Mirastan mal kaçırma kastıyla yapılan muvazaalı taşınmaz devirlerine ilişkin tapu iptali ve tescil davasında bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Mirasbırakan muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi mirasbırakanın taşınmazları mirasçıdan mal kaçırma amacıyla devrettiği gerekçesiyle davacının miras payı oranında tapu iptali ve tesciline, üçüncü kişiye satılan taşınmazın bedelinin tahsiline hükmetmiş; davalının süresi içinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunmaması üzerine bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirmediği gerekçesiyle onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacı ile davalının murisi ...’ün 22.07.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin, tarafların annesi olan eşi ile boşandığını ve uzun süredir ayrı yaşadığını, muris ile davalının anlaşarak davacıyı mirastan mahrum bırakmak amacıyla murise ait taşınmazların 2017 yılı Ağustos–Eylül aylarında davalı üzerine devredildiğini, murisin 19.07.2017 tarihinde huzurevine yerleştiğini ve ölümüne kadar burada kaldığını, üçüncü kişi ...’a yapılan devir hariç işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davalının mirası reddetmesi sebebiyle taşınmazların tamamının davacı adına tesciline, mümkün olmazsa miras payı oranında tesciline, üçüncü kişiye satışı yapılan taşınmazın gerçek bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının muristen maddi olarak faydalandığını, muris ile davacı ve annesi arasında menfaate dayalı bir ilişkinin bulunduğunu, buna karşılık davalının babasıyla ilgilendiğini, ihtiyaçlarını karşıladığını, dava konusu taşınmazların gerçek bir ihtiyaç kapsamında devralındığını, davacının murisle ilgilenmediğini ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu taşınmazları devretmesini haklı ve makul bir nedene dayandıracak ihtiyacının bulunmadığı, satış bedellerinin banka kayıtlarıyla doğrulanmadığı, terekenin artmadığı, mirasçılar arasında dengeli bir paylaştırma yapılmadığı, satış bedelleri ile taşınmazların gerçek değerleri arasında fark bulunduğu, bu nedenle temliklerin mirastan mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiği gerekçesiyle asıl talebin reddine, terditli talebin kabulü ile dava konusu taşınmazların davacının miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, ayrıca davalı tarafından üçüncü kişiye devredilen taşınmaz yönünden belirlenen bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilince sunulan süre tutum dilekçesinden sonra, gerekçeli kararın tebliğine rağmen yasal süresi içerisinde istinaf sebeplerini içeren dilekçe sunulmadığı, bu nedenle başvurunun gerekçesiz istinaf niteliğinde olduğu, incelemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi kapsamında yalnızca kamu düzeni yönünden yapılabileceği, İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 20.902,25 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!