İşçilik alacaklarına dayalı icra takibinde, icra emrinin faiz düzeltmesiyle yenilenmesinin doğrudan doğruya iflas talebi hakkını sona erdirip erdirmediği tartışması.
Özet: Bu hukuki evrak, kesinleşmiş işçilik alacakları nedeniyle başlatılan icra takibinde borcun ödenmemesi üzerine, borçlu şirketin İİK 177/4 maddesi uyarınca doğrudan iflasının talep edilmesi üzerine gelişen bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk derece mahkemesi iflasa karar vermişken, bölge adliye mahkemesi, faiz düzeltmesi sonrası yeni bir icra emrinin tebliğ edilmiş olmasını gerekçe göstererek, ilk icra emrinin hükmünü yitirdiğine ve iflas talebinin reddine hükmetmiştir. Temyiz eden taraf, icra takibinin derdest olduğunu ve borçlunun ödeme yapmadığını belirtmiştir. Yargıtay ise, icra mahkemesince yapılan bir düzeltmenin icra emrini iptal etmediğini, aksine düzeltilmiş haliyle geçerliliğini koruduğunu ve bu durumda ikinci kez icra emri düzenlenmesinin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, iflas talebinin dayanağının ortadan kalkmadığına dair bir işaret vermektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıfatıyla)SAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEPTalep eden vekili dilekçesinde; borçlu şirket hakkında iş akdinin feshinden kaynaklı işçilik alacakları talebiyle açılan talebin kabul edildiğini ve 14.07.2021 tarihinde kesinleştiğini, bu karara istinaden başlatılan icra takibinde icra emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, haciz ve mal varlığı sorgulamasının sonuçsuz kaldığını, borçlu şirketin icra dosyasına herhangi bir ödeme yapmadığını, ileri sürerek, borçlu şirketin İİK’nın 177/4. maddesi gereği doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPBorçlu vekili cevap dilekçesinde; talebin 1 yıllık hak düşürücü süresinde açılmadığını, İİK’nın 177/4. maddedeki yasal koşulların oluşmadığını, icra takibinin kesinleşmediğini, icra takibine karşı şikayet yoluna başvurulduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep eden tarafça Zonguldak 3. İş Mahkemesi’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamına dayalı alacağının Zonguldak İcra Müdürlüğü’nün ██████████ sayılı icra takip dosyasından gönderilen icra emri ile istenildiği halde borçlu tarafça ödeme yapılmadığı, borçlunun Zonguldak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6650 ticaret sicil numarasına kayıtlı tüzel kişi tacir olması nedeni ile iflasa tabi olduğu, borçlu şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere davet edildiği halde duruşmaya katılmadığı, dolayısıyla İİK’nın 177/4. maddesindeki borçlunun iflasını talep edebilmesine ilişkin koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra emrinin borçlu vekiline tebliğ edilip takip kesinleştiği halde icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı, aksine borçlu vekilince faizin yanlış hesaplandığı iddiasına dayalı olarak icra emrinin düzeltilmesine ilişkin şikayet üzerine icra hukuk mahkemesince icra emrinin faize ilişkin kısmında düzeltme yapıldığı, alacaklı tarafından yeniden bir icra emri düzenlenerek borçluya icra emrinin tekrar tebliğ edildiği, bu durumda borçluya yeni bir icra emri düzenlenerek tebliğ edildiğinden ilk icra emrinin sonuçları ve bu icra emrine bağlı doğrudan iflas talep etme hakkının düşeceği, eldeki talebin ilk düzenlenen icra emrine dayanılarak açıldığı ve dayanak icra emrinin ikinci düzenlenen icra emriyle ortadan kalktığı, hükmünü yitirdiği gerekçesiyle borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, talebin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriTalep eden vekili temyiz dilekçesinde; takibin iptaline karar verilmediğini, takip dosyası halen derdest olup borçlu tarafça ödeme yapılmadığını, düzenlenen yeni icra emri yeniden borçlu şirkete tebliğ edilmesine rağmen borçlu şirketin yine ödeme yapmadığını, bu talebin ilk icra emrine dayandığından reddi gerektiği yorumunun hukuka aykırı olduğunu, borçlu şirketin işçilere, vergi dairesine, kurumlara yüklü miktarda borçlarının bulunduğunu, borçlunun ödeme niyeti olmadığı ve ekonomik durumunun olmadığı zaten bugüne kadar ödeme yapmamasından anlaşıldığını, müvekkilinin ekonomik gücü olmadığını, adli yardım taleplerinin kabulü ile kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiş olduğundan HMK’nın 335/3 maddesi gereğince adli yardımın kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği hükmüne göre talep edenin temyiz harcının yatırmamasında usule aykırılık bulunmamaktadır.2. Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 177/4. maddesinden kaynaklanan ilama müstenit alacağın icra emriyle istenildiği halde ödenmemesine dayalı doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. İİK’nın 17/1. maddesine göre icra mahkemesi şikayeti kabul ettiğinde icra dairesinin işlemini iptal edebileceği gibi düzeltme kararı da verebilir. Zonguldak İcra Hukuk Mahkemesi’nin ███████ E., ████████ K. sayılı kararında Zonguldak İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyasında icra emrinin düzeltilmesine karar verdiğine göre icra emri düzeltilmiş bu haliyle geçerli ve hukuki sonuçlarını doğurur. İcra emri düzeltilmiş ve geçerli olmasına rağmen ikinci kez icra emri düzenlenmesi gerekli değil fazla bir işlemdir. Düzeltilmiş ilk icra emrine göre takip borçlusu borcunu ödemediğine göre İİK’nın 177/4. maddesi uyarınca iflas koşulları oluştuğundan borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken yazılı ve isabetsiz gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.