İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin limited şirket hisse devri vaadi sözleşmesinden kaynaklı icra takibine itirazın iptali davasında şekil şartları ve cezai şartın incelenmesi.
Özet: İşbu dava, taraflar arasında akdedilen limited şirket hisse devri vaadi sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine dair olup; davacı, sözleşmeye dayalı cezai şartın tahsilini ve icra takibine itirazın iptalini isterken, davalı, sözleşmenin Türk Ticaret Kanununda aranan noter şekil şartı ve şirket genel kurul onayı eksikliği nedeniyle hukuken geçersiz olduğunu, davacıya borcu olmadığını ve hatta peşin ödediği bedel nedeniyle kendisinin alacaklı konumunda olduğunu iddia ederek, taleplerin reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH: █████/2023
DAVA: İtirazın İptali (Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının başlatılan icra takibine itiraz dilekçesinde takibin dayanağı olan ve taraflarca 07.12.2016 tarihinde imzalanmış ve imzası davalı tarafça inkar edilmemiş Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesinin kendisine gönderilmediğini iddia ettiğini, müvekkili tarafından gönderilen Bakırköy 44. Noterliği ... yev.no'lu ihtarname ile sözleşme gereğince vadedilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini ihtar edildiğini, davalı tarafça bu ihtarnameye karşılık olarak Bakırköy 18. Noterlüği ... yev. No'lu ihtarname ile cevap verildiğini, verilen cevap niteliğindeki ihtarnamede davalının taraflar arasında imzalanmış olan bu sözleşmeyi kabul ettiğini, borcun iş bu sözleşmeden kaynaklandığını, müvekkili tarafından, davalıdan alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosya ile birlikte icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibne itiraz edilmiş olması nedeni ile bu defa yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesinin yasada aranan noter şekil şartının yerine getirilmediğini, hukuken geçersiz olduğunu, TTK'nın ilgili hükmü uyarınca Limited şirketlerde hisse devrinin gerçekleşebilmesi için noter onaylı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi'nin, Limited şirket Genel Kurulunca genel kurul toplantısında temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile onaylanması gerektiğini, hisse devri sözleşmesinin noter onaylı olamaması ile birlikte devir için hem TTK'da hem de taraflar arasındaki sözleşmede aranan genel kurul onayı da bulunmadığını, davacının icra takibi ile talep ettikleri miktarların, dava dilekçesinin ekinde sunulan ve takibe dayanak edilen hisse devir vaadi sözleşmesinde hiçbir karşılığı olmadığını, bu miktarların nereden çıktığı, nereden kaynaklandığı takip talebi/ödeme emrinden anlaşılamadığını, sözleşmenin geçerliliğini kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmede bu miktarların ödeneceğine ilişkin bir anlaşma yapılmadığını, davacının takip ve dava konusu edilen böyle bir alacağı bulunmadığını, davacının hiçbir alacağı olmamakla birlikte tam aksine müvekkiline, sözleşmenin imzalanmasıyla davacıya 35.000TL peşin ödediğinden sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıdan alacağı bulunduğunu, davaya konu icra takibinde dayanak belge sunulmadığından yaptığımız itirazdan dolayı aleyhimize kötü niyet tazminatı hükmedilemeyeceğinden iş bu talebin reddini, borçlu olmadığımız ve sözleşmeye dayalı şirketin hisse devri onay şartı gerçekleşmediği halde aleyhimize icra takibi ve akabinde huzurdaki dava açıldığından dava değerinin %20'inden az olmamak kaydı ile tarafımıza kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;
"Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davanın taraflar arasında akdedilmiş olan dava dışı limited şirketin hisse devri sözleşmesi nedeniyle nedeniyle cezai şartın tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, somut olayda dosyanın tarafları arasında 07.12.2016 tarihinde "Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesi" akdedilmiş olduğu, işbu sözleşme içeriği incelendiğinde tarafların Yükümlülükleri başlığı altında "-İşbu Sözleşme ile Ticari merkezi İSTANBUL da bulunan ve İSTANBUL Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... LİMİTED ŞİRKETİ ünvanlı şirketin ortaklarından ... şirkette bulunan 250.000 TL bedelli 200 hissesinin tamamını şirket hissedarlarından ...'e devretmeyi taahhüt etmektedir.- ... bu devir vaadi karşılığı ,...'ın 200 Hissesine tekabül eden 250.000 TL Sermaye bedelinin; 35.000 TI sini bu sözleşmenin imzalanmasıyla peşin olarak,15.000 TL sini hisse devri resmi olarak gerçekleştiğinde (şirket genel kurulun devir kararını onaylayıp ticaret sicilde ilan edildiğinde) nakit olarak ödeyecektir. Kalan 200.000 TL şirketin mevcut borçları sebebiyle hissesine düşen kısım olduğundan ... tarafından talep edilmeyecektir. ..." şeklinde düzenlemesinin bulunduğu, nitekim aynı sözleşmenin Cezai Şart başlığını taşıyan "Taraflar yükümlü oldukları yukarıda yazılan şartlara uymazlar ise sözleşme yükümlülüğünü ihlal eden taraf 150.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder" şeklindeki düzenlemesinin bulunduğu, davacının işbu düzenlemeler uyarınca davalı tarafından ödenmiş olan 35.000,00 TL nakti ödemeyi 150.000,00 TL cezai şarttan mahsup ederek 115.000,00 TL asıl alacak, 06.11.2020 tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 6.039,86 TL faiz olmak üzere toplam 121.039,86 TL alacak istemi ile İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden takibe girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı tarafça sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, Limited şirketlerde pay ve pay devrine ilişkin hükümler TTK'da düzenlendiğinden, eldeki dava TTK'nın 4/1.a maddesi uyarınca mutlak ticari dava mahiyetinde olduğu ve Mahkemenin görevli olduğu, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlendiği, buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır. 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesinde sözleşmelerde yasal şekil “Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.” şeklinde düzenlendiği, 6098 Sayılı TBK'nın Önsözleşme başlığını taşıyan 29. Maddesinin "(1) Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. (2)Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda olduğu gibi Limited şirket hisse devir vaadi sözleşmeleri de hisse devir sözleşmesinin geçerlilik şekline yani yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması geçerlilik şartına tabi olduğu, bu şekilde yapılmayan bir sözleşmenin geçerli olmayacağı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın geçerliliği sözleşmenin bağlı olduğu şekle bağlı olduğu, taraflar arasında 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun olarak yapılan ve noterde düzenlenen bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığı, sözleşmenin adi yazılı belge niteliğinde olup geçersiz olduğu, sözleşme geçersiz olduğundan, geçersiz sözleşmeye istinaden cezai şart da talep edilemeyeceği( Yargıtay 11. HD'nin 09.12.2019 tarih ve █████████ E. - █████████ K., 19.07.2017 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesin ████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, 29.12.2022 Tarihli ilamı), anılan yasal düzenlemeler uyarınca somut olaydaki taraflar arasında akdedilmiş olan "Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesi" kanunen belirlenen geçerlilik şartlarını taşımadığından geçerli olmadığı, dava dışı şirketin hisselerinin devrinin yapılmamış olduğu, davacının geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanarak cezai şart isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen dava konusu sözleşmedeki imzanın davalı tarafça inkar edilmediğini ve davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede sözleşmenin kabul edildiğini, bu sebeple sözleşmenin geçerli olduğunu, hisse devrine ilişkin resmi sözleşme merasiminin davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafından yerine getirilmediğini, böylelikle davalının sözleşme yükümlülüklerini ihlal etmekle cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin TMK 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasında akdedilen █████/2016 tarihli "Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesi"nin davalı tarafından ihlal edildiği iddiasıyla sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından dava konusu sözleşmedeki imzanın ve sözleşmenin davalı tarafından kabul edildiği ve geçerli olduğu, sözleşme hükümlerinin davalı tarafından yerine getirilmediği, dolayısıyla cezai şart alacağının doğduğu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında davacı dilekçesi ve sözlü ve yazılı beyanları ile ileri sürülmüş, Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmiştir. Mahkemece gerekçeli kararda da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere TTK'nın 595 maddesi uyarınca limited şirket pay devrinin ve devir borcu doğuran işlemlerin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce onaylanması ve ortaklar kurulunun bu devre onay vermesi şarttır. Yine TBK'nın 29 maddesi uyarınca limited şirket hisse devri vaadi sözleşmesi de aynı şekil şartına tabidir. Söz konusu yasal hükümler dikkate alındığında dava konusu █████/2016 tarihli "Limited Şirket Hisse Devri Vaadi Sözleşmesi" belirtilen geçerlilik şekil şartına uygun olarak yapılmadığından geçerli olmadığı gibi, taraflarca sözleşme hükümleri yerine getirilmediğinden de geçerli hale gelmemiştir. Taraflarca akdedilen önsözleşme de geçerli olmadığından alacaklı temerrütü hükümlerinin uygulanarak sonuca gidilmesi mümkün olmadığı gibi, sözleşme hükümleri yerine getirilmediğinden ve bu sebeple geçerli hale gelmediğinden davalının sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı değildir. Davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağı talep etmesi mümkün olmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!