İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı performans değerleme hizmeti ve müvekkil zararı nedeniyle tazminat davası.
Özet: Bu dava, hazır giyim perakendeciliği yapan davacı bir şirketin, performans değerleme hizmeti aldığı davalı şirkete karşı 02/01/2012 tarihli ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebini konu edinmektedir; davacı, davalının ayıplı ve kusurlu hizmet ifası, veri silme ve yanlış veri sağlama gibi sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucunda büyük zaman ve iş kaybı yaşayarak 25.036,50 TL maddi zarara uğradığını ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia ederken, davalı ise davacının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve borcundan kaçınmak amacıyla mesnetsiz iddialar ileri sürdüğünü savunarak karşı davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı-karşı davalı vekili harç tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin ...hazır giyim ve dekorasyon perakendeciliği sektöründe hizmet verdiğini, davalı şirket ... Ltd Şti ise performans değerleme alanında hizmet veren bir şirket olduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile imzalamış olduğu █████/2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketten performans değerleme hizmetini haklı nedenle fesih tarihi olan █████/2014 tarihine kadar aldığını, münakid olan █████/2012 tarihli sözleşmenin 3.maddesi uyarınca müvekkilinin davalıdan almış olduğu hizmetin ne şekilde olacağının belirlendiğini, personelin terfileri ve ücret artışları e-performans sisteminde belirlenen hedeflerin tutup tutmadığı yönünde tespit ve değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini, şirketin ciro ve satış hedefinin tutup tutmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmelerin de şirketin mali tablosunu belirlediğini, ciro ve satış hedefinin personellerin ücret artışlarını da etkileyeceğinden bu anlamda personellerin hedefleri arasında yer aldığını, davalıdan beklenen hizmetin müvekkili şirket nezdinde oldukça kritik ve önemli bir belirleyiciliğe sahip olduğunu, yaşanılacak en ufak bir aksaklığın dahi müvekkili şirket düzenini son derece etkileyeceğinin açık olduğunu, davalı şirketin münakid sözleşme uyarınca kendisine atfedilen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı şirket muhafazası altında bulunan verilerin silindiğini, sözleşmenin 4.maddesinin açıkça ihlal edilerek müvekkili şirketin ihtiyaç duyduğu performans analiz hizmetini kendi belirlediği kriterler sonucu yanlış veriler içerecek şekilde almasına sebep olduğunu, davalı şirketin müvekkiline kusur ve özensiz tutum neticesinde ayıplı hizmet ifa ettiğini, yaşanılan aksaklıklar ve hatalar üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya defalarca e-posta gönderildiğini ancak hataların sayısının ve aksaklıkların gün geçtikçe daha da arttığını, davalının kusuru neticesinde yaşanan bahse konu aksaklıkların, müvekkili şirket genelinde büyük bir zaman ve iş kaybının yaşanmasına ve dolayısıyla müvekkili şirketin doğrudan maddi açıdan zarar görmesine neden olduğunu, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu taraflar arasındaki güven ilişkisinin temelden sarsıldığını ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve davalı şirkete bu hususta █████/2014 ihtarname gönderildiğini, davalı yanın bu ihtarnameye karşılık Kadıköy 30. noterliği aracılığıyla müvekkiline gönderdiği █████/2014 tarihli ihtarname ile bu hususları reddettiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin 25.036,50-TL tutarındaki zararından davalı yanın sorumlu olduğunu belirterek, müvekkili şirket nezdinde oluşan 25.035,50-TL maddi zararın dava tarihinden itibarin tahsili anına kadar işleyecek banka iskonto faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin tüm hak ve alacak taleplerinin saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, Karşı davaya cevaplar : davacı karşı davalının, müvekkili şirketten 23.255,87-TL bakiye alacağı olduğu iddiasına karşı davanın ikame edildiğini, ancak söz konusu tutarın neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, davacı karşı davalının dönem sonlanmadan sözleşmenin feshedilemeyeceğini belirttiğini fakat hukuken böyle bir iddianın mümkün olmadığını, davacı karşı davalının müvekkili için sözleşmenin, ayıplı hizmet sebebi ile çekilmez hale geldiğini ve feshedildiğini, bu durumda davalı / karşı davacının ikame ettiği karşı