Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iflas tasfiyesinde sıra cetveline itiraz davasında, müflis şirketin eksik bıraktığı inşaatın tamamlama maliyetinin iflas masasına alacak olarak kaydedilmesi talebi üzerine gelişen uyuşmazlık.
Özet: Davacı, iflas eden inşaat şirketinden satın alıp bedelini ödediği bağımsız bölümün inşaatının tamamlanmaması nedeniyle oluşan doğrudan zararını ve eksik imalat maliyetini, bilirkişi raporuyla sabit olduğunu belirterek iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunmuştur. İflas idaresinin bu talebi "yargılama gerektirir" gerekçesiyle reddetmesi üzerine davacı, tapu kaydı, ödeme belgeleri ve bilirkişi raporuyla desteklediği, iflasla para borcuna dönüşen alacağının sıra cetveline kaydedilmesi için dava açmıştır. Davalı ise talebin mesnetsiz olduğunu, müflis kayıtlarında yer almadığını ve yargılamayı gerektiren niteliği itibarıyla alacaklılar arası eşitliği bozacağını savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Müflis ..... Yapı İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından 2009 yılında inşaatına başlanan İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parsel'de yer alan 3.296 bağımsız bölümlü .... konut/iş yeri projesinden, B4 Blok, 14 numaralı bağımsız bölümü, Mayıs 2012 anahtar teslim şartlı 16.10.2010 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile satın almış ve bu satıştan müflis şirkete borcu kalmadığını, ödeme belgeleri ile de sabit olduğunu, satışa konu tüm ödemeleri müflis şirkete yaptıktan sonra tapusu tüm takyidattan ari olarak müvekkili adına tescil edildiğini, müflis şirketin yarım bıraktığı inşaatı kendi mali imkanları ile tamamlamak isteyen kat irtifak tapu sahiplerinin kurduğu inşaatı tamamlama yönetimi, öncelikle yarım kalmış inşaatın tamamlama maliyetini tespit etmek amacıyla Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinde █████/2025 tarih,.... D. İş. Sayılı tespit davası açıldığını, söz konusu dava dosyasına sunulan 11.08.2025 tarihli (Dosyada Mübrez, Alacak kaydı Dilekçesi EK-4) denetime elverişli bilirkişi raporunda proje bazında eksik imalatları tamamlama maliyetinin 6.781.017.580,00 TL olduğu tespit edildiğini, bedelin 2.076,732,00-TL olduğu hesaplandığını, bu tutar, müflis şirketin inşaatı tamamlama borcunu ifa etmemesi nedeniyle taraflarının uğradığı doğrudan zarar olduğunu, bu alacak İİK'na göre müflisin iflası ile muaccel hale gelmiş olmakla taraflarına ödenmesi gerektiğini, taraflarına iflas masasına müflis şirketin yarım bıraktığı inşaatı tamamlama borcundan kaynaklanan 2.076,732,00-TL ve terditli olarak mevcut imalatın hukuka aykırı eksiltilmesinden kaynaklanan 223.584,18-TL alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, söz konusu alacakları, müflis şirket yetkilisi tarafından mücbir sebep gerekçesi ile iflas idaresi tarafından ise yargılama gerektiren bir alacak olduğu gerekçesi ile RET edildiğini, Bu gerekçe hukuka aykırı olduğunu zira müflis şirket ile aramda kurulan satış sözleşmesi, ödeme belgeleri, tapu kaydı ve bilirkişi raporu alacağın varlığını hukuken ispatlamaya yeterli olduğunu,. Müflis şirketin inşaatı tamamlama borcu olduğunu, ancak müflisin iflası ile eksik ifa / imkansız ifa ile yapma borcu, para borcuna dönüştüğünü,. Bu nedenle İİK m. 235/3 gereğince alacağın masaya kavdedilmesi zorunlu hale geldiğini, davanın kabulü ile öncelikle İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, .... Parsel'de .... konut/iş yeri projesinde müvekkilinin maliki olduğu B4 Blok, 14 numaralı bağımsız bölüm inşaatının tamamlama maliyeti bedeli olarak Bakırköy ... İflas Müdürlüğü .... İflas talep edilen 1.317.330,00-TL alacağımızın tamamının Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya bilirkişi raporu doğrultusunda sıra cetveline kayıt ve kabulüne, İlk taleplerinin kabul edilmemesi halinde; alacak başvuru dilekçemizde terditli olarak talep ettikleri müflis şirketin dava konusu yarım kalmış mevcut inşaat bloklarından hukuka aykırı olarak söküp yerlerine takmadığı eksilen yapı malzemelerinin maliyetinin tespitine yönelik müflis şirket tarafından bilirkişiye tespit ettirilerek taraflara yayınlanan dosyada mübrez ilan doğrultusunda, müvekkilinin maliki olduğu B4 Blok, 44 numaralı bağımsız bölüme isabet eden 