İnternet reklam ve tanıtım hizmeti bedelinden doğan alacak nedeniyle açılan itirazın iptali davasında, davalının ticari statüsünün tespiti için yapılan araştırmaları ve tarafların iddialarını içeren hukuki süreç.
Özet: Davacı şirketin, eğitim sektöründeki bir anaokuluna internet üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti sağlama sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; davacı ödenmeyen bakiye bedeller nedeniyle borçlunun itirazının haksız olduğunu ve takibin devamını talep ederken, davalı ise davacının sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini (reklam dışındaki yazılım ve ar-ge hizmetleri gibi) yerine getirmediğini, kendisine fatura düzenlenmediğini ve davanın kötü niyetli olduğunu iddia ederek reddini talep etmekte olup, mahkeme tarafların iddialarını değerlendirmek üzere davalının tacir sıfatını ve ticari defter kayıtlarını araştırarak uyuşmazlığın ticari niteliğini ve kendi görevini incelemektedir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:███████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2026KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği günden bugüne eğitim sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, İşbu reklam ve tanıtım hizmeti, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen okul için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ... Anaokulu ünvanlı eğitim kurumunun reklam ve ilanını portallarında yayınlamak isteyen davalı ile █████/2024 tarihinde ... numaralı sözleşme imzalandığını, Bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Borçlu icra takibinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup itiraz ile icra takibi durduğunu, Zorunlu arabuluculuk kapsamında 02.09.2025 tarihinde müvekkili şirket ile davalı arasında ... arabuluculuk numarasıyla Ticari Dava Şartı arabuluculuk süreci başladığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olarak alacağı sürüncemede bırakma çabası içerisinde olduğunu, Borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, Davalının aleyhine, alacağın %20’si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Her ne kadar davacı tarafça, sözleşmenin, reklam hizmeti sunma üzerine kurulduğu ve davacı şirketin reklam hizmeti verdiğini ifade etmişse de esasında sözleşmeden de anlaşılacağı üzere davacı şirket salt reklam hizmeti vermemekte aynı zamanda geliştirdiği ar-ge ürünlerini sunmakta, analiz yapmakta ve kullanıcı ilişkileri ile ürün yönetimini destekleyen yazılımları sunmakta olduğunu, Dava dilekçesinin ekinde yer alan birkaç internet sitesinden yola çıkılarak reklam hizmeti verildiği ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirildiği belirtilmişse de davacının aynı zamanda reklama ilişkin yazılım sunma, yazılımı geliştirme ve ar-ge ürünleri çerçevesinde müşterisinin alıcı pörtföyüne yarar sağlayıcı yan edimleri de yerine getirme yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkili şirkete gönderilmiş yahut ticari defterine işlenmiş bir faturanın mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülükleri ile davacının taleplerinin örtüşmediğini, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli bir şekilde işbu davanın açılmış olduğunu, icra iflas kanunu uyarınca %20 den aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, haksız açılmış davanın reddedilmesine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla Kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilerek lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:... Gelir İdaresi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. GEREKÇE:Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin █████████ esas, █████████ karar sayılı kararı)HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır