Tapulu hale gelmiş taşınmazların kadastro sonrası harici satın almayla eklemeli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talebinin kesin reddinin onanması.
Özet: Davacı tarafından haricen satın alma ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, kadastro sonrası Hazine adına tescil edilen tapulu taşınmazların Türk Medeni Kanununun 705. maddesi uyarınca tescille kazanılacağı, tapulu taşınmazlarda zilyetliğin hukuki değer taşımadığı ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin kadastro öncesi durumlara özgü olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, bu karar temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, harici satın alma ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; Sındırgı ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 61... , 5 ve 2 54... parsel sayılı taşınmazların 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında sit alanında kalmaları nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tutanaklarında zilyet olarak belirtilen kişilerden bu taşınmazları 2018 yılında haricen satın ve bağış yoluyla devraldığını, taşınmazların zilyetliğinin kendisine geçtiğini, ayrıca ... Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 16.04.2009 tarihli kararı ile taşınmazların sit alanı dışına çıkarıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazların ekonomik amacına uygun şekilde imar ve ihya edilerek tarım arazisi niteliği kazandığı, uzun süreli zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmazların 25 yılı aşkın süredir tarımsal amaçla kullanıldığı, davacının selef zilyetlerin sürelerini eklemek suretiyle eklemeli zilyetlik koşullarını sağladığı ve sit alanı sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.12.2024 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; davacının, taşınmazları kadastro tespitleri kesinleştikten ve Hazine adına tapu kaydı oluştuktan sonra harici satış ve bağış işlemleri ile devraldığı, Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin tescille kazanılacağı, tapulu taşınmazlarda zilyetliğin alacağın temliki yoluyla devrinin mümkün olmadığı, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin yalnızca kadastro öncesi zilyetlik bakımından geçerli olduğu, tapulu hale gelen taşınmazlarda kadastro sonrası zilyetliğe hukuki değer atfedilemeyeceği ayrıca taşınmazların önceki hukuki statüsü itibarıyla zilyetlikle kazanılamayacak nitelikte olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen karar ile; davacının taşınmazları tapulu hale geldikten sonra haricen devraldığı, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı ve eklemeli zilyetlik hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.