143.466,51-TL alacağımızın tamamının sıra cetveline kayıt ve kabulüne, İİK'nun 235/1. Maddesine istinaden ikinci alacaklar toplantısına katılmamız hususunda ara karar tesisine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava dilekçesinde de başvuru dilekçesinde olduğu gibi müvekkillerinin inşaat tamamlanmadığı için uğranılan zarar varsayımıyla 1.317.330,00 TL; işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde sökülen yapı malzemeleri dolayısıyla 143.466,51 TL masadan alacaklı olduklarını beyan ettiklerini, Önemle belirtmek gerekir davacıların bu iddiasının hiçbir temele dayanmadığı, müflis kayıtlarında böyle bir borca rastlanılmadığı, rayiç denilen tutarların nereden alındığının belli olmadığı ve meblağın büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda söz konusu taleplerin yargılamayı gerektirir mahiyette olduğu açıkça ortada olduğunu, Bu halde bir an için iflas idaresinin söz konusu talebi kabul ettiği varsayımında inşaat şirketi olan müflisten her alacaklı olduğunu beyan eden kişilerin benzer mahiyette gelen her başvuruyu kabul olarak değerlendirmesi gerekeceği ve bu durumun iflas alacaklıları arasındaki eşitlik ilkesini bozacağını, Bakırköy ... Tüketici Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun ise hükme esas alınamayacağı, dolayısıyla iflas idaresince dikkate alınmamasının olağan olduğu, müflisin gıyabında gerçekleştirildiği için Anayasa m. 36'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkını zedelediği delil tespitinin gıyapta yapılması usul ve yasaya aykırı olup; gıyapta tespit şartları da oluşmadığını, delil tespit işlemine ve rapora da itiraz edildiğini, davacının huzurdaki davasına konu alacak başvurusunda ve dava dilekçesindeki taleplerinde bahsi geçen alacak miktarının hiçbir muteber belge yahut delile dayandırılmadığı ve ilgili taleplerin yargılamayı gerektirdiği gözetildiğinde iflas idaresi tarafından alacak talebinin reddedilmesi usul ve yasaya uygun olduğu tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması durumunda dava şartı yokluğundan usulden reddine aksi bir durumda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; sıra cetveline kayıt talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Bakırköy 1.İcra Dairesi'ne
b-Esenyurt Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacıya ait taşınmaz tapu kaydı celp edilerek delil olarak incelenmiştir.
c-Bakırköy 30.Asliye Ceza Mahkemesi'ne
d-Bakırköy 11 Tüketici Mahkemesi'ne müzekkereler yazılmış, dava dosyaları UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
3-Mahkememizce davacının iddiasına konu taşınmazdaki eksik inşaat ve imalat bedellerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize █████/2026 tarihinde rapor sunulmuştur.
4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava; sıra cetveline yönelik alacak kayıt kabul davası niteliğindedir.
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı müflis şirketin yap satçı nitelikte projeden satış mahiyetinde davaya konu taşınmazları davacıya anahtar teslim olarak satış ve devirini vaat ettiğini, bunun üzerine taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kurulduğunu, müflis şirkete satış bedelinin ödendiğini, müflis şirket tarafından anahtar teslim olarak taşınmazların satış ve devrinin taahhüt edilmesine rağmen yalnızca tapudaki bağımsız bölüm mülkiyetinin inşaatın belirli bir aşamaya gelmesi üzerine devredildiğini ve fakat müflis şirket tarafından ilgili taşınmaz inşaatının anahtar teslim olarak tamamlanmadığını ve süreç içerisinde satıcı şirketin iflas ettiğini, taşınmaz inşaatının yarım kaldığını davacıya müflis şirket tarafından vaat edilen anahtar teslim olarak taşınmazın eksiklerinin tamamlanma bedelinin müflisten alacakları olarak sıra cetveline kayıt edilmesinin asli talep olarak talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı müflis şirket tarafından davacıya proje üzerinden anahtar teslim olarak satılan taşınmaz yönünden taşınmaz mülkiyeti davacıya devredilmiş ise de taşınmazın inşaatının anahtar teslim olarak bitirilerek teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim müflis şirket tarafından davacının taşınmazı anahtar teslim olarak çekincesiz biçimde teslim aldığına dair dosya kapsamına herhangi bir delil sunulmamıştır.
