarafından görev değil, iş dağılımının belirlenecek olduğu açıklanmıştır(HSK 1. Dairesinin, bankacılık ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğuna, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı değil, gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiğine dair Yargıtay 11 HD █████████E. █████████K. sayılı kararı). Ancak, HSK kararı ile belirlenen denizcilik ihtisas mahkemesi ile o yerde bulunan diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir, Zira, TTK 5/2 maddede "Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" denilmektedir. Burada görevin kanunla düzenleneceği kuralına bir aykırılık olmayıp, kanunla belirlenen görevli mahkemenin, iş durumu nedeniyle birden fazla oluşturulan hangi dairesinin bakacağını belirleme yetkisi HSK'ya tevdi edilmiştir. Bunlarla birlikte kanunda ticaret mahkemesinin numarası gösterilmek suretiyle davaya bakacak mahkeme belirlenmiş ise, bu durumda da, göreve dair özel kanunda yapılan bir düzenleme söz konusu olmaktadır. Buna, 5411 sayılı Yasa madde 142 örnek olarak gösterilebilir. Bu maddede, "Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür." şeklindeki düzenleme yapılarak hangi numaralı ticaret mahkemesinin (kanunun tabiriyle ticaret mahkemesinin hangi dairesinin) görevli olduğu belirlenmiştir.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesi uyarınca merci tayini için iki mahkemenin karşılıklı bir şekilde görevsizlik/yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması gerekmektedir.
Somut olayda ise, mahkemelerce karşılıklı görevsizlik veyahut yetkisizlik kararı verilmek suretiyle olumsuz görev/yetki uyuşmazlığı çıkarılmamış olduğundan merci tayini koşulları bulunmamaktadır. Her iki mahkemece gönderme kararı vermek suretiyle dosyada el çekmiş olmakla merci tayini yoluyla kıyasen davaya bakacak mahkemenin belirlenmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de; karşılıklı verilen gönderme kararlarının konusu, davanın ihtisas mahkemesinde görülmesi gereken davalardan olup olmadığına ilişkin değil, genel tevziye açık olan her iki mahkemeden hangisince bakılması gerektiğine ilişkin olduğu nazara alındığında, ihtisas mahkemesine dair bir belirlenme yapılmasını gerektiren bir durumun da olmadığı, dolayısıyla kıyasen dahi merci tayinine mahal olmadığı anlaşılmakla; uyuşmazlığın mahallinde çözümlenmesi amacıyla dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; anılan mahkemeler arasındaki ihtilâf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın mahal mahkemesine İADESİNE █████/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!