İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, hisse devri sonrası rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan tazminat davasında ilk derece kararını ve usuli tebligat itirazlarını inceliyor.
Özet: Davacı, davalı ile imzalanan hisse devri ve borç tasfiyesi sözleşmesindeki bir yıllık rekabet yasağına aykırı davranılarak haksız rekabet oluşturulduğu ve bu durumun davacının zararına yol açtığı iddiasıyla tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, rekabet yasağının geçerli olduğuna hükmederek davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini ve haksız rekabet teşkil ettiğini tespit etmiş, davacının talebini haklı bularak 309.791 TL tazminata ticari faiziyle birlikte karar vermiştir. Davalı ise bu kararı, dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna taşımıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCRAET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı taraf arasında 13.08.2018 tarihli Hisse Alım Satım İle Borcun Tasfiyesi, Sulh ve İbra Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davalının sözleşmenin imza tarihinden itibaren bir (1) yıl süre ile davacı şirketin çalıştığı şirketler ile iş yapmamayı, bu firmalara teklif ve hizmet vermeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini; davalının sözleşmenin Ek-2 “... A.Ş.’nin Çalıştığı Müşteriler ve Hizmet Kapsamı Listesi” altında belirlenen ...isimli bebek bezi üreticisi olan ... unvanlı ... firmasına, tarafların arasında yapılmış olan sözleşme hükümlerinin yürürlükte olduğu ve davalının ihale yasaklısı bulunduğu zaman zarfında, ... firmanın ... ve ... reklam işleri için açtığı konkura teklif verdiğini ve bu konkuru kazanarak iş yapmaya başladıklarını; https://www....- internet sitesinin 15 Nisan 2019 tarihli haberinde davalının, ... unvanlı firmanın yasak kapsamındaki reklam işlerini aldığının açıkça görüldüğünü, davalının https://... başlıklı internet sitesinde ...firmasının davalının müşterileri arasında sayılmış olduğunu, bu sebeple davalının hukuka aykırı ve kötüniyetli bir biçimde sözleşmeyi ihlal ederek haksız kazanç sağladığını, bu eylemlerden dolayı davacının büyük gelir kaybı yaşadığını, davalının elde ettiği gelir ve davalı ile dava dışı firma arasındaki sözleşmenin içeriği bilinmediğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek davanın kabulüne, belirsiz tazminat talepleri 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren başlayacak ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;Davanın, taraflar arasında █████/2018 tarihli Hisse Alım Satım ile Borcun Tasfiyesi Sulh ve İbra Sözleşmesi imzaladığı, sözleşmenin 6/2 maddesi gereği davalı sözleşmenin imza tarihinden itibaren 1 yıl süreyle davacı şirketin çalıştığı firmalarla iş yapmamayı, teklif ve hizmet vermemeyi taahhüt etmiş olmasına rağmen taahüdüne aykırı davrandığından bahisle sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabetten kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamında; delillerin değerlendirilmesi ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu, sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünü doktrinde ve Yargıtay kararlarında uygulanan Anayasa'nın 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olma hakkına ihlal niteliğinde olmadığından MK. 23 ve TBK.26 ve 27. maddeleri hükmü gereğince, kişilik haklarından tamamıyla vazgeçilmesi veya bu hakkında hukuka veya genel ahlaka aykırı bir şekilde sınırlandırılmasının konu ve süre bakımından söz konusu olmadığının, hisse devri ile beraber devredildiği kabul edilen müşteri portföyünü korumak için 1 yıl süre ile öngörülen rekabet yasağının geçerli olduğu kabul edilmiş, davalının internet sitelerinde yapılan inceleme sonunda ...firmasının davalının müşterileri arasında olduğu ve kampanya düzenlediğinin anlaşıldığı, davalının rekabet yasağı öngörülen ...isimli bebek bezi üreticisi olan ... ... ünvanlı ... firması ile ticari ilişkide bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğinin kabul edileceği, tüm bu hususlar değerlendirilerek davacının uğradığı zararın rekabet