davanın dayanaktan yoksun olduğunu, açılan karşı davanın reddinin gerektiğini belirterek, asıl davanın kabulü ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı-karşı davacı vekili davaya cevap dilekçesinde; davacı firmanın kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemelerini yapmadığını, yapmadığı ödemelerden kaçınmak için dayanaksız iddialar ileri sürerek müvekkiline borçlu olduğu tutar kadar bir alacak çıkararak borcundan kurtulmayı amaçladığını, dava konusu ihtilafta davacı şirket ile davalı müvekkili arasında e-performans hizmetinden yararlanmak için █████/2012 tarihinde sözleşme imzalandığını, buna göre davacı şirketin 1 yıl içinde kullanmak üzere 50.000 adet soru sorma ve analiz yapma hakkını kiraladığını, sözleşmenin iki yıllık olup, sözleşmenin 7.6 maddesi gereğince geçerlilik süresi içinde devam edilmeyeceği bildirilmezse kendiliğinden birer yıllık sürelerde yenileneceğini, sözleşme devam ederken ve iki senelik ilk dönem henüz bitmemişken, davacının memnuniyeti sebebiyle tarafların █████/2013 tarihinde ek bir protokol yaptığını ve davacının kiraladığı soru sorma ve analiz yapma hakkını 50.000 den 100.000 e çıkardığını, sözleşmenin bitiş tarihi olan █████/2014 de davacının üründen memnun olması sebebiyle, sözleşmenin 1 yıllık süre için kendiliğinden yenilendiğini, buna ilişkin olarak yeni döneme ait █████/2014 tarihli faturanın müvekkili tarafından kesildiğini ve davacı tarafça ödemesinin yapıldığını, sözleşme 1 yıl için yenilendikten bir süre sonra davacının herhangi bir gerekçe ileri sürmeden sözleşmeyi sonlandırmak istediğini, bu tutumun müvekkilince kabul edilmediği için sözleşmenin haksız ve dayanaksız olarak davacı tarafından feshedildiğini, davacının böylece müvekkili şirkete aylık olarak yapması gereken ödemelerden kaçınmayı hedeflediğini, sözleşmede bahsi geçen 7/24 mantığı ifadesinin açıkça web sitesi hizmeti için kullanılmışken davacının bunu sanki 7/24 bir uzmanla ve hatta yerinde hizmet vermek olarak yorumlamaya çalıştığını, davacının bahsettiği ayıplara ilişkin bir mahkeme tespiti olmadığını, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olmadığını, davacının dosyaya sunduğu ve ürünün ayıplı olduğuna dayanak yapmaya çalıştığı yazışmaların fesih tarihinden 6-7 ay öncesine ait olduğunu, dolayısıyla davacının bir memnuniyetsizliği varsa bunu kanuni süresi olan 8 gün içerisinde kullanmasının gerektiğini, buna rağmen davacının süresinde fesih hakkını kullanmak yerine sözleşmeyi yeni dönem için yenilediğini ve kesilen yeni döneme ait faturayı da ödediğini, hizmete ilişkin belirttiği ayıplarla ilgili olarak herhangi bir eksik ücret ödemesi de yapmadığını, davacının ayıp olarak yansıtmaya çalıştığı hususların hiçbir şekilde kabul edilmemekle birlikte yazışma içeriklerine bakıldığında davacının uygunsuz kullanımından kaynaklandığının görüldüğünü, verilerin davacıya ait olduğunu, davacının hangi veriyi verirse programın o veriye göre çalıştığını, verilen verinin yanlış olmasının davacının sorumluluğunda olduğunu, verilen veri yanlış ise düzeltmeyi ya davacının yapacağını ya da müvekkili şirkete bildirerek düzeltilmesini isteyeceğini, bunun müşterinin sorumluluğunda olduğunu, davacının, verilerini (binlerce) programa kolay girilsin diye excele girdiğini ve müvekkilininde bu verileri programa yükleyeceğini, müvekkilinin verinin içeriği veya çıkacak sonucun ne olduğu ile ilgilenmediğini, sözleşme süresince davacının verilerinin kendi talebiyle defalarca yüklendiğimi veya düzeltildiğini, programda veri kaybı olamayacağını, Davacı düzeltmeden veya silmeden bir verinin silinemeyeceğini, davacı hata yapsa bile yedeklerden geri dönülerek sorunun halledilebileceğini, müvekkilinin gönderilen kriter ve saklanan içeriği ile ilgilenmediğini, ayrıca veriler yüklendikten sonra verileri kontrol edip sistemi genel kullanıma açmanın davacının sorumluluğunda olduğunu, davacıya ait hataların müvekkili tarafından herhangi bir yükümlülüğü olmadığı halde iyi niyetle düzeltildiğini, davacının 534 kişinin verisinin silindiğini ve bunun müvekkilinin kusuruyla olduğunu ispatlayamadığını, esasen 534 kişi sayısının müvekkilinin davacıdan olan alacağını dengelemek/sıfırlamak için ortaya atılmış asılsız bir iddia olduğunu, çok eski ve kendi hatalarından kaynaklanan maillerin davaya dayanak olarak yapılmaya çalışıldığını, Karşı Dava Yönünden: davacının dönem sonlanmadan sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmadığını, 2014 yılı toplam ücretinin 25.370,04.