İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, sağlık hizmet sözleşmesinden doğan hakediş alacağı için, cezai şart itirazıyla çekişmeli hale gelen ihtiyati haciz kararı istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Sağlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağı iddiasıyla başlatılan ihtiyati haciz sürecinde, alacaklı vekili sözleşmenin feshi sonrası ödenmeyen hakedişlerin tahsili için borçlunun cezai şart ileri sürerek mahsup beyanında bulunmasına rağmen borcun varlığını kabul ettiğini belirtmiş; ilk derece mahkemesi, borçlunun ihtarnamesinde alacağı teyit etmesi ve mahsup iddiasının yargılamayı gerektirmesi üzerine 699.510,90 TLlik alacağın yaklaşık ispatlandığına hükmederek %20 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı vermiş; borçlu ise alacağın çekişmeli ve muaccel olmadığını, cezai şart nedeniyle yargılama gerektirdiğini ileri sürerek karara itiraz etmiş, fakat mahkeme itirazı değerlendirirken ilk kararındaki gerekçelerini yinelemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ D.İş
KARAR NO: ████████ D.İş
TALEP TARİHİ: █████/2026
EK KARAR TARİHİ: █████/2026
İHTİYATİ HACİZ
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında 03.06.2024 başlangıç tarihli "Hakediş Usulü Sağlık Hizmet Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme gereğince müvekkil şirket sahibi olan Dr. ...'in karşı taraf özel sağlık firmasında ..... Bölümünde Hekim olarak görev yaptığını, müvekkili tarafından karşı taraf firmaya KEP üzerinden gönderilen ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle 20.02.2026 tarihinde fesh edilerek 2026 yılı Ocak ve Şubat ayları hakedişlerinin talep edildiğini, borçlu firmanın bunun üzerine müvekkiline 26.02.2026 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu cevabı ihtarını göndererek cezai şart maddesi uyarınca 100.000,00 Euro bedelin muaccel hale geldiğinden hak edişlerin ödenmeyeceğini bildirdiği karşı tarafın bu beyanı ile 2026 yılı Ocak ve Şubat aylarına dair borçlu firmanın, müvekkiline borcu olduğu miktarda çekişme kalmadığını, mahsup işleminin yargı kararı olmadan yapılamayacağını belirterek toplam 385.000,00 + 314.510,90 = 699.510,90 TL için borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine takdir edilecek teminat karşılığı ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2026 tarihli kararı ile, talep konusu alacağın taraflar arasındaki hakediş usulü sağlık hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı tarafından davacıya çekilen ..... Noterliği'nin █████/2026 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalı tarafça davacının eldeki ihtiyati haciz talebinde iddia ve talep ettiği alacağın kabul edildiği, ancak takas/mahsup beyanı kapsamında ödenmeyeceğinin beyan edildiği, talep dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve ihtarnamede kabul edilen alacak dikkate alındığında, davacının alacağın varlığı ve miktarını yaklaşık olarak ispatlanmış olduğu ve yine alacağın rehinle temin edildiğine dair delil bulunmadığı, davalının takas beyanına konu haksız fesih nedeniyle cezai şart alacağının varlığının ise yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada belirtilen sebeplerle alacağın varlık ve miktarının yaklaşık olarak ispatlandığı, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Alacaklı vekilinin talebinin kabulü ile İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlular ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 699.510,90 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, İhtiyati haciz isteyen alacaklı tarafın İİK'nin 259 ve HMK'nın 87. maddeleri uyarınca yukarıda miktarı belirlenen %20 tutarında (139.902,00 TL) nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu Mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünde infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf vekili 01.04.2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, alacağın muaccel olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, ihtarname sürecinin alacağın çekişmeli olduğunu açıkça gösterdiğini, cezai şart ve mahsup def’i nedeniyle çekişmesiz alacak bulunmadığını, yargılama gerektiren uyuşmazlıkta ihtiyati haciz ile esasın çözümüne dönüşmemesi gerektiğini, İİK'nın 266. maddesi uyarınca dosya borcunun tamamı dosyaya depo edildiğinden müvekkilinin malvarlığına konulan hacizlerin fekkine karar verildiğini, uygun bir teminat karşılığında haczin kaldırılmasını veya en azından ihtiyati haciz isteyenin teminatının artırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2026 tarihli ek kararı ile, talep konusu alacağın taraflar arasındaki hakediş usulü sağlık hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yukarıda da açıklandığı üzere rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın bulunması ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatının gerektiği, davalı tarafından davacıya çekilen .... Noterliği'nin █████/2026 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalı