İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, arabuluculukla kabul edilen taksitli borcun ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince muacceliyet ve hukuki yarar eksikliğiyle reddini inceliyor.
Özet: Alacaklı şirket, borçlu vakıf ile akdedilen arabuluculuk anlaşmasından kaynaklanan 300.000 TL tutarındaki ilam niteliğindeki borcun ilk taksitinin ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, ilk taksit için icra takibinin kesinleştiği ve dolayısıyla ihtiyati hacizde hukuki yarar bulunmadığı, vadesi gelmeyen diğer taksitler için ise somut mal kaçırma delili sunulmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Bunun üzerine alacaklı, borçlunun arabuluculuk anlaşmasına rağmen ödeme yapmaması ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini belirterek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI: ████████ D.İş - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep eden vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile; Müvekkil şirket ile borçlu vakıf arasında akdedilen hizmet ilişkisi uyarınca düzenlenen 08.05.2025 tarihli ve 456.000,00 TL tutarlı e-faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe yapılan itiraz neticesinde gidilen "Dava Şartı Arabuluculuk" sürecinde taraflar, İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun ....sayılı dosyası üzerinden müzakerelerde bulunarak 17.02.2026 tarihli "Anlaşma Belgesi" ile toplam 300.000,00 TL ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını, işbu anlaşma uyarınca borçlu, 75.000,00 TL tutarındaki ilk taksiti 05.03.2026 tarihinde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak borçlu taraf, faturaya dayalı bu borcu arabuluculuk masasında açıkça kabul edip ilam niteliğinde belgeye bağlamasına rağmen, vadesi gelen ilk ödemeyi dahi yapmayarak müvekkilin iyi niyetini suistimal ettiğini, bu sebeple borçlu aleyhine.... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını ve işbu takip kesinleştiğini, borçlunun, icra dairesindeki itirazından sonra arabuluculukta borcu kabul edip yine de ödemeden imtina etmesi, alacaklıyı oyalama ve bu süreçte mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, dayanak belge olan Arabuluculuk Anlaşma Belgesi 6325 Sayılı Kanun m. 18/2 uyarınca ilam niteliğinde olması sebebiyle, İİK m. 257 uyarınca borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ████████ D.İş ████████ K. Sayılı kararı ile ; "...Talep eden tarafından 05.03.2026 tarihli ilk taksidin zamanında ödenmemesi sebebiyle.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında karşı taraf aleyhine 05.03.2026 tarihli 75.000,00-TL'lik ilk taksitin konu edilerek ilamlı icra takibi başlattığı ve karşı taraf hakkındaki icra takibinin işbu talep tarihinden önce zaten kesinleşmiş olduğu, somut olayda 05.03.2026 tarihli olup ödenmediği iddia edilen 75.000,00-TL'lik ilk taksit alacağı yönünden icra takibi kesinleşmiş olduğundan bu aşamadan sonra alacaklının karşı taraf aleyhine icrai/kesin haciz talep etme imkanının bulunduğu, dolayısıyla ihtiyati haciz mahiyeti itibariyle geçici olduğundan talep tarihi itibariyle ilk taksit alacağı yönünden ihtiyati haciz talep edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı, kalan üç taksit yönünden yapılan değerlendirmede ise talep tarihi itibariyle bu taksitlerin muaccel olmadıkları ve talep eden tarafça muaccel olmayan bu üç taksit bedeli için karşı tarafın kaçmaya hazırlandığı ya da mal kaçırdığına dair somut, inandırıcı bir delilin sunulmamış olduğu, sonuç olarka talebe konu (toplam) 300.000,00-TL alacağın anlaşma belgesine göre her biri 75.000,00-TL olan dört taksiti yönünden ayrıntılı şekilde yapılan değerlendirmelere göre ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep eden vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının, alacağının dayanağı olarak sunduğu İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden düzenlenen 17.02.2026 tarihli anlaşma belgesi incelendiğinde; "Taraflar, .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali" talepli faturaya dayalı hizmet bedeli ticari alacağı talepleri konularında anlaşmaya vardığı, karşı tarafın, başvurucuya toplam 300.000,00-TL (üçyüzbinTürkLirası)nı her biri 75.000,00 TL'şer olmak üzere 4 eşit taksitte ödeyeceği, ödemeler ilk taksiti 05.03.2026, ikinci taksiti 05.04.2026, üçüncü taksiti 05.05.2026 ve dördüncü taksiti 05.06.2026 tarihine kadar başvurucu vekili Av. ...'in...TR.... IBAN'lı hesabına nakden ve def'aten yapılacağı, ödemelerin yukarıdaki maddede belirtildiği gibi ve vadesinde yapılması halinde başvurucu ödemelerin tamamlandığı tarihten bir hafta içinde .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına haricen tahsil bildirimi sunarak dosyanın infazını talep edeceğini ve .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali ve/veya alacak davası açmayacağı beyan, kabul ve tahhüt eder." şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
İİK 257 maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ve diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
Somut olayda; talep tarihi itibariyle vadesi gelmiş ilk taksit tutarı olan 75.000,00 TL için başlatılan ilamlı icra takip dosyası üzerinden kesin/icrai haciz talep edilebileceğinden talep edenin ilk taksit alacağı yönünden ihtiyati haciz talep edilmesinde hukuki yararın bulunmamaktadır. Anlaşma tutanağı incelendiğinde, taksitlerden herhangi birinin ödenmediği takdirde vadesi gelmemiş diğer taksitlerin muaccel olacağına dair bir hüküm bulunmadığı da gözetildiğinde, talep tarihi itibariyle ilk taksit dışındaki diğer taksitlerin henüz vadesinin gelmediği görülmüştür. İİK 257/2 maddesi uyarınca vadesi gelmemiş borçtan dolayı; ya borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Ancak karşı tarafın kaçmaya hazırlandığı, mal kaçırdığı yahut alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair yaklaşık ispata yeterli somut, inandırıcı bir delilin sunulmamış olması nedeniyle İİK'nın 257.maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 732,00 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!