-TL olup yeni dönemin ilk faturasının 10 Şubat 2014 tarihinde ödendiğini, bakiye 23.255,87.-TL alacağının bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin sözleşme kapsamında olmayan form düzeltme, veri transferi, yardım masası hizmetlerini de davacıya sağladığını, bunlara ilişkin ücret yansıtma haklarını da saklı tuttuklarını, ayrıca mevcut haksız fesih sebebiyle uğradıkları ve uğrayacakları itibar kaybına ilişkin tüm zararlarının da davacıya yansıtılacağını beyan ederek haksız ve dayanaksız davanın reddi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla karşı davalarının kabulü ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl davanın konusunun sözleşmenin müspet ihlali sebebiyle zararların tazminine, karşı davanın ise sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğranan zararların tazminine yönelik olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; sözleşme, e-posta çıktıları, ihtarname, hesap tablosu, ticari defter ve kayıtlar, tanık, bilirkişi raporu, keşif vs. delillere dayanmıştır. Mahkememizin █████/2020 tarih, .... sayılı kararı ile asıl dava yönünden; davacının davasının reddine, karşı dava yönünden; 1.177,70 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya karar verildiği, verilen bu kararın tarafların istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği, İstanbul BAM 45 . HD nin █████/2024 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı ilamı ile; "...Somut olayda gerek asıl dava, gerekse karşı davada talep müspet zarar iddiasına dayanmaktadır. Sözleşmenin haklı nedenle feshi karşısında asıl dosya yönünden davacının istinaf talebine konu zarar isteminin değerlendirilmesi gerektiği açık olup, karşı dava yönünden ise karşı davacının fazlaya ilişkin kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından zarar hesabını gösterir tablo dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiş, söz konusu tabloda bir kısım çalışanların 15 dk, bir kısım çalışanların ise 30 dk fazla mesai yaparak söz konusu formları yeniden değerlendirdikleri belirtilmiş, her bir personelin aldığı ücret yönünden fazla çalışma süresi itibariyle 25.036,50 TL zarar hesap edildiği açıklanmıştır. █████/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafça sunulan tabloya göre ve asgari ücret nazara alınarak yapılan hesaplama gereğince toplam 1.474,48 TL, █████/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; davacı tarafça sunulan tabloya ve her bir personelin aldığı ücret dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 12.872,17 TL toplam zarar hesaplandığı belirtilmiştir. Ancak davacının uğradığı zararın herhangi bir somut kayıt olmadan ibraz ettiği tablodaki verilere göre yapılmayacağı açıktır. Bu nedenle skala tablosunun değiştirilmesi sebebiyle davacı şirket tarafından personel formlarının yeniden doldurulması işleminin, personel form sayısı itibariyle ne kadarlık bir çalışma ve ücretle yapılacağı hususunda rapor alınması ve zarar miktarının TBK 50.maddesi de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Davacı karşı davalının karşı dava yönünden istinaf talebi incelendiğinde;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır. İstinaf incelemesine konu kararın verildiği tarih █████/2020, karşı dava yönünden kabul edilen miktar 1.177,70 TL'dir. Karar tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5.390,00 TL olarak belirlendiğinden, bu miktarın altında kalan işbu kararın, verildiği tarih itibariyle kesin olduğu anlaşılmaktadır. ...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları tüm kapsamı birlikte değerlendirildiğinde BAM kaldırma ilamı gereğince dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, Davacı karşı davalı beyan ve talepleri doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda huzurdaki dava, hazır giyim ve dekorasyon perakendeciliği sektöründe hizmet vermekte olan müvekkili ile “performans değerleme” alanında hizmet veren davalı/karşı davacı şirket arasında imzalanan 02.01.2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketten performans değerleme hizzmeti alan müvekkiline davalı tarafından sağlanan hizmetin ayıplı olması sebebi ile müvekkili nezdinde oluşan 25.036,50 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren tahsil anına kadar işleyecek banka iskonto faizi ile birlikte tahsili talebi ile ikame edildiğini, davalı