İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, ticari satıştan kaynaklanan alacak davasında verilen itirazın iptali kararına yönelik tebligat usulsüzlüğü itirazını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin ödenmeyen ticari faturalardan kaynaklanan alacakları için başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak davacının alacaklı olduğuna ve icra inkar tazminatına hükmetmişken, davalı vekili, şirkete yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, zira eski adrese gönderilen tebligatların iade döndüğünü, daha sonraki tebligatların Tebligat Kanunu 35. maddeye aykırı yapıldığını, zorunlu olmasına rağmen elektronik tebligat yolunun kullanılmadığını ve icra dosyasında vekil sıfatıyla hareket eden kendisine dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini belirterek yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki süresince düzenlenen faturaların bakiye 564,24 USD ve 12.988,08TL'lik kısmının ödenmediğini, İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası tahtında takibat yapıldığını ancak davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali ile icra takibinin takip talebindeki taleplerle devamına, davalının asıl alacağın % 20'si tutarında icra inkâr tazminatı ödemesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye gönderilmiş, davalı yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;Mahkememece re'sen görevlendirilen mali müşavir ... marifetiyle hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "...Davacının 2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikinin yaptırıldığı 2022 yılında E-defter sistemine tabi olduğu ve 01.01.2022-31.12.2022 dönemlerine ilişkin olarak her ay yasal süresi içerisinde yasal defterlerin GİB’e gönderildiği ve onaylarının alındığı, davalıya ait GİB Çeşme Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan BA-BS formları incelendiğinde; davalı tarafından düzenlenen 07.10.2021 tarih ... nolu ve 14.07.2021 tarih ... no.lu 2 adet faturanın BS formunda bildirildiği ancak davacı tarafından düzenlenen faturaların hiçbirinin bildirilmediği, dosya kapsamında ve sunulan belgelerde davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların karşı tarafa tebliğini gösterir herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan irsaliye ve Sistem Teslim ve Kabul tutanağında ...'ın müşteri olarak adının ve imzasının olduğu, Mahkemece davacı tarafa ait belge ve defterlerin kabulü durumunda; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.988,08 TL ve 564,24 USD alacaklı olduğunun hesap ve tespit edildiği,..." yönünde kanaat bildirildiği, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu ve mahkemece verilen kararda dikkate alındığı, takibin devamı yönünde karar verildiği, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiği..." gerekçesi ile, ''1-)Davanın KABULÜ ile; Davalının İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,2-)Asıl alacağın %20 si olan 4.733,54TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davalıya yapılan tebligatların hukuka uygun olmadığını, yerel mahkeme tarafından 15.03.2023 tarihinde çıkarılan tebligat müvekkilin iş yeri adresine gönderildiğini, adres değişmiş/yeni adres bulunamadı gerekçesi ile iade döndüğünü, 30.03.2023 tarihinde gönderilen tebligat ise aynı adrese gönderilmiş, tanınmıyor gerekçesi ile iade döndüğünü, 19.04.2023 ve 28.09.2023 tarihlerinde gönderilen tebligatlar ise Tebligat Kanunu m.35'e göre gönderildiğini, dosyada ilk tebligatın mazbatası olmadığı gibi 2. gönderilen tebligatta ise tebligat tarihi olmadığını, söz konusu adreste hiç bir zaman haber kağıdı bırakılmadığını ve kapıya yapıştırılmadığını, tebligatın kimden sorulduğunun belirsiz olduğunu, yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, davalı şirketin elektronik tebligat adresi olup ilgili dönemde bulunup bulunmadığını araştırmadığını, bu durumda kanun maddesi kapsamındaki kişilere elektronik tebligat yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığını, ancak somut ihtilafta tebligatlar davalıya elektronik tebligat yolu ile gönderilmediğini, Tebligat Kanunu m.35'e göre tebligat yapıldığını, davaya dayanak İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında vekil olarak kayıtlı bulunmakta olduğunu, dosyaya itiraz tarafınca yapıldığını, ancak icra dosyası dayanak alınarak açılan davada vekil olarak tarafına tebligat yapılmadığını, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğunu, tebligat aşaması dışında davalının böyle bir borcu olup olmadığını, fatura konusu içerik araştırılmadığını, davalı kötü niyetli olmadığından verilen icra inkar tazminatı da yerinde olmadığını, talep edilen faizin de yüksek olduğunu, bu konuda da bir hesaplama yapılmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili tarafından itirazın iptaline konu icra takibine itirazın davalının vekili aracılığı ile yapıldığı ve bu sebeple itirazın iptali davasında tebligatların vekile yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, itirazın iptali davasında tarafların vekili tarafından vekaletname sunulmaması halinde icra takip dosyasındaki vekile tebligat çıkarılmasının yasal olarak mümkün olmadığı ve asile tebligat çıkarılmasının zorunlu olduğu gözetilerek davalı asile tebligat çıkarılmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili tarafından davalı şirketin elektronik tebligat adresi olmasına rağmen bu adrese tebligat yapılmadığı, dosya kapsamında yapılan tebligatların da usulsüz olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece davalının "Alaçatı Mah. ... Sk. No:... Çeşme/İzmir" adresine çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin iade edildiği, bunun üzerine davalının ticaret sicil kaydında gözüken "Alaçatı Mah. ... Sk. No:.. Çeşme/İzmir" adresine dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın iade edildiği, sonrasında tüm tebligatların davalının bu adresine Tebligat Kanunu'nun 35/4 maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca tarafların elektronik tebligat adresinin bulunması halinde bu adrese tebligat yapılması zorunludur. Davalı vekili tarafından sunulan █████/2023 tarihli ek istinaf dilekçesi ekinde davalının elektronik tebligat adresinin olduğuna dair belge çıktısı sunulmuş, ancak davalının hangi tarihten itibaren elektronik tebligat adresine sahip olduğuna dair bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Uyap ortamında ise davalının elektronik tebligat adresi █████/2026 tarihinde sisteme eklenmiş, daha öncesinde adresinin güncellenerek elektronik tebligat adresinin bulunup bulunmadığı denetlenmemiştir. Bu durumda davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmadığının tespiti açısından PTT'ye müzekkere yazılarak davalının hangi tarihten itibaren aktif elektronik tebligat adresine sahip olduğu hususu sorulmak suretiyle dosyada yapılan tebligat tarihlerinde söz konusu adrese sahip olması halinde tebligatların usulsüz olduğu kabul edilerek dosya kapsamında yapılan tüm tebligatların davalı vekiline yeniden tebliği sağlanmak suretiyle savunma hakkı tanınması ve bildireceği delillerin toplanarak usulüne uygun yeniden ön inceleme duruşmasının yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, aksi halde tebligatların usulüne uygun olduğu kabul edilerek aşağıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından dava dayanağı icra takibinde 12.988,08 TL asıl alacak ve 564,24 USD asıl alacağın tahsili talep edilmiş ve talep ekinde █████/2021 tarihli 11.041,48 TL ( döviz karşılığı 1.346,14 USD ) bedelli ... D3...açıklamalı, iki adet █████/2021 tarihli 2.596,00 TL bedelli ... ... açıklamalı, █████/2021 tarihli 980,00 TL bedelli Seyahat Gideri açıklamalı, █████/2022 tarihli 6.816,08 TL bedelli Vade Farkı açıklamalı faturaların eklendiği görülmüştür. Mahkemece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre talep edilen miktarda açık hesap alacağının tespit edilmesi sebebiyle talep edilen miktarlar hüküm altına alınmıştır. İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Yine tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak takip talebine ekli faturalar gösterilmiş olduğundan Mahkemece söz konusu faturalar, dosyaya sunulan sevk irsaliyeleri, sistem teslim ve kabul tutanağı, teklif mektupları incelenerek, bu belgelerde adı geçen şahısların davalı şirketin ortağı, yetkilisi veya sgk kayıtlarına göre çalışanı olup olmadığı tespit edilerek faturaların içeriklerine göre dayanaklarının ve bedellerinin ispat edilip edilmediği, ispat edilmesi halinde davalı tarafından ödenip ödenmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlarda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan sadece davacının ticari defterlerindeki açık hesaba göre inceleme yapılarak ve HMK'nın 297 ve 298 maddelerine göre gerekçe oluşturmaksızın bilirkişi raporu kopyalanmak suretiyle, bilirkişi raporuna hangi gerekçeler ile itibar edildiği açıklanmaksızın raporda tespit edilen bakiye açık hesap bedellerinin hüküm altına alınması, USD üzerinden başlatılan icra takibine ilişkin takip talebi ve ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ayrıca Mahkemece bilirkişi raporu alınmasına ilişkin █████/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında "Dosyanın Mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdiine, tarafları arasındaki uyuşmazlık konusunun tespiti yönünden özellikle takip tarihi itibari ile alacak borç durumu irdelenmek sureti ile bilirkişi raporu alınmasına, bilirkişinin emek ve mesaisi dikkate alınarak takdir edilen 1.800,00 TL ücretin avanstan karşılanmasına, bilirkişiye HMK. 218 mad. gereğince yerinde inceleme yetkisi verilmesine," şeklinde ara karar kurulduğu, söz konusu ara kararda uyuşmazlığın konusuna göre bilirkişinin üzerinde inceleme yapacağı tarafların ticari defter ve kayıtlarının dahi belirtilmediği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılacak gün ve saatin tayin edilmediği, ara kararın davalı tarafa tebliğ dahi edilmediği, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca taraflara ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemeleri halinde diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerindeki kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edeceği ve bu kayıtlara itibar edileceğinin ihtar edilmediği anlaşılmakla söz konusu ara karar ve bu ara karara istinaden davacının ticari defterlerinde yapılan tespitlere göre karar verilmesi hatalı olmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 297, 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda tahkikat yürütülerek sonucuna göre karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.