tarafça davacının eldeki ihtiyati haciz talebinde iddia ve talep ettiği alacağın kabul edildiği, ancak takas/mahsup beyanı kapsamında ödenmeyeceğinin beyan edildiği, talep dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve ihtarnamede kabul edilen alacak dikkate alındığında, davacının alacağın varlığı ve miktarını yaklaşık olarak ispatlanmış olduğu ve yine alacağın rehinle temin edildiğine dair delil bulunmadığı, davalının takas beyanına konu haksız fesih nedeniyle cezai şart alacağının varlığının ise yargılamayı gerektirdiği, bu sebeple bu aşamada takas edilen alacağın var olup olmadığı ve takas beyanının talep edenin yaklaşık olarak ispatlanan alacağını sona erdirip ermediği hususunun yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği, bu sebeple itirazın yerinde olmadığı, ihtiyati haciz kararının gerekçesinde belirtildiği gibi mevcut delil durumu ve yaklaşık ispatın derecesi de dikkate alınarak alacağın %20'si oranında teminat miktarının somut olayın özelliklerine ve tarafların menfaat dengesine uygun olduğu, bu yöndeki itirazların da yerinde olmadığı, asıl takibe ilişkin harcın süresinde yatırılmamış olması nedeniyle ihtiyati haczin kendiliğinden hükümsüz kaldığı itirazı yönünden ise itirazın bu aşamada takip hukukunu ilgilendirdiği, 16.04.2026 tarihli tensip zaptı ile alacaklıya 15 gün süre verildiği, bu sürenin henüz dolmadığı ve takibin açılmamış sayılmasına dair bir karar bulunmadığı, bu sebeple halihazırda ortada geçerli bir takip bulunduğu gerekçesiyle Karşı taraf vekilinin mahkememizin ████████ D.iş ████████ Karar numaralı █████/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazının REDDİNE karar verilmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde; ihtarnamenin kabul olarak nitelendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahsup beyanının hukuki niteliği itibarıyla bir kabul değil, bir def'i olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre takas ve mahsup beyanı; borçlunun, karşı alacağını ileri sürerek borcunu sona erdirdiğini beyan etmesi olup ve bu durum, karşı alacağın varlığına dair güçlü bir kanıt niteliği taşıdığından, asıl alacağın kabulü olarak değil, alacağın tartışmalı olduğunun göstergesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, takas/mahsup beyanının alacağın muacceliyetini ve çekişmesizliğini ortadan kaldırdığını, ihtiyati haciz kararı uyuşmazlığın esasını peşinen çözme niteliği taşıdığını, her ne kadar esas takibe geçmiş olsa da, hak düşürücü süre içinde harçların yatırılmadığını ve ihtiyati haczin hükümsüz kaldığını, ihtiyati haciz kararının haksız çıkması ihtimalinin son derece yüksek olması nedeniyle davacının ödemesi gereken tazminatin %20 teminatın çok üzerinde olacağından teminat miktarının arttırılması gerektiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinafa konu talep hizmet alım sözleşmesi kaynaklı faturalar nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararına karşı İİK'nın 265. maddesi gereğince yapılan itiraz sonucu verilen redde yönelik ek kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz kararına karşı 7 günlük süre içerisinde yapılan itiraz duruşmalı olarak incelenmiş olup verilen ek karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
2004 sayılı İcra İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.
2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.
2004 sayılı Kanunun 265 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. İhtiyati hacze itiraz eden taraf ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere ve teminata yönelik itirazda bulunmuştur.
Somut dosyada, ihtiyati haciz talep eden tarafça karşı tarafa hitaben düzenlenen 28.02.2026 tarihli 314.510,90 TL ve 385.000,000 TL bedelli iki ayrı e-fatura nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiştir. Faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğine ve içeriğine yönelik aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen karşı tarafın itirazı bulunmadığı sabittir. Bu anlamda ihtiyati haciz için gerekli kanaat getirecek delillerin sunulmuş olması da dikkate alınarak yaklaşık ispatın bulunduğu kanaatine varıldığından ihtiyati haciz kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın mahsup talebine yönelik itirazı ise taraflar arasındaki çekişmeli yargılamada değerlendirilebilecek bir husustur. Esas hakkındaki takipte harçların süresinde yatırılmadığı itirazı ise şikayet yoluyla İcra Hukuk Mahkemesi'nde ileri sürülebileceğinden bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. İhtiyati haciz kararı için ihtiyati hacze karar verilen tutarın %20'si oranında alınan teminat miktarının somut olayın özelliğine göre menfaatler dengesine uygun ölçülü bir miktar olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz kararına itiraz eden tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin ihtiyati haciz kararına itiraz eden üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!