şirketin sözleşme uyarınca kendisine atfedilen yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmenin 8. ve 4. maddesinin ihlal edildiği davalının kusuru ve özensiz tutumu neticesinde müvekkile ayıplı hizmetin ifa edildiği, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği bu nedenle sözleşme ilişkisi müvekkil şirket tarafından çekilmez hale geldiğinden, haklı nedenle feshedildiğini beyan etmiş olup, BAM kararında, asıl davada, Mahkemece alınan █████/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; davacı tarafça sunulan tabloya ve her bir personelin aldığı ücret dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 12.872,17 TL toplam zarar hesaplandığı belirtilmiştir. Ancak davacının uğradığı zararın herhangi bir somut kayıt olmadan ibraz ettiği tablodaki verilere göre yapılmayacağı açıktır. Bu nedenle skala tablosunun değiştirilmesi sebebiyle davacı şirket tarafından personel formlarının yeniden doldurulması işleminin, personel form sayısı itibariyle ne kadarlık bir çalışma ve ücretle yapılacağı hususunda rapor alınması ve zarar miktarının TBK 50.maddesi de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir….” Denildiği, dosyaya en son sunalan 30.01.2020 tarihli Ek raporun 7-8-9 vd sayfalarında, davacı/karşı davalı şirket çalışanlarının performans değerlendirilmesi ile ilgili olarak, değerlendirmede bulunacak yöneticilerin harcayacağı zaman dilemlernin 15 dakika, 30 dakika ve 15 dakika çalışma üzerinden, çalışanların Ocak 2014 ayı ücret bordroları üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda, işbu performans değerlendirilmesinin 12.872.17 TL’lık bir harcama ile yapılabileceği, bu halde; davacı / karşı davalının zararının toplamda 12.872.17 TL olacağının hesplandığı, detaylı açıklamalarında yapılarak hesaplanan davacı/karşı davalının 12.872.17 TL’lık zararının heyetce de benimsendiği, Dava tarihinden itibaren İşleyecek faizi ile birlikte davalı/karşı davacıdan talep edilebileceği, Davalı/karşı davacı: BAM kararı sonrasındaki beyan ve taleplerinde, önceki beyan ve talepler doğrultusunda ilgili BAM kararını kabul etmediğini, asıl davanın redine, karşı davanın kabülüne karar verilmesi gerektiğini beyan ettiğini, dosya muhteviyatı incelendiğinde sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi karşısında asıl dosya yönünden davacının istinaf talebine konu edilmiş olan zarar istemi, hakkında ise 30.01.2020 tarihli son bilirkişi Ek raporunda tespit ve hesaplanan 12.872.17 TL’lık zarar talep edilebileceğii nihayi olarak mahkemece takdir edilecek husuların yanı sıra belirtmek gerekir ki; ilgili karar neticesinde karşı davacının fazlaya ilişkin kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı, davacı tarfından dava dilekçesinde ibraz edilmiş olan zarar hesabına ilişkin tablo herhangi bir somut kayda dayanmadığından bahsi geçen tabloya ilişkin verilere göre hesaplama yapılamayacağı tarafımızca tespit edildiğini, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğunu, dosya muhteviyatından da anlaşıldığı üzere söz konusu kararın verildiği tarih 09.10.2020 olduğu, karar tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 5,390.00 TL olarak belirlendiğinden bu miktarın altında kalan kararın verildiği tarih itibariyle kesin olduğu anlaşıldığını, davacı taraf tarafından kanun yolu başvurusuna konu edilen karşı dava yönünden verilen kararın karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir. █████/2025 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; mahkemeye sunulan tüm bilgi ve belgeler ışığında bilirkişi heyetimizce, Davacı-karşı davalının (Mudo) 25.036,50 TL tutarındaki zarar talebinin objektif ve kayıtlı verilere dayanmadığı, bu nedenle TBK m. 50 gereği hesaplanabilir somut zarar kaleminin oluşmadığı, Davalı-karşı davacının 23.255,87 TL tutarındaki bakiye alacak talebinin sözleşmeye ve hizmet kayıtlarına dayalı olarak makul olduğu, her iki tarafın da diğer talepleri yönünden yeterli teknik veri sunamadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkemeye sunulan tüm bilgi ve belgeler ışığında yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; www.e-performans.com platformu, kullanıcı bazlı kimlik doğrulama ile çalışan, form bazlı ve çok kriterli performans değerlendirme sistemi olup, hedef, yetkinlik ve davranış göstergeleri üzerinden puanlama yaptığı, █████/2014 tarihli skala değişikliği, önceden girilmiş tüm puanların anlamını değiştirdiği, performans seviyelerini yeniden tanımladığı ve geçmiş değerlendirmelerin veri bütünlüğünü bozduğu, sistem, geçmiş formları yeni skalaya otomatik uyarlayacak bir algoritma veya geri alma (rollback) mekanizmasına sahip olmadığı, hatalı formların düzeltilmesi yalnızca manuel olarak yapılabildiği, bir personelin yeniden değerlendirme süreci, sistem üzerinde formun açılması, görev/pozisyon/hedef kontrolleri, satış/ciro/bölüm hedeflerinin puanlanması, yetkinlik ve davranış göstergelerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve sonuçların yönetici tarafından onaylanması gibi adımları içerdiği, bu adımların her biri teknik incelemeler ve platform testi sonuçlarına göre ortalama sürelerle ölçülmüş olup, toplamda tek bir personel için 20–30 dakika aralığında bir iş yükü ortaya çıktığı, 534 personelin tamamı için bu işlemlerin gerçekleştirilmesi gerektiğinde, yapılan teknik hesaplamalar ve adım bazlı süre tespitleri dikkate alınarak toplam iş yükü yaklaşık 13.350 dakika, yani 222,5 saat olarak belirlendiği, bu hesaplamalar, sistemin işleyiş mantığı / algoritması ve süreçteki adımların tek tek ölçülüp değerlendirilmesi yoluyla yapıldığı ve platformun otomatik düzeltme mekanizmasının bulunmaması gerçeğiyle doğrudan ilişkili olduğu, Skala değişikliği ve sistemin yapısı, doğru analiz alınmasını engellediği ve veri bütünlüğünü bozduğu için hizmetin ayıplı ifası söz konusu olduğu, Teknik İnceleme sonucunda 222,5 Saat ‘lık işyükü karşılığı olarak 8.559.58 TL’nın hesaplandığı, tarafların diğer talepleri Mahkemeniz takdirlerinde olacağı hususu tespit ve rapor edilmiştir.Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; Asıl davanın konusunun sözleşmenin müspet ihlali sebebiyle zararların tazminine, karşı davanın ise sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğranan zararların tazminine yönelik olduğuİlgili İstanbul 45. HD BAM kararında Sözleşmenin haklı nedenle feshi karşısında asıl dosya yönünden davacının davaya konu zarar isteminin değerlendirilmesi gerektiği , karşı dava yönünden ise karşı davacının fazlaya ilişkin kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı Davacı tarafından zarar hesabını gösterir tablo dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiş, söz konusu tabloda bir kısım çalışanların 15 dk, bir kısım çalışanların ise 30 dk fazla mesai yaparak söz konusu formları yeniden değerlendirdikleri belirtilmiş, her bir personelin aldığı ücret yönünden fazla çalışma süresi itibariyle 25.036,50 TL zarar hesap edildiğinin beyan edildiği, Skala tablosunun değiştirilmesi sebebiyle davacı şirket tarafından personel formlarının yeniden doldurulması işleminin, personel form sayısı itibariyle ne kadarlık bir çalışma ve ücretle yapılacağı hususunda rapor aldırıldığı, Skala değişikliği ve sistemin yapısı, doğru analiz alınmasını engellediği ve veri bütünlüğünü bozduğu için hizmetin ayıplı ifası söz konusu olduğu, 222,5 Saat ‘lık işyükü karşılığı olarak 8.559.58 TL olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporuna göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;ASIL DAVA BAKIMINDAN:1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;8.559,58-TL'nin 18.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 -TL harçtan peşin alınan 427,60-TL, mahsubu ile bakiye 304,40 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 25,60-TL başvurma harcı, 427,60 -TL peşin harç, 3,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 456,60 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-)Davacı tarafından yapılan 766,00 -TL davetiye gideri 17.600,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.366,60 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 6.279,25-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.559,58 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.476,92 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-)-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine,KARŞI DAVA BAKIMINDAN:1-Mahkememizin 09.10.2020 tarih, .... Sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiği, tarafların iş bu kararı istinaf ettiği, İstanbul BAM. 45. HD.'nin 08.05.2024 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı ile karşı dava yönünden istinaf esas başvurusunun ayrı ayrı reddedildiği anlaşılmakla, karşı dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına,Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır