Cezaevindeki suça sürüklenen çocuğa yapılan usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmeyen hükme karşı iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunda kanun yararına bozma isteminin reddi kararı.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bir çocuğa iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle yaptığı kanun yararına bozma istemi, kararın tebliğ tarihinde suça sürüklenen çocuğun ceza infaz kurumunda bulunması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, olağan kanun yolu olan istinafa tabi olması sebebiyle reddedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.
2. Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın, aynı konutta oturan kardeşi imzasına 08.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini gösterir şekilde yapılan tebligattan sonra istinaf edilmeden kesinleştiğinden bahisle 16.11.2022 tarihli kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmış ise de; UYAP kayıtlarına göre, suça sürüklenen çocuğun kararın tebliğ edildiği tarihten önce 26.10.2022 tarihinde ... 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giriş yaptığının ve kararın tebliğ edildiği tarihte de anılan cezaevinde gözüktüğünün, tebliğ tarihinde cezaevinden izinli olarak çıkıp çıkmadığına ya da firar durumunda olup olmadığına ilişkin dosya kapsamında bir bilgi yahut belgeye rastlanılmadığının, bu sebeple 08.11.2022 tarihli tebligatın bu aşamada usûlsüz olduğunun kabulünün gerektiğinin anlaşılması karşısında, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!