İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen haksız rekabet davasında, ticari unvanın izinsiz kullanımı, iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma iddiaları ve bilirkişi raporu değerlendiriliyor.
Özet: Davacının haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği, davalının kendisiyle olan adi ortaklığını kötüye kullanarak davacıyı borç altına sokması ve ardından davacının ticari unvanına benzer bir isimle şirket kurarak müşteri portföyünü ele geçirmesi eylemlerinin tespiti ve önlenmesi ile belirli bir ibarenin davalı tarafından kullanılmasının meni talebiyle açılan bu davada, bilirkişi raporunda davacının iddia edilen ticari unvanı fiilen kullandığına dair net bir kanıt bulunamadığı ve iş ürünlerinin yetkisiz kullanımının ispatlanamadığı ifade edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO:████████DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil ...nın █████/2019 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne bağlı olarak reklam ajansı pazarlamaları iş kolunda faaliyet yürütmek üzere şahıs şirketi kurmuş olduğunu, ticari unvanını ... Dıgıtal olarak belirlediğini, Müvekkilin şahıs şirketi sıfatı ile 09.04.2019 - 31.12.2023 tarihleri arasında ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkilin bu süre zarfında iç ilişkide sözlü şekilde kurulan adi ortaklık kapsamında işlerini yürüttüğü, gelir ve gidere ortak olduğu ve ... ile birlikte faaliyetlerini sürdürdüğünü, Tarafların ticari faaliyetlerinin resmiyette şahıs şirketi kapsamında müvekkil adına olduğunu, ...'ın müvekkile iddia ettiği kapsamda hakkında bir çok icra takibi bulunmasından dolayı kendisinin vergi ve çeşitli istisnalarından yararlanmak olduğunu, müvekkilin ...a güvendiğinden şirket açılışını vererek ticari faaliyetlere başladığını, müvekkilin işinin ..., ... ve ortaklaşa eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiği kişiler aracılığıyla sonlandırılmasına sebep olduğunu, 31.12.2023 tarihinde müvekkil ile davalı ... ve diğer çalışanlar iş yerinde çalışmakta iken ... tarafından müvekkile yönelik ''birazdan sana bir kod gelecek, bu kodu muhasebeci ... istiyor, vergi dairesi ile ilgiliymiş'' dediğini, müvekkil zaten yoğun olan mesai süresi içerisinde ''tamam'' cevabı ile yalnızca kendi telefonuna sms ile gelen koda bakarak kodu ...'a bildirdiğini, Müvekkilin ...'a ulaşmaya çalıştığını ancak ...'ın mevcut amme borçları adına yeni bir şirket açtığını ve tüm borçları bu şirket üzerine alacağını ve müvekkili borç yükünden kurtaracağını iddia ettiğini, bu nedenle müvekkilin vergi dairelerine ve resmi kurumlara yaklaşık 2.00.000,00-TL borcunun bulunduğunu, bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının adli yardım talebinde bulunduğunu, Davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, Davalının haksız rekabetinin önlenmesi ve durdurulması kararları ile tüm bu hususlar için gerekli tedbirlerin alınmasını ... ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının men'ine, Uygun bir medya organında hüküm özetinin ilanına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile ticaret unvanının kullanılmasının meni istemine ilişkindir.Bilirkişinin düzenlediği █████/2026 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle; Huzurdaki uyuşmazlığa konu olayın, davalının davacıya ait tanıtıcı işareti kurduğu limitet şirkette ticaret unvanı olarak seçmesi ve davacıya ait iş ürünlerini kullanarak davacının ticari faaliyette bulunmasını engellemesi eylemlerinin TTK m. 55/1, a-4 ve TTK m. 55/1,c uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediği noktalarında toplandığı, TTK m. 55/1,a-4 uyarınca başkalarının faaliyetleriyle karıştırılmaya yol açan önlemler almanın haksız rekabet teşkil edeceği, bu kapsamda davacıya ait tanıtıcı işaretin davalı