Konkordato davasında borçlu şirkete ait ipotekli taşınmazın rehinli alacaklı tarafından satışına izin veren ara kararın, konkordato sürecine olumsuz etkileri gerekçesiyle istinaf incelenmesi.
Özet: Konkordato talebinde bulunan bir borçlunun, ilk derece mahkemesinin, işletmenin faaliyetine katkı sağlamadığı ve nakit akım tablosunda satışı öngörüldüğü gerekçesiyle rehinli bir taşınmazın ipotekli alacaklı tarafından paraya çevrilmesine ve satışına izin veren ara kararına itiraz ettiği; borçlunun, bu kararın konkordato projesine ve diğer alacaklıların menfaatlerine zarar vereceğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, gerekçe ve kanun maddesi belirtilmeden verildiğini ve sehven alacaklıya satış yetkisi verildiğini iddia ederek kaldırılmasını talep ettiği, istinaf mahkemesinin ise icra ve iflas kanununun rehinli malların konkordato sürecinde satışına ilişkin hükümleri çerçevesinde kararı incelediği bir davadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI: ████████ Esas
DAVALI: HASIMSIZ
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: █████/2026
Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordatonun tasdiki talepli açılan davada İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2026 tarihli ara kararı ile; "... Komiser heyeti görüşü, alacaklı ve borçlu vekillerinin beyanlarından borçlu şirketin adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ...Mahallesi ... ada .. parsel sayılı taşınmazın, işletmenin faaliyetine katkı sağlamadığı ve nakit akım tablosunda anılan taşınmazın satışının öngörüldüğü, ipotekli taşınmazın satılması halinde borçlunun faiz-finansman maliyetinden kurtulma ihtimalinin bulunduğu ve bu durumun alacaklılar ve borçluların menfaatine olduğu anlaşılmakla alacaklı ...Anonim Şirketi 'nin talebinin kabulüne, banka ipoteğinin paraya çevrilmesi amacıyla başlatılan icra takibinde ipoteğin paraya çevrilmesine ve taşınmazın satışına izin verilmesine" karar verilmiştir.
Konkordato talep eden borçlu ... A.Ş. vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Sayın mahkeme tarafından; █████/2026 tarihli ara kararda, "... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... Ada, .. Parsel, 21.512,76 m2"de kayıtlı taşınmazın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas dosyasından satışına izin verilmesine yönelik ara kararı, konkordato dava dosya içeriğine ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öncelikli olarak yerel mahkeme tarafından ara karara dayanak olarak gösterilen ... A.Ş.'nin █████/2026 tarihli talebinde; taşınmazın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas dosyasından satışına karar verilmesine talep edilmesi, geçerli bir talep olmadığını, yerel mahkeme tarafından verilen kararda; ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'nin taleplerine uygun bir şekilde söz konusu taşınmazın satışına muvafakat etmesi hususu göz ardı edilerek █████/2026 tarihli ara karar kurulduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen ara kararda; ... A.Ş.'nin talebine ilişkin hiçbir gerekçe yazılmadığını ve herhangi bir kanun maddesi dahi belirtilmediğini, yerel mahkeme tarafından; "... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... Ada, .. Parsel, 21.512,76 m2' de kayıtlı taşınmazın ... A.Ş. tarafından satılmasına yönelik ara karar kurması gerekirken, sehven ... A.Ş. Tarafından satılmasına karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen bu ara karar, ... A.Ş.'nin açmış olduğu konkordato davasına ve konkordato projesine büyük zarar vererek, hem ... A.Ş.'nin hem de diğer alacaklıların alacaklarını tam alamamalarına ve zarara uğramalarına sebebiyet vereceğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile 17.04.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordato istemine ilişkindir.
Somut olayda; rehinli alacaklı ...A.Ş. tarafından başlatılan icra takibi kapsamında konkordato talebinde bulunan borçlu şirkete ait rehinli ... ili ... ilçesi ...Mahallesi ... ada 3 parsel sayılı taşınmazın satışına izin verilmiş olup, satışa izin verilen ara kararın kaldırılması için borçlu şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İİK'nın 295.maddesinde; "(Değişik: 28/2/2018-███████ md.) Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır."
İİK'nın 297.maddesinin 2.fıkrasında; "(Değişik ikinci fıkra:9/6/2021-7327/5 md.) Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır." hükümleri yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1 maddesinde; "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yine İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1 maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." 287/son maddesinde; "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiş,
İİK'nın 293. maddesinin gerekçesi ise; "Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287 nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293 üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164 üncü madde hükmü uygulanacaktır." şeklinde açıklanmıştır.
Somut dosya yönünden inceleme yapıldığında; her ne kadar mahkemece verilen karara karşı istinaf yolu açık tutulmuş ise de verilen karar, İİK 295. maddesine dayalı bir ara karar olup HMK'nın 341. maddesinde ifade edilen nihai karar, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz niteliğinde olmadığı gibi İİK'nın 285 vd. maddelerinde konkordato kurumu yönünden istinaf yolunun açık olduğu kararlardan da değildir.
Açıklanan nedenlerle; konkordato talep eden borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı/Talep eden ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istem halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!