Kanun Yararına Bozma talebi üzerine, hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdiri için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kilitli ancak sabitlenmemiş bir motosikletin çalınması davasında, ilk derece mahkemesinin hırsızlık suçuna ilişkin Türk Ceza Kanununun (TCK) yanlış maddesini (142/2-h yerine 142/1-e) uygulayarak fazla ceza tayin etmesi ve sanığın zararı karşılama iradesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerini (TCK 168/2) değerlendirmemesi nedeniyle kanun yararına bozma talebine ilişkindir; Yargıtay, özellikle etkin pişmanlık konusundaki tespitler ışığında, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre;1- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında yer alan "...Müştekinin evinin önündeki caddeye herhangi bir yere sabitlenmeden direksiyon kilidi ile kilitli olarak park edilen motosikletin bulunduğu yerden çalınması şeklinde gerçekleşen eylemin TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında TCK’nın 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiş..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Sanığın olay günü müştekiye ait herhangi bir yere sabitlenmeden kilitli olan elektrikli motosikleti sürükleyerek hırsızlanması şeklinde sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde yer alan adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi yerine, yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, 2) Yargıtay 2. Ceza Dairesi Başkanlığı'nın █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, 2021/... sayılı kararında, "Sanıkların █████/2015 tarihli oturumda alınan savunmalarında ve █████/2015 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediklerini belirttiklerinin, müştekinin ise █████/2015 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını ve zararının karşılanmasını istemediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde kovuşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 08.04.2020 tarihli duruşmada, müştekinin varsa zararını karşılamak istediğini beyan etmesi, müştekinin ise 16.09.2020 tarihli duruşmada, şikayetçi olmadığını, zararının karşılanmasını istemediğini beyan etmesi karşısında, sanığın cezasından etkin pişmanlık indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEHükümlünün 08.04.2020 tarihli duruşmada, şikâyetçinin varsa zararını karşılamak istediğini beyan ettiğinin, şikâyetçinin ise 16.09.2020 tarihli duruşmada, 8.000,00 TL civarında zararının bulunduğunu, ancak şikayetçi olmadığını, zararının karşılanmasını istemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi, ödeme yapılmaması hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, fakat ödemenin yapılması durumunda kovuşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeniyle hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verildiği, belirlenmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.