Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı, mirasçıların babalarının ikinci eşine yaptığı taşınmaz devrinin tapu iptali ve tescil davası, miras kaçırma kastı ispatlanamadığından reddedilerek Yargıtayca onanmıştır.
Özet: Davacılar, muris babalarının mirasçılardan mal kaçırma kastıyla, davalı ikinci eşine yaptığı tapu devirlerinin muvazaalı satış işlemi olduğunu iddia ederek tapu iptali ve tescil talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, murisin mirasçılarıyla iyi ilişkileri, terekesinde başka malların bulunması ve davalı ile uzun süreli birlikteliği gibi nedenlerle mal kaçırma kastı olmadığına hükmederek davayı reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; murisleri babalarının, vefatından bir yıl önce, uzun süredir birliktelik yaşadığı davalı ile evlendiğini, davalının yönlendirmesi ve yaşadığı duygusal yoğunluk ile baskı sonucu maliki bulunduğu Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1283 parsel ve 1384 parsel sayılı taşınmazları davalıya temlik ettiğini, muris ile davalı arasında gerçekleşen satış işleminin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığını ve muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini, asıl amacın bağışlama olduğunu, ancak davacıları miras hakkından mahrum bırakmak için satış işlemi yapıyormuşçasına muvazaalı hareket edildiğini, muvazaaya dayalı satış işlemlerinin hukuki sonuç doğuramayacağını, nitekim ikinci satış tarihi olan 14.01.2016 tarihinin resmî olarak evlendikleri tarihten yaklaşık iki ay öncesine denk gelmesi hususunun asıl amacın satış değil, taşınmazın evlenilecek olan eşe bağışlanması olduğunu açıkça gösterdiğini, resmî nikah kıyılmadan hemen öncesinde eşe taşınmaz mal satışı yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının, taşınmazların tarafına devredilmesi amacıyla murisi evlenme vaadiyle uzun yıllar etkisi altında tutarak kötü niyetli hareket ettiğini ve nihayetinde murisin üzerinde kurulan baskı sonucu yaşadığı duygusal yoğunluk nedeniyle taşınmazları davalıya temlik etmek zorunda kaldığını ileri sürerek söz konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve miras payları oranında mirasçı davacılar adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı; yasal sürede cevap vermemiş olup vekili tarafından usulsüz tebligatın sebeplerini ve bu sebebi öğrendiği tarihten itibaren aynı süresi içerisinde hak düşürücü süreye tabi olan işlemi yapması gerektiğinden cevap dilekçesi sunulamadığı anlaşılmakla aşamadaki yazılı ve sözlü beyanlarında dava konusu temlikin mal kaçırma kastıyla değil bedeli ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, murise ait başkaca taşınmazların da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacıların muris ...'ın çocukları, davalının ise murisin ikinci eşi olduğu, dava konusu Tekirdağ il, Süleymanpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1283 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 14.01.2016 tarihli ve 881 yevmiye nolu resmi senetle, 1384 parsel sayılı taşınmazın ise 11.02.2005 tarihli ve 901 yevmiye nolu resmi senetle muris tarafından davalıya satış suretiyle temlik edildiği, dosya içeriğine göre murisin davacılarla insani ilişkilerinin iyi olduğu gibi terekesinde mirasçılarına intikal eden iki adet taşınmazın ve araçların mevcut olduğunun anlaşıldığı, tanık anlatımlarından ve nüfus kayıtlarından davalı ile yirmi yılı aşkın süredir gayrı resmî birliktelik yaşadıktan sonra evlendiği anlaşılan murisin, davacılardan mal kaçırmak için bir sebebin bulunmayışı da gözetildiğinde mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği kanaatine ulaşılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince bildirilen tanıkların dinlenildiği ve deliller toplanıldığı, tüm dosya kapsamına göre davaya konu taşınmazların murise ait olduğu, mirasbırakan ...'ın tüm taşınmazlarını devretme imkânı varken sadece dava konusu taşınmazları eşi davalıya temlik ettiği, muris adına olan tapu kayıtları incelendiğinde mirasçıları arasında herhangi bir paylaşım yapmadığı, muris muvazaasına dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğu, ispat külfeti kendisinde olan davacılar tarafından murisin mal kaçırma amacı ile taşınmazı devrettiği hususu ispat edilemediğinden yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.