İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararına yapılan istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan yaklaşık 27.000 TL tutarındaki alacağını tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporları ve ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzlukları değerlendirerek alacağın sadece 744,43 TLlik kısmının kanıtlandığına hükmetmesi ve itirazın kısmen iptaline karar vermesi üzerine, davacının tam kabul talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmasını konu almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında konusu ... temini ve teslimine ilişkin sözleşme akdedildiği, zamanla davalı sözleşmeden kaynaklanan borçlarını müvekkile ödemekte gecikmeye ve dahi ödememeye başladığı, müvekkil şirket yetkililerince defalarca kere ihtar edilmesine rağmen davalı, bayilikten kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı muaccel borcunu ödemekten imtina etmiş ve bu sebeple muaccel 27.765,63 TL alacağın tahsili amacıyla aleyhine İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi ikame edildiği, davalı da icra takibinde konu borca ve borcun tüm ferilerine haksız ve mesnetsiz itiraz ederek takibin durduğu, izah edilen nedenlerle, borçlunun İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasına konu itirazının iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, takip tarihi itibariyle 27.765,63 TL alacak için takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama, harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 Tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Davanın cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, Mahkemece bilirkişi kök ve ek raporların alındığı, somut olaya bakıldığında; dava konusu takibe dayanak faturaların her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, tarafların kayıtları arsındaki miktar uyumsuzluğu yönünden alınan yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunduğu, rapora göre; vade farkı faturalarının davalının kayıtlarında bulunduğu, tarafların defter ve kayıtlarındaki hesap bakiyesinin örtüşmeme sebebinin, davalının düzenlemiş olduğu 17.01.2020 tarihli 26.939,75 TL tutarındaki ... faturasının davacı kayıtlarında önce alacak kaydedildiği, sonra borç kaydedilerek hesap bakiyesinde etsikiz hale getirildiği, fatura kaydınındaki farklılığın nedeninin açıklanması ve ispatı yükümlülüğünün davacıda olduğu, fatura tutarı ve davalının kayıtlarında gözüken 774,43 TL davacı alacağıyla birlikte toplandığında, dava konusu 27.714 TL bakiyeye ulaşıldığı bu tutarında icra takip tutarıyla örtüşmekte olduğu aradaki küsürat farkının ise defterlerde yuvarlama farkından kaynaklandığı bildirilmiş olmakla bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtlarının 744,43 TL yönünden uyuştuğu dolayısı ile bu miktar üzerinden alacağın varlığının kanıtlanmış olduğu, takibin bu miktar bakımından yerinde olduğu gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı tarafından İstanbul 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaliyle takibin 744,43 TL asıl alacak yönünden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 148,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu 20.07.2010 tarihli ...Teslim Sözleşmesi’ne istinaden işyerinde kullandığı ...’yi davacı şirketten temin ettiğini, zamanla davalının, borçlarını müvekkile ödemekte gecikmeye ve dahi ödememeye başladığını; davacı şirket yetkililerince defalarca kere ihtar edilmesine rağmen davalı, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple de bakiye 27.713,43 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi ikame edildiğini, davalının itirazının iptali için de istinafa konu dava ikame edildiğini, istinafa konu davada önce davacı şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğini ve 25.08.2021 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini; daha sonra Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Talimat sayılı dosyasında davalının defterlerinin incelendiğini ve 30.06.2022 havale tarihli rapor düzenlendiğini, daha sonra da ilk rapor ile talimat dosyadan gelen rapor arasındaki çelişkileri gidermeye yönelik esas dosyada ek rapor alındığını, mezkur raporlara göre, davalının ticari defterlerine binaen takip tarihi itibariyle müvekkilin 744,43 TL alacaklı olduğu hususunun tespit edildiğini, davalı, davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturalara karşı ve hak ve nasafete aykırı surette davacının alacağını kendince ortadan kaldırmak amacıyla 17.01.2020 tarihli 26.939,75 TL tutarında iade faturası düzenlediğini, bu surette amiyane tabirle bir muhasebe hilesiyle kendisini borçtan ari kıldığını, Mahkemece bu faturaya itibar edilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu ile davacı alacağının tespit edildiğini, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde, faturaların vadesinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesindeki aylık temerrüt faizi