Taşınmazın yalnızca mülkiyetinin teslim edilmesi taraflar arasındaki projeden anahtar teslim olarak satılan taşınmazların davacıya eksiksiz olarak teslim edildiğini ispatlayamayacağı anlaşılmaktadır.
Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesini düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."
Borcun taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak aynen ifa edildiğini ispat yükü müflis şirket üzerinde olup, bu yönde müflis şirket tarafından herhangi bir delil sunulmamıştır. Bilindiği üzere 2004 sayılı Kanun'un 195. Maddesi gereğince iflas sonucunda müflisin tüm borçları muaccel hale gelmekte olup, yine aynı kanunun 198. Maddesi gereğince müflisin para borcu niteliğinde olmayan borçları para borcuna eş kıymete çevrilerek müflis borcu olarak sıra cetveline kaydedilmektedir.
Bu bağlamda davacıya projeden anahtar teslim olarak taşınmaz satış ve devrini taahhüt eden müflis şirketin yalnızca mülkiyetini devrettiği taşınmazları anahtar teslim hale getirmek yönünden davacıya yönelik borcunun müflis tarafından gereği gibi ifa edilmediği bu yönden müflis şirketin davacıya karşı borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve projeden satışa göre davacının borcun aynen ifasını isteyebileceği, borçlu şirketin iflası neticesinde tüm borcunun muaccel hale geldiği ve müflisin anahtar teslim olarak satış ve devrini vaat ettiği ve davacıya karşı borçlandığı taşınmazın yalnızca tapu üzerinden devrinin müflis şirketin "anahtar teslim" şekli yönelik davacıya olan borcunu ortadan kaldırmayacağı, davacının borcun aynen ifasını isteyebileceği ancak borçlu şirketin iflası neticesinde 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince müflisin anahtar teslim şekline yönelik borcunun para alacağına çevrilerek davacı adına sıra cetveline alacak olarak kaydı gerektiği anlaşılmaktadır.
Anahtar teslim olarak kararlaştırılan bir taşınmaz satışında, mülkiyetin tapuda devredilmiş olması inşaatın tamamlanmadığı gerçeğini ve buna bağlı hukuki sonuçları ortadan kaldırmaz. Bu durum hukukumuzda kural olarak sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi kapsamında "eksik iş" hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Sözleşmedeki "anahtar teslim" olgusu, taşınmazın sadece tapuda devrini değil, yapının fen ve sanat kurallarına uygun, tamamen bitmiş ve yapı kullanma izni (iskân) alınmış şekilde fiilen teslimini kapsar.
Yargıtay ve doktrine göre, inşaat tamamen bitirilmeden ve özellikle anahtar teslim sözleşmelerde iskân ruhsatı alınmadan mülkiyet devredilse dahi, hukuken geçerli bir teslimden söz edilemez.
Mülkiyetin devredilmiş olması inşaatın bittiği anlamına gelmez. İnşaat tamamen bitirilmedikçe, mülkiyet devredilse dahi hukuken geçerli bir teslimden söz edilemez.
Davacıya projeden anahtar teslim olarak satış yapan müteahhüt konumundaki müflis şirket yönünden inşaatın tamamlanmaması bir "ayıp" (nitelik kusuru) değil, "eksik iş" (nicelik/ifa eksikliği) niteliğindedir.
İnşaatın anahtar teslim olarak müflis şirket tarafından tamamlanmamış olması ve iflasın borçları muaccel kılması neticesinde müflis şirketin davacıya karşı taşınmazın anlaşmaya uygun teslimi hususunda temerrüt halinde olduğu açıktır.
Davalı müflis vekili tarafından davacının alacağının zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de davalı müflis şirket tarafından davacıya hiçbir zaman usulüne uygun olarak taşınmazın teslim edilmediği bu nedenle teslim ile başlayacak olan zamanaşımının işlemeye başlamadığı anlaşılmakla bu yöndeki zamanaşımı iddiasına itibar edilmemiştir.
