Haksız Rekabet Davasında Hastane Grubunun Video Erişim Engeli İhtiyati Tedbir Talebi Reddine İlişkin İstinafın Değerlendirilmesi.
Özet: Bir hastane grubu, YouTube üzerinden müvekkili hakkında asılsız ve karalayıcı iddialar (bebeklerin SGKdan para almak için gereksiz yere yoğun bakıma alınması, cenaze ve hasta rehni, kara listeye alma gibi) yayan bir kullanıcıya karşı haksız rekabetin tespiti ve giderilmesi davası açarak, söz konusu videonun ve kanalın erişiminin tedbiren engellenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise iddiaların haksız rekabet teşkil edip etmediğinin veya ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığının yargılama sonucunda belirlenmesi gerektiğini ve yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığını belirterek tedbir talebini reddetmiş, davacılar ise bu kararı haksız rekabet hükümleri ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ (Derdest Dava Dosyası)ARA KARAR TARİHİ: █████/2026DAVA: Haksız Rekabetin Tespit, Men'i ve Sonucunun Ortadan KaldırılmasıKARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... A.Ş.'nin, "... Hastanesi" ve "...Hastanesi" nin sahibi olduğunu, yine müvekkili şirketin...A.Ş.'nin de "...Bursa (...) Hastanesi" nin sahibi olduğunu, davalının "..." kullanıcı adı ile ... kanalı üzerinden 20 Şubat 2026 tarihinde yayınladığı "..." başlıklı video ile müvekkili hastane grubu hakkında hiçbir somut belgeye dayanmayan, tamamen karalama ve kötüleme amacı güden ağır ithamlarda bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 54. ve devamı maddelerinde düzenlenen "Haksız Rekabet" hükümlerini açıkça ihlal ettiğini, davalının, hiçbir tıbbi veri veya denetim raporu sunmaksızın, müvekkili hastaneyi toplumda infial yaratan "... ..." ile eş tuttuğunu, davalının, müvekkili kurumun hasta ve cenazelerin hürriyetini kısıtladığına dair gerçek dışı iddialar yaydığını, müvekkili hastanenin kendisini şikayet eden hastaları "kara listeye" alarak sağlık hizmeti almalarını engellediği yönünde hiçbir somut delile dayanmayan, tamamen hayal ürünü bir iddiada bulunduğunu, davalının videonun başında müvekkili hakkında binlerce şikayet aldığı algısını yaratarak izleyiciyi manipüle etmeye çalıştığını, davalının müvekkili hastaneler aleyhine yürüttüğü karalama kampanyasının, kamu sağlığı hizmeti sunan müvekkili kurumda tedavi gören hastalar nezdinde büyük bir korku ve infiale yol açtığını beyanla TTK m. 61/1 ve HMK m. 389 vd. uyarınca; davalının sistematik biçimde haksız rekabet eylemlerini yürüttüğü ... hesabı olan @... kanalının tamamına; (https://www....) aksi kanaatte olunur ise, haksız rekabetin derhal durdurulması amacıyla davalıya ait (https://www........) paylaşım linklerine (URL) ivedilikle erişim engeli getirilmesini ihtiyati tedbiren talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2026 tarih ve ████████ esas sayılı ara kararında;Somut olay irdelendiğinde; haksız rekabet hususunun yargılamayı gerektirdiği, hüküm sonucunu kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması, davaya konu edilen yayın ve yorumların haksız rekabet teşkil edip etmediği, ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı yargılama sonucu belirleneceğinden, davalının faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin yargılama gerektirdiği ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı, ayrıca davacının erişim engeli verilmesine ilişkin talebine konu linkin ve kanalın aktif olup olmadığı, talebe konu video içeriğinin paylaşımların yapıldığı iddia edilen linke ait olup olmadığı hususunun bilirkişi incelemesi gerektirdiği bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın dava dilekçesindeki erişimin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ... iftirası ve cenaze rehni iddiaları ifade özgürlüğü değil, haksız rekabet olduğunu, davalı, hiçbir tıbbi veri veya denetim raporuna dayanmaksızın, müvekkil hastaneyi toplumda büyük infial yaratan ... ... ile eş tuttuğunu; bebeklerin SGK'dan para almak için gereksiz yere yoğun bakıma alındığını iddia ettiğini, bununla da yetinmeyerek, hastanenin cenaze ve hasta rehni yaptığına dair teyit edilmediğini, hayal ürünü iddiaları kesin bilgi gibi sunduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, TTK m. 61/1’deki özel tedbir rejiminin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; haksız rekabetin tespitine, men'ine, sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve kararın ilanına karar verilmesi talepli davada, davalının haksız rekabet eylemlerini yürüttüğü iddia edilen ... hesabı olan @... kanalının tamamına, "https://www....", aksi kanaatte olunur ise dava konusu videoya "https://www......."erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 61/1 maddesine göre, dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir.HMK'nın 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının "..." kullanıcı adlı ... kanalı üzerinden 20 Şubat 2026 tarihinde yayınladığı "..." başlıklı video ile davacı hastane grubu hakkında hiçbir somut belgeye dayanmayan, tamamen karalama ve kötüleme amacı güden ağır ithamlarda bulunularak haksız rekabet eyleminde bulunduğunu iddia ederek bu eylemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Ancak TTK'nın 61/1 maddesinde öngörülen ihtiyati tedbirlere karar verilebilmesi için HMK'nın 389 ve 390/3 maddesindeki ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmesi gerektiği, oysa somut olayda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla Mahkemece koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk decere mahkemesi ara karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.