oranının iki puan üzeri temerrüt faizi uygulanır hükmü bulunduğunu, vade farkı ve temerrüt faizi, oransal olarak belirlenmeleri ve süreye bağlı olarak işlemeleri açısından benzerlik gösterdiğini, buna karşın, huzurdaki davaya konu fatura edildiğini ve karşı tarafça itiraz edilmemiş bedeller, her ne kadar vade farkı adı altında dahi olsa, süresinde ödenmediğini ve temerrüde düşülmüş olmasının bir sonucu olarak işletilen temerrüt faizi niteliğinde olduğunu, karşı taraf ile davacı arasında anlaşıldığını fatura bedellerine uygulanan bir kesin vadenin söz konusu olduğunu, kesin vadede borcunu ödemeyen borçlunun temerrüde düşeceği, TBK hükümleri uyarınca sabit olduğunu, her ikisi de alacaklının geç ifa nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini amaçladığını ve ne vade farkının ne de temerrüt faizinin talep edilebilmesi için bir zararın meydana gelmesi ve bu zararın ispatı gerekmeyeceğini, her ikisi de paradan mahrum kalmanın karşılığı niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmaması, hatta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden böyle bir uygulamanın varlığının tespit edilememesi halinde de sektörel uygulamalara dikkat edileceğini, bu kapsamda ürün satış fiyatlarının vadeye göre değiştiği, vade arttıkça ürün satış fiyatının da arttığı özellikle dava konusu ...Tesisat Teslim sözleşmesine konu ... enerji sektöründe, vadesinde tahsil edilemeyen alacaklardan vade farkı alınmasının sektörel bir uygulama olduğunu, bu nedenle vade farkının uygulanmasının uygun olduğunu, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; açık hesapta yer alan vade farkı faturalarından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında davacı tarafından davalıya ... teminine ilişkin sözleşme akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin vadesinde ödenmediği gerekçesiyle icra takibinin dayanağı açık hesaba konu 2018 ve 2019 yıllarında farklı tarihlerde toplam 27.570,19 TL bedelli on beş adet vade farkı faturası düzenlediği ve davalı tarafından bu vade farkı fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Kural olarak vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında bu yönde bir sözleşme hükmü veya teamül olması ve bu hususun davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından 2018 ve 2019 yılları arasında farklı tarihlerde düzenlenen dava konusu vade farkı faturaların davalı tarafından tebliğ alınarak süresinde itiraz edilmeksizin düzenledikleri tarih itibariyle davalının defterlerine kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının defterlerinde yer alan kayıtlar kendisi aleyhine delil teşkil edeceğinden davacının, davalı tarafından da vade farkı uygulamasının kabul edildiğini ve alacağını HMK madde 222'de sayılan şartları sağlayan tarafların ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği açıktır. Davalı tarafından vade farkı fatura tarihlerinden ve itiraz süresinden çok sonra bu fatura alacağını ortadan kaldırmak amacıyla █████/2020 tarihli 26.939,75 TL bedelli iade faturası düzenleyerek defterlerine kaydetmesinin davacı tarafından bu faturaya itiraz edilmesi sebebiyle sonuca etkisi bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak davacı tarafından düzenlenen vade farkı fatura bedelleri ve cari hesap alacağı dikkate alınarak takipte talep edilen asıl alacağın hüküm altına alınması, davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davalı tarafından düzenlenen iade faturasının dikkate alınarak belirlenen alacak üzerinden hüküm kurulması hatalı olmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, yapılacak başkaca bir tahkikat işlemi bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davalı borçlunun İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 27.713,43 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, İLK DERECE YÖNÜNDEN:3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 1.893,10 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 474,14 TL mahsubu ile bakiye 1.418,96 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 474,14 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harcı toplamı olan 528,54 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 2.352,20 TL yargılama giderinin davanın kabul / ret oranına göre 2.347,73 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafının sarf edilen yargılama gideri bulunmadından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.317,49 TL'sinin davalıdan tahsili ile, 2,51 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 27,713,43 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 52,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 12-Davacı tarafından sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 157,00 TL istinaf masrafı olmak üzere toplam 895,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 13-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 14-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. .