Yukarıda yer verilen 6098 sayılı Kanun'un 112. maddesi, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda borçlunun sorumluluğunu düzenleyen temel tazminat hükmü niteliğindedir.
Bu madde uyarınca; borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Özetle tapuda taşınmaza yönelik mülkiyetin davacı tarafından devralınmış olması müflis yüklenicinin davacıya karşı inşaatı proje ve fenne uygun olarak anahtar teslim biçimde bitirme ve davacıya teslim etme borcunu ortadan kaldırmaz. İnşaatın tamamlanmaması TBK 112 uyarınca borca aykırılık teşkil eder ve bu nedenle davacıya projeden anahtar teslim olarak satılan bağımsız bölümlere yönelik olarak taşınmazın fenne ve projeye uygun anahtar teslim hale getirilebilmesi yönünden davacı bakımından uğranılan zarara ilişkin eksik iş bedeli müflisten alacak olarak talep edilebilecektir.
Bu kapsamda Mahkememizce davacıya ait taşınmaz yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak taşınmazın mevcut durumu ile projede davacıya vaat edilen projeye uygun anahtar teslim biçiminde davacıya teslimine yönelik taşınmazdaki inşaat eksikliklerinin tespiti, taşınmazın inşaatının projeye göre tamamlanma oranı ve alacağın muaccel hale geldiği ve müflis tarafından taşınmazın anahtar teslim olarak tamamlanarak davacıya teslim edilemeyeceği anlaşılan iflas tarihi itibariyle davacının sıra cetveline kaydını talep edebileceği eksik iş bedellerinin tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davaya konu müflis tarafından inşa edilen sitenin tamamı, siteye ilişkin onay alan projeler ve mevcut inşaatın projeye uygunluğu, projeye göre davacıya taahhüt edilen inşaatın hali ve iflas tarihi itibariyle eksik işlerin ve eksik işlere yönelik imalat ve inşaat bedellerinin tespiti ve sitenin bütününün gözetilerek eksikliklerin tespiti hususunda bilirkişiler tarafından gerekli değerlendirmeleri yapıldığı, davacıya ait taşınmazın ve taşınmazların bulundukları blokların inşaat ve tamamlanma seviyelerinin farkları ve bloklara göre eksik bırakılan inşaat ve imalat bedelleri taşınmazlar tek tek incelenmek suretiyle tespit edilmiş olup, alınan bilirkişi raporunun bütün halinde fenne, projeye uygun, piyasa rayiçlerine ve iflas tarihindeki durum ve koşullara uygun olduğu, taşınmazların ayrı ayrı bloklara göre ve öznel olarak eksiklikleri ve eksikliklere göre tamamlanma oranlarının mühendislik ilkelerine ve proje durumuna göre usul ve yasaya uygun, Yargıtay içtihatlarına göre gerekçeli ve denetime elverişli olarak tespit edildiği anlaşılmakla hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Müflis şirket iflas idaresi vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmuş olup, her blok ve taşınmaz için tamamlama oranları ve bedellerin ayrı ayrı tespiti gerektiği iddia edilerek rapora itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporunda davacıya ait taşınmazın ve diğer taşınmaz bloklarının hepsinin ayrı ayrı değerlendirildiği ve bloklar ile tamamlanma oranlarının farklılığının ayrı ayrı değerlendirilerek her taşınmaza özgü eksik işlerin taşınmazın mevcut tamamlanma oranlarına göre ayrı ayrı değerlendirilerek gerekçelendirildiği ve eksik iş bedellerinin tespit edildiği anlaşılmakla yerinde olmayan itiraza itibar edilmemiştir.
Müflis şirket iflas idaresi vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz olarak taşınmazın tespit edilen tamamlanma oranlarının daha yüksek olması gerektiği iddia edilmiş ise de dosya içerisindeki delil tespiti raporu ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporu karşılaştırıldığında Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin usul ve yasaya uygun gerekçeli ve mühendislik ilkelerine uygun olduğu, dava öncesinde alınan tespit raporunda taşınmazların tek tek gezilerek eksik işlerin ayrıştırılmadığı buna karşılık Mahkememizce alınan raporda taşınmazların tek tek gezilerek blok ve inşaat durumuna göre tamamlanma oranlarının inşaatın mevcut durumuna göre ayrıştırıldığı dolayısıyla söz konusu delil tespitindeki tamamlanma oranlarının değil tek tek taşınmazlara ve bloklara göre özgülenmiş Mahkememiz dosyasındaki raporun taşınmazın mevcut durumu ve tamamlanma oranlarına uygun olduğu, iflas idaresi tarafından tamamlanma oranının daha yüksek olarak tespit edilmesi gerektiğine yönelik itiraz ve iddialarının herhangi bir somut delile dayanmadığı gibi teknik veriler ile tespit edilmiş bilirkişi raporuna karşı soyut beyandan ibaret tamamlanma oranının daha yüksek olması gerektiğine yönelik herhangi bir teknik gerekçe içermeyen müflis vekilinin itirazına itibar edilmemiştir.
Kaldı ki Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda taşınmaz projesi ile mevcut durum ve taşınmaz ile bloklara göre eksik işler ve eksik iş bedelleri tespit edilmiş olup, taşınmazın bütün halde inşasının gerekmesi karşısında bu bütün haldeki inşaata göre mevcut piyasa rayiçleri ve ekonomik veriler doğrultusunda taşınmazın çok katlı site projesi olması karşısında klasik bina inşaatlarına yönelik Bakanlık verileri dışında piyasa rayiçlerine göre yapılan eksik iş ve tamamlama bedeli oranı tespitinin usul ve yasaya uygun gerekçeli olduğu, iflas idaresinin bedelin fahiş ve yüksek belirlendiğine yönelik iddiasının herhangi bir somut delile ve piyasa verisine dayanmadığı anlaşılmakla soyut beyandan ibaret itirazına itibar edilmemiştir.
Kaldı ki 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesine göre iflas idaresinin müflis yerine taraf olarak sözleşmeye girme ve aynen ifayı yerine getirme hakkı da bulunmakta olup, alınan rapordan daha düşük maliyetler ile iflas idaresi tarafından sözleşmenin aynen ifasının mümkün olması halinde borcun aynen ifasının da iflas masası tarafından yerine getirilmesinin mümkün olduğu, buna karşılık iflas idaresi tarafından bu yönde daha düşük maliyet ile aynen ifayı yerine getirme hususunda bir anlaşma yapıldığına yönelik somut bir delil veya verinin sunulmaması gözetildiğinde maliyetlerin daha düşük olduğu ve aynen ifanın bu suretle masa menfaatine yönelik olduğu bakımından da bir tespitin yapılmadığı, belirlenen bedellerden daha düşük maliyet ile aynen ifanın yapılabilmesi halinde iflas masası tarafından bu yola gidilmesinin mümkün olması karşısında bilirkişi raporuna müflis yönünden itiraza bu bakımdan da itibar edilmemiştir.
İflas idaresi bilirkişi raporuna itirazında taşınmazın atıl kalması sebebiyle oluşan yağmur suyu hasarları, hırsızlık vakaları veya doğal aşınmaların eksik imalat kapsamında değerlendirilemeyeceğini, yapılmış olan ancak zamanla yıpranan bir imalatın bedelini, imalat hiç yapılmamış gibi eksik iş kalemine eklenmesinin mümkün olmadığını, zamanla oluşan yıpranmaları, dış etkenlere bağlı tahribatları ve çalınan malzemeleri (müflis şirkete atfedilemeyecek ve kusursuz sorumluluk ilkesiyle dahi bağdaşmayan zararları) sanki imalat hiç yapılmamış gibi değerlendirilerek inşaat seviyesinin düşürülmesinin mümkün olmadığını, mülkiyetin davacıda olduğu bir aşamada, taşınmazın zamanla uğradığı değer kaybı ve muhafaza edilmemesinden kaynaklı tahribat "tamamlama maliyeti" adı altında masaya rücu edilemeyeceğini belirtmiş ise de yukarıda detaylıca açıklandığı üzere müflisin davacıya yönelik borcu taşınmazı anahtar teslim olarak proje ve fenne uygun biçimde inşa ederek sözleşmeye uygun şekilde teslim etmek ile yükümlü olması ve yalnızca tapu mülkiyetinin devrinin müflisin teslim borcunu yerine getirme olarak müflisi borçtan kurtarmayacağı, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere müflis tarafından davacıya usulüne uygun bir teslim yapılmaması karşısında müflisin taşınmazın yıpranması, hırsızlık nedeniyle uğranan zararlar, atıl kalması nedeniyle ve yağmur suyu hasarları ile doğal aşınmalardan sorumlu olmayacağı iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporuna yönelik bu itiraza itibar edilmemiştir.
Son olarak müflis iflas idaresi vekili tarafından taşınmazın müflis şirketten kaynaklanmayan mücbir sebep kapsamındaki dava süreçleri, idare süreçleri nedeniyle davacıya teslim edilemediği bu süreçlerin mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve müflisin kusursuz olarak kabul edilmesi bu suretle zarardan sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de; müflisin öne sürdüğü süreçlerin mücbir sebep olarak kabulünün mümkün olmadığı gibi müflisin davacıya olan borcunun kısmi ifa imkansızlığı ya da tam imkansızlık olarak değerlendirilemeyeceği aynen ifanın halen mümkün olduğu dolayısıyla mücbir sebepten kaynaklı imkansızlık sebebiyle borcun sona ermediği gibi ilgili durumların sonradan ortaya çıkan ifa güçlüğü olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, davacı tarafından müflis şirkete para borcunun tamamen ödenerek ifa edilmesi kapsamında inşaatın devam ettiği süreç ile inşaatın yarım bırakılması, taraflar arasındaki ilk sözleşmelerdeki teslim tarihine göre dahi müflis tarafından sözleşmenin tamamen ifa edilmediği, iddia edilen yasal süreçler ve idari süreçlerin normal taahhüt edilen teslim tarihinden çok sonra ortaya çıktığı, müflis şirketin ilk sözleşme tarihi ve sonrasındaki yıllara sari yaklaşık 10-12 yıllık tutumu ve projeye uygun ifaya yönelik tutumu bir arada değerlendirildiğinde bu tutumun basiretli tacir yükümlülüğü ile bağdaşmadığı gibi mücbir sebep olarak da kabul edilemeyeceği bu suretle müflis şirketin kusursuz olduğu ve mücbir sebepten kaynaklandığına yönelik itirazlara itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun ve davaya konu taşınmaz ile taşınmazların bulundukları blokların inşaat tamamlanma durumu, inşaattaki eksik işler, taşınmaz projesi, iflas tarihi itibariyle müflis tarafından davacıya fenne ve projeye uygun bir ifanın ve teslimin gerçekleştirilmiş olmadığının açık olması, müflis şirketin proje ve fenne uygun olarak taşınmazı anahtar teslim inşa ederek davacıya teslim etmediği, bilirkişi tarafından taşınmazların tek tek incelenerek projedeki eksikleri ve iflas tarihi itibariyle tamamlanma bedellerini iflas tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olarak tespit etmeleri, raporun gerekçeli, denetime elverişli ve yerleşik içtihatlar ile piyasa rayiçlerine uygun olması karşısında bütün halde değerlendirilmesi neticesinde hükme esas alınması gerektiği, müflis şirketin taşınmazları eksik inşa ettiği, eksikliklerden taraflar arasındaki sözleşme ve taahhütler gereği müflisin sorumlu olduğu, müflis tarafından kusursuzluğun ispatlanamadığı bu suretle eksik inşaat ve imalat bedellerinden davacıya karşı sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ...'ın sıra cetveline kayıt talebi, dava tarihi ve karar tarihi itibariyle tapu kayıtlarına göre taşınmaz maliki olduğu, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı (tebliğ tarihi 02.12.2025 tarihinde iade döndüğü, dava tarihi 01.12.2025), davacı tarafından işbu davada asıl talep olarak davacının sıra cetveline kaydını talep ettiği dairesine isabet eden eksik imalat ve inşaat bedeli yönünden 1.317.330,00-TL alacağının kaydı için talepte bulunduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun 113. Sayfasında davacının taşınmazında yapılan inceleme neticesinde müflisin temerrüde düştüğü ve alacağın muaccel olduğu kabul edilen iflas tarihinde davacının dairesine özgü eksik inşaat ve imalat bedelinin 1.433.061,00-TL olduğunun tespit edildiği, davacının eksik imalat bedeline ilişkin alacak kayıt talebinin sıra cetvelinin 368. Sırasında tamamen reddedildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile taleple bağlılık ilkesi ve dava değeri gözetilerek 1.317.330,00-TL'nin davacı alacağı olarak iflas tasfiye işlemleri Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı iflas dosyasında yürütülen ..... YAPI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.'nin sıra cetveline 4. Sıradan kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
Buna göre; davacı ...'ın 1.317.330,00-TL alacağının iflas tasfiye işlemleri Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı iflas dosyasında yürütülen ..... YAPI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.'nin sıra cetveline 4. Sıradan KAYIT ve KABULÜNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 22.500,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!