Konkordato mühleti sırasında ticari faaliyette kullanılmayan üçüncü kişi ipotekli taşınmazların icraen satışına izin verilmesi talebinin reddine karşı istinaf kararı.
Özet: Konkordato sürecindeki bir alacaklı bankanın, borçlunun borcunu teminat altına almak üzere üçüncü şahıslarca ipotek verilen taşınmazların icra yoluyla satışına izin verilmesi talebi, ilk derece mahkemesince bu ipoteklerin üçüncü kişi ipoteği ve alacağın adi alacak niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiş; alacaklı ise bu kararı, taşınmazların işletme faaliyetlerine zarar vermeden satılarak borç tasfiyesine katkı sağlayacağını ve İcra ve İflas Kanununun 295/2. maddesi uyarınca satışın mümkün olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2025ARA KARAR TARİHİ: █████/2026KONKORDATOTALEP: KonkordatoKARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Alacaklı .... vekili 05.05.2026 tarihli dilekçesinde; müvekkili banka alacağını karşılamak adına işletmenin faaliyetinde kullanılmayan, konkordato sürecine olumlu etkisi bulunmayan müvekkiline ipotekli İstanbul İli, ...İlçesi, ... Mah, ... ada, ... parselde kayıtlı ... kat, . nolu ve .... İli, ... İlçesi, .... ada, .... parsel, zemin kat, .. blok, .. nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazlarına yönelik olarak İİK'nın 295. maddesi kapsamında taşınmazların icra marifetiyle satışlarına izin verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2026 tarihli ara kararı ile, alacaklı ....'nin alacağının teminatını teşkil etmek üzere üçüncü şahıslar ...A.Ş. ve ... . adına kayıtlı, İstanbul İli, ...İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parselde Kayıtlı, .... Kat, .. Nolu taşınmazın ve ... İli, ... İlçesi, . Ada, . Parsel, Zemin Kat, .... Blok, . nolu bağımsız bölüm taşınmazların üzerindeki ipoteğin, davacı .... Şti.'nin borcuna karşılık verildiği, üçüncü şahıs ipoteği olduğu, bu şekliyle üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan borcun ipotek verilen davacı şirket yönünden adi alacak niteliğinde bulunduğu, alacaklı .... vekilinin talebinin İİK'nın 297. maddesi yani konkordatoya ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilemeyeceği, üçüncü kişiler tarafından verilen ipoteğin davacı şirketin borcunun teminatını teşkil etmek üzere verilen üçüncü kişi ipoteği olduğu ve adi alacak niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle Alacaklı .... vekilinin talebinin REDDİNE karar verilmiştir.Alacaklı .... vekili istinaf dilekçesinde; İİK'nın 295/2. maddesi uyarınca şartların oluşması halinde rehinli malın satışı mümkün olabildiğini, talebin şirketin ticari faaliyetlerini etkilemeyeceğini, taşınmazların satılmaları durumunda ihale bedellerinin borçlu şirketin borcundan mahsup edileceğinden konkordato sürecinde olumlu katkı sağlayacağını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile 06.05.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını taşınmazların icra marifetiyle satışına izin verilmesini talep etmiştir.Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato istemine ilişkindir.Alacaklı .... tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle, ipotekli taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılarak satışına izin verilmesi talep edilmekle, mahkemece istem reddedilmiş ve alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 295. maddesinde; "(Değişik: 28/2/2018-███████ md.) Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır."İİK'nın 297. maddesinin 2. fıkrasında; "(Değişik ikinci fıkra:9/6/2021-7327/5 md.) Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır." hükümleri yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1. maddesinde; "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1. maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." 287/son maddesinde; "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiş,İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; "Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır." şeklinde açıklanmıştır. Somut dosya yönünden inceleme yapıldığında; her ne kadar mahkemece verilen karara karşı istinaf yolu açık tutulmuş ise de alacaklının talebi HMK'nın 341. maddesinde ifade edilen nihai karar, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz niteliğinde olmadığı gibi İİK'nın 285 vd. maddelerinde konkordato kurumu yönünden istinaf yolunun açık olduğu kararlardan da değildir. Açıklanan nedenlerle; alacaklı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Alacaklı .... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Alacaklı .... tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının istemi halinde alacaklı tarafa iadesine,3-İstinaf yargılaması için alacaklı .... tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın alacaklı ....'ya ilk derece mahkemesince iadesine,5-Kararın ilk derece mahkemesince tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026