İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kiralık aracın karıştığı trafik kazası neticesinde oluşan hasar, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminat talepli davanın detaylı incelemesi.
Özet: Bir araç kiralama şirketinin 29 Nisan 2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasar gören aracı için tamir bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti (kazanç kaybı) tazminatlarının ödenmesi talebiyle açtığı haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davacı taraf ayrıca alacaklarının tahsili için ihtiyati haciz istemiş; davalı sigorta şirketi ise zamanaşımı, davanın niteliği ve talep edilen bedellerin fahiş olduğu yönünde itirazlarda bulunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınarak yargılamaya devam edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun süreli filo şeklinde araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 29.04.2024 günü ... ili ... ilçesi ... Caddesi mevkiinde seyir halinde iken ... plakalı aracın kusuru ile gerçekleşen kaza neticesinde hasar aldığını ve bu nedenle onarımı sağlandığını, söz konusu kazada ... plaka numaralı aracın kusurlu hareketleri sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kusurlu araç sürücüsünün beyanları ile de tutanak altına alındığını, dolayısıyla müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyeti bedelinin (kazanç kaybı) davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tazmini için işbu davayı açmak hasıl olduğunu belirterek; davanın kabulüne, davalıların 3. şahıslarda hak ve alacakları ile haczi kabil malları mevcut olduğunu iş bu alacağın niteliği ve miktarı, alacağın rehin veya ipotek ile teminat altına alınmamış olması ve muaccel hale gelmiş olması hususları birlikte nazara alındığında ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile; dava sonucunda hüküm altına alınacak olası alacağın tahsilini sağlamak amacıyla; davalıların alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, 102.413,73-TL Hasar Bedeli, 100,00-TL Değer Kaybı Bedeli (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası) ve 100,00-TL (HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak) Araç Mahrumiyet Bedeli (Kazanç kaybı) açısından daha sonra artırılmak üzere kaza tarihi olan 29.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskoont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, harç ve sair giderler ile vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... ... Şirketi vekilinin 31.10.2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespitini, süresinde açılmadığının tespiti halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazların kabulü ve zamanaşım/hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeniyle davanın reddedilmesinin gerektiğini, davacının belirsiz/kısmi alacak talepli dava ikame etmişse de dosyada yapılan açıklamalardan ve davacı tarafın hasar başvuru dilekçesinden de görüleceği üzere talep miktarının açıkça belirtildiğini, bu nedenle HMK’nın 107 ve 109 maddelerine dayanarak belirsiz/kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığından talebin reddine karar verilmesini, 29.04.2024 tarihinde müvekkili şirkete ait aracın davacıya ait ... plakalı araç ile yapmış olduğu kaza neticesinde davacı tarafından hasar bedeli, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı taleplerine ilişkin olarak huzurdaki dava ikame edilmişse de haksız davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen hasar bedelinin başvurucu tarafından ispatlanmasının gerektiğini, mahkeme tarafından kusur ve hasar miktarları yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kusur oranının tespitinden sonra davaya konu tazminat taleplerinin hesaplanması gerektiğini belirterek; müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinin ispat edilmesi ve fahiş olması nedenleriyle reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı asile dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya karşı bir cevap sunmadığı görüldü.Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Davacı vekilinin 21.04.2026 havale tarihli dilekçesi ile dava değer arttırım dilekçesi sunarak dava değerini 216.613,73-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; ... İli ... İlçesi ... Mah.” de, ... Cad. üzerinde; Kaza krokisine göre ismi belirtimeyen yolda ve belirtilmeyen yönde, ismi belirtmeyen yol kavşağı yaklaşımında, iki şeritli olan, tam mevki ve diğer özellikleri belirtilmeyen yerde seyretmekte iken; kendisinin ön ilerisinde seyreden ve ani fren yapan bir araca çarpmamak için direksiyonu kırarak manevra yapan, ancak yerler ıslak olduğu için kayarak aracının kontrolünü kaybeden sürücü ...” ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile kontrolünü kapatması esnasında aracının belirtilmeyen kısımları, aynı yolda karşı ( zıt) yönde ve kendi şeridinde seyreden sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan şoför kapısı kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı olarak gerçekleşen kaza neticesinde maddi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşıldı. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; kazanın oluşu konusunda sürücülerin düzenlediği Kaza Tespit Tutanağı dışında başka bilgiye rastlanmamıştır. Tutanağa göre; Davalı sürücü ...” ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; anılan yolda seyrederken; Kendisinin ön ilerisinde seyreden ve ani fren yapan bir araca çarpmamak için direksiyonu kırarak manevra yaptığı ve yerler ıslak olduğu için aracının kayarak kontrolünü kaybetmesi ve kontrolsüzce yolun karşı ( zıt) yönden gelen araçların kullandığı kısmına girmesi ve bu yönde seyreden araçların seyir yönünü kapatması esnasında aracının belirtilmeyen kısımları ile, karşı zıt yönden gelen diğer araca çarptığı; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%100 oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı, öte yandan ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... hakkında Trafik Kaza Tespit Tutanağında adı geçen sürücünün herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmemiştir. Tutanağa göre adı geçen sürücünün idaresindeki araçla kendi yönünde ve kendi şeridinde seyir halinde olduğu esnada; Karşı ( zıt ) yönden gelen ve sürücüsünün kontrolünden çıkan aracın çarpmasına uğradığı, kazada etkisi olmadığı, alabileceği tedbir bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz” olacağı değerlendirilmiştir.Hasar yönünde yapılan değerlendirmede; Dava konusu ...&... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... ... tipi, 46.162 km kullanım mesafesinde olan 2022 model otomobilin dava konusu hasarına ilişkin olarak dosyaya sunulan servis onarım belgesi ve 03.01.2025 tarihli onarım faturasında onarım için değiştirilmesi gereken parça bedeli 11.314,22 TL iskonto ile 68.769,77 TL, işçilik bedeli 16.575,00 TL olmak üzere toplam onarım bedeli KDV hariç 85.344,77 TL, KDV dahil 102.413,72 TL olarak hesaplanmıştır. Onarım faturasında yer alan ıskontosuz parça bedelleri hasar tarihi itibariyle orijinal yeni parça bedellerine uygundur. Kaza tutanağında yer alan kaza krokisinde çizilen çarpışma şekli göz önüne alındığına onarım faturasının hasar ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.İlk tescil tarihi 17.10.2022 olan dava konusu araç 29.04.2024 hasar tarihi itibariyle yaklaşık 1,5 yıl kullanılmış ve 46.162 km kullanım mesafesindedir. Zarardan sorumlu tarafın sorumluluğunun, kusuru oranında, zarar gören aracı zarar görmeden önceki haline getirilmesi ile sınırlı olduğu, zarar oluşuncaya kadar meydana gelen hasarlar ile aracın ekonomik ömrünü azaltan doğal yıpranmaların ortadan kaldırılmasından sorumlu olmadığı, gerçek zararın ancak (Hasar gören parçaların orijinal olması durumunda) aracın onarımında tamamen hasarsız kullanılmış orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı açıktır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, tam zayi olan araçlarda zararın hasar öncesi emsal araçların rayiç değeri ile karşılandığı göz önüne alındığında, kısmi hasarın, hasarlı parçaların kaza tarihindeki haline emsal parçalar ile giderilmesi gerekmektedir. Aracın onarımında, orijinal yeni parça kullanılması durumunda meydana gelen kiymet kazanma; değişen parçaların onarılarak tekrar kullanılabilir olması durumunda iade, değişen parçaların onarılarak tekrar kullanıla bilir olmaması durumunda ise onarımla tekrar kullanılamayacak olan parçanın malzeme değerini ortadan kaldırmayacağı gözetilerek hurda tenzili yapılması gerekir. Onarımın araç maliki eli ile yaptırılmış olması durumunda, piyasa şartlarında orijinal parça temininde pazarlık payını da gözetilmesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, dava konusu aracın onarımında kullanılan parçalara yaklaşık %12 oranında indirim uygulandığı göz önüne alındığında onarım faturasında yer alan KDV dahil toplam tutarın onarım zararı olarak kadri maruf olmakla birlikte sol ön ve arka kapı onarılarak tekrar kullanılabilir olmaları nedeniyle iade kapsamında değerlendirilmiş, yeni parçalar için uygulanan kıymet kazanma tenzili ile gerçek zararın hasar tarihi itibariyle, KDV dahil 78.000,00 TL mertebesinde olduğuna ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Değer kaybı bedeli yönünden; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ karar sayılı ilamında "tamamen onarılmış olsa bile araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı, mükerrer hasarların ise değer kaybı yaratmayacağı açıktır.Yargıtay kararında, tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, hasarın, hasarlı parçanın herhangi bir müdahale yapmadan orijinal yenisi ile değiştirilerek giderildiği durumlarda, değer düşümüne neden olan tahribat izlerinin tamamen ortadan kalkması nedeniyle değer kaybına yol açmayacağının Yargıtay” ın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı aracın hasarına ilişkin olarak dosyaya sunulmuş belgelerden yer alan onarımı kalemlerinden, sol ön kapı, sol arka kapı, sol arka çamurluk ve sol marşbiyel hasarları mükerrer hasar olmamaları durumunda aracın hasar emarelerini taşımasına yol açmaları nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarım kalemleridir.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin ... sayılı yazısından ...&... şase numaralı, ... plakalı aracın 29.04.2024 tarihli dava konusu hasar öncesi kayıtlı hasarı olmadığı anlaşılmaktadır. Belge ekinde yer alan hasar kayıtlarına, dava konusu hasar sonrası meydana gelmiş 13.07.2024 tarihli hasara ilişkin hasar dosyası açıldığı göz önüne alındığında, dava konusu hasarın kayıtsız hasarlar olduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından dosyaya sunulan hasar geçmişinin gerçek hasar geçmişini yansıtmadığı anlaşılmaktadırDava konusu hasar nedeniyle ... plakalı araçta hasar tarihi itibariyle meydana gelen değer kaybı, güncel satış ilanlarında yer alan satış değerleri, araçların kullanım mesafesi ve hasarları göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre tespit edilen güncel değer kaybının güncel ve hasar tarihi itibariyle kasko değerleri (Resim C.2) kullanılarak nispi yöntem ile hasar tarihine irca edilmiş değeri göz önüne alınarak hasar tarihi itibariyle 102.000,00 TL mertebesinde olduğu kanaatine varılmıştır.Kazanç Kaybı ( Araç mahrumiyetinden kaynaklı ) talebi yönünden ; haksız fiil nedeniyle zarar gören davacının aracını kullanamamasından, kiraya vererek kazanç elde edememesinden kaynaklı olarak tazmin talebinde bulunma hakkı vardır. Öncelikle aracın tamirde kaldığı süre değil, makul onarım süresinin belirlenmesi önem arz eder. Bilirkişi tarafından makul onarım süresi 10 gün olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük kira bedeli, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaşı, plaka kodu göz önüne alınarak emsal araçların güncel 10 günlük kira bedeli ilanları ile TÜİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçları tablosunda hasar tarihi ve güncel tarih itibariyle yer alan TÜFE endeks değerleri kullanılarak nispi yöntemle hesaplanmış değer göz önüne alınarak davacının 10 gün süre araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen zararının hasar tarihi itibariyle 12.200,00 TL mertebesinde olduğu kanaatine varılmıştır .Belirtilen açıklamalar ışığında, kaza tarihinden itibaren, kazaya neden olan aracın ticari araç olduğu dikkate alınarak işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte tazmini için aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;a) Araç değer kaybı nedeniyle; 102.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 29.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,b) Hasar Bedeli nedeniyle; 78.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 29.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,c) Araç mahrumiyet kaybı nedeniyle; 12.200,00-TL bedelin kaza tarihi olan 29.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 13.129,18-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere yatırılan 3.699,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.429,95-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak hazineye gelir kaydına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 4.081,58-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde kalan 518,42-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... ... ... Şirketi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 24.413,73-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... ... Şirketi'ne verilmesine,Davalı asilin kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan peşin harç, başvuru harcı ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.314,63-TL harç giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından 18.083,50-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 16.045,38-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacakları şekilde alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sondası talep halinde yatıran taraflara iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davalı ... ... ... LTD ŞTİ vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır