Karşılıksız yararlanma suçunda kovuşturma aşamasında zararın tamamen giderilmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerekirken hüküm kurulmasının kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Karşılıksız yararlanma suçunda, soruşturma aşamasında usulüne uygun bildirim yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmadan, hükümlünün kovuşturma aşamasında kurum zararını vergili ve cezasız gerçek miktar üzerinden tamamen tazmin etmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesi gerekirken, mahkemece cezada 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesinin hatalı olduğu ve hükümlü hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, katılan kurumun zararının kovuşturma sırasında tazmin edilmesi nedeniyle sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Kanunun 168/5. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, hükümlüye miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına ya da usûle aykırı olarak yapılmış olmasına rağmen hükümlü tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde, bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek hükümlü hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; somut olayda soruşturma aşamasında bilirkişi raporu düzenlettirilmeden, şikâyetçi kurumun bildirdiği zarar miktarı (1.308,10 TL) esas alınarak hükümlüye bildirimde bulunulduğu, halbuki kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile kurum zararının vergili ve cezasız 1.099,71 TL olarak hesaplandığı ve bu miktarın hükümlü tarafından 29.03.2018 tarihinde ödendiği, bu suretle hükümlünün kurum zararını giderdiği, böylelikle soruşturma aşamasında usûlüne uygun olarak ihtar işlemi yapılmamış olup hükümlü tarafından kovuşturma aşamasında kurumun zararının tamamen karşılandığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; hükümlü hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu, belirlenmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!