Danıştay, 2577 sayılı Kanunun 46/1-e maddesinde belirtilen süreyi aşmayan 15 günlük ticari faaliyetten men kararının temyiz edilemez olduğunu vurguladı.
Özet: Yüksek mahkeme, davalı idare tarafından davacı şirketin işyerine yönelik eksiklikler nedeniyle uygulanan ve on beş gün süreli faaliyetten men ile mühürlemeyi içeren işlemin iptali talebiyle açılan davada, bölge idare mahkemesince verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun incelenmeksizin reddine karar vermiştir; zira 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde temyize açık olan kararlar, belli bir ticari faaliyetin süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engellenmesini gerektirdiğinden, on beş günlük faaliyetten men kararının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ve dolayısıyla istinaf sonrası kararın kesinleştiği hüküm altına alınmıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kozmetik Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ :Temyize konu kararın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde belirtilen davalardan olmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın temyiz edilemeyecek olması karşısında temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (e) bendinde ise, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde belirtilen belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlerden olmadığı anlaşılan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu hukuki durum karşısında; dava konusu işlemin, davacıya ait işyerinde davalı idare elemanlarınca tespit edilen eksiklikliklerin 15 günlük sürede giderilmediği takdirde söz konusu işyerinin 1608 sayılı Kanunun 1.maddesi uyarınca 15 gün süreyle faaliyetten men edilerek mühürleneceğine yönelik işlem olduğu dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Davacı tarafından yatırılan ... TL temyiz karar harcının talebi halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!