yasağı süresince yapılan işe bağlı olarak elde edilen karın saptanması yöntemi ile belirlenerek davacının sübut bulan davasının kabulü ile 309.791-TL'nindava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin ve eklerinin davalı şirkete tebliğ edilmediğini, dava dilekçesi ile ekleri ve tensip zaptı için öncelikle ... seri numaralı Örnek No:25 tebliğ zarfı hazırlandığını ve postaya verildiğini, bu tebliğin çıkış mercine iadesi nedeniyle akabinde ... seri numaralı Örn. No. 6 - Tebligat Tüz. M. 55 35.maddeye göre tebliğ zarfı hazırlanmışsa da bu tebliğ zarfının postaya verilmediğini, dolayısıyla, dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptı tebliği müvekkil şirkete 35. maddeye göre de tebliğ edilmediğini, HMK. Madde 122 ihlal edildiğini, arabuluculuk son tutanağında davalı vekili olarak yer almalarına rağmen dava boyunca tarafına hiçbir tebligat yapılmadan karar verildiğini, davalı şirketin UETS adresi olmasına rağmen elektronik tebligat yapılmadığını, ayrıca, Elektronik Tebligat Yönetmeliği madde 5 (f) uyarınca "Kanunla kurulanlar da dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri"ne elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğunu, davalı şirketin 05.06.2023 tarihinde UETS adresi aldığını, ... gönderi numaralı 30.05.2023 tarihli duruşma zaptını ve bedel artırım dilekçesini içeren tebligat ...'ye 07.06.2023 tarihinde teslim edilerek yine Tebligat Kanunu madde 35'e göre tebligat yapıldığını, bu tebligatın UETS ile yapılsaydı en azından bu aşamada davadan haberinin olabileceğini ve davayı takip edebileceğini, ancak UETS sorgusu yapılmadan Tebligat Kanunu madde 35'e göre usulsuz tebligat yapılarak Elektronik Tebligat Yönetmeliği ihlal edildiğini ve davalının davadan haberdar edilmediğini, duruşma zabıtlarında taraf vekillerine tebligat yapılmasına karar verilmesine ve bilirkişi ek raporunda vekil olarak adının yazılmasına rağmen tarafına tebligat yapılmadığını, TMK'nın 2.maddesinin ihlal edildiğini, davacı firma vekili davalının vekili olarak görev yaptığını gayet iyi bildiğini, hatta 2015 yılında davalı şirketin davacı ortaklığıyla kurulma müzakerelerinden başlayıp dava konusu █████/2018 tarihli Hisse Alım Satım ile Borcun Tasfiyesi Sulh ve İbra Sözleşmesi müzakere aşamaları dahi davacı vekili ile tarafınca yürütüldüğünü, işbu dava açıldıktan sonra 2021 yılında dahi yapılan yazışmaların olduğunu, 2015 yılından itibaren davacı vekili Av.... ile süregelen örnek yazışmaların ekte yer aldığını, davacı vekilinin kendi beyanına göre de İstanbul 3. Asliye ... Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile görülen bir haksız rekabet davası ve İstanbul 2. Asliye Ticraret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasının mevcut olduğunu, işbu davaya ilişkin arabuluculuk son tutanağında da vekil olarak kaydının olduğunu, davacı vekilleri, Av....ve Av....olarak davalı firmanın vekilleri olduğunu gayet iyi bilmelerine rağmen meslek ilke ve etiğine aykırı olarak işbu davanın tarafınca öğrenilmemesi için gayet planlı bir çalışma yürüttüklerini, bilirkişi heyetinin yanlış oluşturulduğunu, oluşturulan heyette reklam sektöründe uzman bir bilirkişi olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin ihlal edilip edilmediği hususunda reklam uzmanının bulunmadığı heyetin düzenlediği rapora itibar edilmesinin ve hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, müddeabih tanıkla ispat sınırının üzerinde olmasına rağmen tanık dinlenmesi usule aykırı olduğunu, davacı firmanın önce davacının faturalarını ödemeyerek (İstanbul 2. Asliye Ticraret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası) daha sonra rekabet yasağına aykırı davranıp davacının müşterisini elinden alarak (İstanbul 3. Asliye Ticraret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyası) davalıyı batırmakla kalmadığını, ayrıca hırsını alamadığını, işbu usulsuz dava ile haksız rekabet iddiasında bulunduğunu, davacı vekilinin duruşmada algı yaratmak amacıyla davalı şirketin içinin boşaltılarak başka bir şirket kurulduğu iddiası da kötüniyetli olduğunu, davacı vekilinin mal kaçırıldığı iddiasına ispat olarak gösterdiği ve kendisinin de davacıyı temsil ettiği İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasının gerekçeli kararının da ekte olduğunu, işbu karar ile faturalarda markasının yazılı olmadığı veya faturası olmayan mahcuzlar hariç olmak üzere istihkak iddiasında bulunan (işbu davada davacı vekilinin üzerinden mal kaçırıldığını iddia ettiği) ... ...... A.