İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, icra takibinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediğinden usulden reddedilen itirazın iptali davasında nispi vekalet ücretine ilişkin istinaf kararı.
Özet: İstinaf incelemesine konu olan olayda, ilk derece mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan alacak için başlatılan itirazın iptali davasını, davacının icra takibinde yabancı para cinsinden alacağının Türk Lirası karşılığını göstermemesi nedeniyle usulden reddetmiş; davacı vekili ise, kararın sadece vekalet ücretine ilişkin kısmına itiraz ederek, davanın usulden reddedilmesi karşısında nispi vekalet ücreti yerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin öngördüğü maktu ücretin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ KARAR NO:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ:█████/2026NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten 61.043,89 litre D-1 tipi Etanol (%96) ürününü satın aldığını, teslim edilen ürünler için düzenlenen 11.04.2025 tarihli ... nolu ve 15.06.2025 tarihli ... nolu e-faturaların bir kısım borcunun ödenmediğini, kısmi ödeme mahsup edildikten sonra kalan 34.471 USD'nin ödenmediğini, faturaların davalıya ayrıca Adana ... Noterliğinin 21.08.2025 tarihli ihtarı ile gönderilerek 1 hafta içerisinde ödenmesinin istendiğini, davalının itiraz etmediği faturalara konu borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 35. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilin itirazlarının haklı olduğunu, davacının iddia ettiği 34.471 USD alacağı bulunmadığını, davacının ibraz ettiği cari hesap kayıtlarında alacağın Dolar üzerinden hesaplandığını, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkide, davacının tek yanlı düzenlediği fatura ve cari hesaba göre alacak belirlenemeyeceğini, müvekkilinin cari hesap kayıtlarında alacağın 1.205.066,03 TL olduğunu, Dolar üzerinden talepte bulunulamayacağını, ... numaralı faturadaki alacağın 35,42 TL/USD kuru üzerinden hesaplandığı ve 1.205.066,24 TL karşılığı olarak faturalandırıldığını, buna göre davacının fatura tarihindeki Dolar kurunu tercih ettiğini, 1.444.303,87 TL alacağın hukuki dayanağı bulunmadığını ve alacağın ihtilaflı olduğunu, gönderilen ihtarın TTK'nın 21/3.maddesi kapsamında teyit mektubu niteliğinde olduğunu, teyit mektubunun içeriğinin hukuken sonuç doğurması için usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerektiğini, ancak davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, usulüne uygun tebliğ edilmeyen işbu ihtar, müvekkilinin nezdinde hüküm ifade etmeyeceğini, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayın değerlendirilmesinde; İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı, ödeme emrinin de aynı şekilde olduğu, 2004 sayılı İİK m. 58/3 ve 60/1-1 hükümleri uyarınca alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği (Yargıtay HGK'nun █████/1999 tarih ve ███████-271 E. - ██████ K. sayılı kararı), itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının ise bu daya özgü bir dava şartı olduğu, somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden 'usulüne uygun bir icra takibinin bulunması' şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği..." gerekçesiyle, davanın geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeniyle HMK'nın 114 ve 115.maddelerine göre usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece icra takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle usulüne uygun icra takibi bulunmadığını gerekçesiyle davanın reddi ile reddedilen miktar üzerinden 220.202,54 TL nispi vekâlet ücretine hükmedildiğini, hükmün sadece vekalet ücretine ilişkin kısmının istinaf edildiğini, davanın usulden reddi nedeniyle nisbi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin görevsizlik, yetkisizlik, dava şartı/ön şart yokluğu ve benzeri usulden ret hâlleri için öngördüğü özel düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini, dava usulden reddedildiğinden, Tarife uyarınca nispi ücretin söz konusu olacağı kabul edilse bile, Tarife’nin usulden ret hâllerinde öngördüğü “mahkemeye göre belirlenen maktu ücret tutarlarını aşmama” ilkesi gereği, hükmedilecek nispi vekâlet ücretinin asliye mahkemeleri için öngörülen maktu tutarı aşmaması gerektiğini, bu husun yeniden yargılama yapılmadan düzeltilebileceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın geçerli bir icra takibi bulunmasına dair özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacı tarafından İstanbul 35.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı belirlenerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün esasına ilişkin istinaf nedeni bulunmamaktadır. Davacı vekili, Tarife hükümlerine göre davanın usulden reddi nedeniyle maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7. Maddesinde, "...(2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi bulunmaktadır.Buna göre davanın geçerli bir icra takibi bulunmaması dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesine göre davalı lehine maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, Dairemizce davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın usulden reddine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 24.665,10 TL harçtan mahsubu ile artan 23.933,10 TL harcın, kararın kesinleşmesi ve talep hâlinde davacıya iadesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kandi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının, kararın kesinleşmesi hâlinde, yatıran taraflara iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı ile 315,00 TL posota ve tebligat gideri olmak üzere toplam 324,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,8-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi. KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.