tarafından izinsiz kullanıldığının ispatlanması durumunda haksız rekabetin varlığından bahsedilebileceği, Davacının 09.04.2019 tarihinde ... Vergi Dairesine verdiği dilekçede, şahıs şirketinin ismini “...” olarak değiştirilmesini talep ettiği, yine dosyada mübrez ... sayfasında davacının ... unvanlı iş yerinde çalıştığı yönünde beyanlarına yer verdiğinin görüldüğü, Ancak davacının ... ibaresini ticari faaliyetlerinde kullandığına ilişkin dosya kapsamında net bir veriye rastlanmadığı, Sayın Mahkemenizce davacının bu ibare altında ticari faaliyette bulunduğunun tespiti durumunda, aralarında ticari bir ilişkinin olduğu anlaşılan davalının, söz konusu ibareyi tek ortağı ve yetkilisi olarak yer aldığı ... Bilgi "...Ticaret I.td. Şti. unvanlı şirkette kullanmasının bent kapsamında haksız rekabet teşkil eden bir eylem olarak değerlendirilebileceği, İş ürünlerinden yetkisiz yararlanma eylemi bakımından, dosya kapsamında davacının oluşturduğu iş ürünü niteliğinde bir çalışmaya rastlanmadığı, dolayısıyla iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma (TTK m. 55/1,e) kapsamına giren bir davranışın ispatlanamadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı taraf, kendisi tarafından oluşturulan ve kullanılan ... ibaresinin, davalının kurduğu limited şirkette ticaret unvanı olarak belirlendiği, bu şirketin de merkezinin bir dönem kendi işletmesinin de bulunduğu yerde olduğu ve bu sayede davalının kendi müşterilerini ve iş ilişkilerini haksız olarak uhdesine geçirdiğinin iddia edildiği, davalı tarafından davacıya ait ticaret unvanı, işletme adı gibi tanıtıcı işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılması haksız rekabet teşkil edeceği somut olayda ... ibaresinin davacıya ait tanıtıcı işaret olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, ... ibaresinin gerçek kişi tacirler bakımından bir ticaret unvanı olmadığı dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerde, davacının ... ibaresini işletme adı olarak kullandığına ilişkin somut bir verinin bulunmadığı, davacının ... ibaresini işletme adı olarak kullandığına yönelik ticaret sicilinden gelen bir yazı mevcut olmadığı gibi ticari faaliyetlerde bu ibarenin kullanıldığına ilişkin bir fatura örneği veya başka done bulunmadığı, davacının 09.04.2019 tarihinde ... Vergi Dairesine verdiği dilekçede, şahıs şirketinin ismini “...” olarak değiştirilmesini istediği görülmüştür. Yine dosyada mübrez İinkedin sayfasında davacının ... unvanlı iş yerinde çalıştığı yönünde beyanlarına yer verdiği görülmektedir. Ancak gerek davacının Vergi dairesine yazdığı dilekçe gerek ... profilindeki ibare, ... ibaresinin davacı tarafından işletme adı olarak kullanıldığını ortaya koymamaktadır. Her ne kadar davacı taraf, davalının kendisine ait iş ürünlerinden yetkisiz yararlandığı iddiasında ise de; iş ürünü emek sarf ederek meydana getirilen ticari bir değerdir. Dosya kapsamında davacının oluşturduğu iş ürünü niteliğinde bir çalışmaya rastlanmamıştır. Dolayısıyla TTK m. 55/1,c kapsamında haksız rekabet teşkil eden bir eylemin varlığından bahsedilemeyecektir. Bilirkişi raporunda belrtilen kanaatler doğrultusunda bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hükme esas alınabilecek nitelikte düzenlendiği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça soruşturma sonucunun beklenilmesi ve tanık dinlenilmesi talep edilmiş ise de bu delillerin dosyaya yenilik katmayacağı, tanık anlatımları ile bilirkişi raporunda tespit edilen hususların aksinin ispat edilemeyeceği kanaatiyle davacı tanığı dinlenilmemiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Reddine,2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 116,60-TL nin davacının tahsili ile hazineye gelir kaydıyla, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır