Konya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası nedeniyle pert olan aracın eksik ödenen rayiç bedel farkı tazminatı talebi ve sigorta şirketinin sorumluluğuna ilişkin istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu aracı pert olan davacı, kusurlu aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan, zorunlu trafik sigortasından alınan ödeme sonrası kalan zararın ve rayiç bedel farkının tazminini talep etmiş; davalı ise zamanaşımı, başvuru şartlarının eksikliği ve sorumluluk oranına dair itirazlarda bulunmuştur; ilk derece mahkemesi ise davalının sigortalısının %75 kusurlu olduğunu, davacının zorunlu trafik sigortasından aldığı ödeme düşüldükten sonra 1.216.000,50 TL maddi zararı oluştuğunu tespit ederek davanın kabulüne ve arabuluculuk masraflarının davalıdan tahsiline karar vermiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 11.02.2025 tarihinde davalı sigorta şirketinde Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (KASKO) ile teminat kapsamında bulunan ...... plakalı aracın sürücüsü ...... sevk ve idaresinde iken müvekkile ait ...... plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisiyle müvekkile ait aracın ters yönde tavanı üzerinde durması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasarın meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkiline ait araçta oluşan zararların tazmini için kusurlu aracın “Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası” ile sigortalayan sigorta şirketi ...... nezdinde ......-1 numaralı hasar dosyası açıldığını ve 19.03.2025 tarihli ekspertiz raporu müvekkiline ait aracın pert işlemine tabi tutulmasına karar verildiğini, ilgili hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporuna göre; müvekkiline ait aracın rayiç bedelinin 3.190.000-TL, sovtaj bedelinin ise 1.168.666-TL olduğunun tespit edildiğini, ZMM sigortacısı olan ...... tarafından ise müvekkili şirkete teminat limitleri kapsamında 300.000-TL ödeme yapıldığını, akabinde teminat limitlerini aşan kısım ile eksik tespit edilen rayiç bedelin tespiti ve taraflarına ödenmesi için davalı sigorta şirketine 04.06.2025 tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan imtina etmesi, başvuruya yasal süre içerisinde cevap vermemesi ve dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamayarak sonuçlanması neticesinde açılan davanın kabulüne karar verilmesini, şimdilik 100,00-TL rayiç bedel farkından kaynaklı maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, süresi içerisinde başvuruda bulunulmadığını, dava konusu olayın 11.02.2025 tarihinde meydana geldiğini, anılan tarih itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 300.000 TL olduğunu ve bu limitler tüketilmeden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmayacağını, müvekkilinin ayrıca sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve bu nedenle dosyanın kusur tespitine gönderilmesini, dava konusu aracın çekme belgeli ruhsatı ibraz edilmediğini, pert farkı bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken KDV hariç hesaplama yapılması ve iskonto uygulanması gerektiğini, davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; " Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...... plakalı davalı sigorta şirketine İMMS ile sigortalı olan araç sürücüsü ......'in %75 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait aracın perte ayrılmasına karar verildiği ZMMS tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra 1.216.00,50 TL TL tutarında maddi zararı oluştuğu, bu zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi kararın kaldırılıp düzeltilmesini gerektirmiştir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)
Yukarıda belirtilen yargıtay kararı gereğince arabuluculuk ücreti davacı üzerine bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde Davacının Davasının Kabulü İle; 1.216.000,50 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 20.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacı tarafça açılan tazminat davasında, davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına itiraz ettiklerini, bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, meydana gelen zararın öncelikle ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğini, ZMMS limitleri tüketilmeden İhtiyari Mali Sorumluluk (İMM) sigortası kapsamında sorumluluk doğmayacağını, davacı tarafın çekme belgeli ruhsatı ibraz etmemesi nedeniyle pert farkı tazminatı talep edemeyeceğini, ayrıca rayiç bedel ve sovtaj hesaplamalarının fahiş olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinde uygulanması gereken faiz türünün avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini belirterek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait aracın karıştığı kazada, karşı taraf sürücüsünün kavşaklarda ilk geçiş hakkını vermeyerek Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/1-a maddesini ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğunu, buna karşın müvekkil araç sürücüsüne atfedilen tali kusurun hatalı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkil sürücüsünün kavşak kurallarına riayet ederek seyrini sürdürürken, karşı tarafın ani ve kontrolsüz manevrası nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kaza anında müvekkil sürücüsünün önlem alma imkanının bulunmadığını, kaza ile müvekkil sürücüsünün hız durumu arasında illiyet bağı olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu, raporda aracın kaza anındaki piyasa rayiç değerinin piyasa gerçekleriyle bağdaşmayacak şekilde oldukça düşük belirlendiğini, kaza öncesi ve sonrası rayiç değerlerin güncel verilerle araştırılmadığını, Yargıtay’ın benzer olaylardaki emsal kararları uyarınca geçiş üstünlüğü kuralına uymayan tarafın tam kusurlu kabul edilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kusur oranına ilişkin kısmının kaldırılmasını, müvekkil araç sürücüsünün kusursuzluğunun tespiti amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Her iki tarafın kusura itirazı
█████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; ...... plakalı otomobil sürücüsü ......’in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8’e denk gelen Madde-57/1-A (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak, Tali yoldan ana yola çıkan sürücüler, ana yoldan gelen araçlara, geçiş hakkı vermek zorundadırlar.) Asli kural ihlali olup %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kural ihlalinin olduğu; ...... plakalı Otomobil Sürücüsü ......’un ise yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak.) Tali kural ihlali olup %25 (yüzde yirmi beş) oranında kural ihlalinin olduğu,raporun kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla itiraz yersizdir.
Davalı vekilinin hasara yönelik itirazları hakkında;
Davalı gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.
(Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E █████████K sayılı ilamı)
Davalı sigorta vekilinin faiz başlangıcının yanlış belirlendiği ve avans faizin yanlış olduğu istinaf itirazları yönünden,
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davacının dava açmadan önce davalı sigortacıya başvuruda bulunduğu ve temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakla itiraz yersizdir.
Keza kazaya karışan aracın şirket adına kayıtlı ve ticari işte kullanılan araç olmasına göre avans faizi karar vermek isabetlidir.
Keza sovtaj bedeli açısından davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigorta ettiren, sigortalı araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir. Mal sigortalarından olan kasko sigortasında amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Davacının seçimlik hakkı gereğince araç hurdasının sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır. Sovtaj bedelinin mahsubu ile bakiye tazminata karar verilmesi isabetlidir.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı tarafından alınması gereken 83.064,96 TL harçtan peşin alınan 20.766,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 62.298,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. █████/2026
... ... ... ...
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!