Ş.'nin istihkak iddiasının kabulüne; davacının ... firmasına açtığı karşı davanın reddine karar verildiğini, davacı vekilinin şirketin içinin boşaltıldığı ve bunun tespit edildiği iddiası tamamen asılsız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık rekabet yasağı dönemi 13.08.2018 - 13.08.2019 dönemi için mevcut olduğunu, bilirkişi kök raporunda "Davalı vekili ile iletişim kurulamadığından, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenememiştir" iddiasının asılsız olduğunu, zaten davada hiçbir tebligat vekillere yapılmadığı gibi İstanbul Barosu baro levhasında Av. ...'in tüm iletişim bilgilerinin mevcut olduğunu, bilirkişi ek raporunda sadece BA-BS formları incelenerek satış yapılan mal hizmet tutarının 309.971 TL olduğu belirtildiğini, davalının defterleri incelenmeden, fatura içerikleri bilinmeden, bu fatura içeriklerinde davalının 3. kişilerden temin edip müşteriye satış yaptığı mal / hizmet satışı olup olmadığı tespit edilmeden, kar marjı bilinmeden salt BA-BS form tutarı ile zarar tespiti yapılması kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda ba-bs formlarının hem 2018 hem de 2019 yılı toplamları baz alındığını, rekabet yasağı 13.08.2018 - 13.08.2019 için toplam 12 aylık süre geçerli iken hem 2018 hem de 2019 yılındaki 24 aylık BA BS formlarının toplamının baz alınmasının inanılamayacağını, hatalı oluşturulan bilirkişi heyetinin hatalı raporuna dayanılarak karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, rekabet yasağı kapsamında ... için ilgili tabloda yasaklı olduğu belirtilen "..., ..." kategorisinde hizmet verilmediğini, müşteri için dijital mecralar kapsamında bir sınırlama bulunmadığını, dava konusu davalı çalışmaları da sosyal medya ve dijital için hazırlandığını, dolayısıyla, davalının rekabete aykırı bir çalışması olduğundan bahsedilemeyeceğini, bilirkişi heyeti rekabet yasağının reklam sektörünün hangi alt dallarında geçerli olduğunu incelemediği ve değerlendirmediği ve bu incelemeyi yapabilecek bir uzman da bilirkişi heyeti içinde olmadığından hatalı rapora dayanarak karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen █████/2018 tarihli "Hisse Alım Satım ile Borcun Tasfiyesi, Sulh ve İbra Sözleşmesi"nin haksız rekabet yasağına ilişkin maddesinin ihlal edildiği iddiasıyla uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili, kendisinin somut uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağında yer almasına rağmen tebligatın asile çıkarılmasının usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de, arabuluculuk işlemlerini takip etmiş bir vekilin mutlaka dava aşamasında da davalıyı temsil etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığından, mahkemece henüz vekil olup olmayacağı belli olmayan vekile tebligat çıkarılmaması yerindedir. Bununla birlikte Mahkemece davalının dava dilekçesinde belirtilen ve aynı zamanda ... sicilde kayıtlı adresine çıkarılan dava dilekçesi ve tensip ekli ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin adresin sanal ofis olması sebebiyle bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine Mahkemece dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalının ... sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu'nun 35/4 maddesi uyarınca tebliği için mazbata hazırlandığı, ancak fiziken ve Uyap ortamından yapılan incelemede tebligat mazbatasının tebliğe çıkarılmadığının anlaşıldığı, bundan sonra her seferinde davalının adresi güncellenmeden tüm tebligatların Tebligat Kanunu'nun 35/4 maddesi uyarınca yapıldığı, davalı tarafından █████/2023 tarihinde elektronik tebligat adresi alınmasına ve Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca tarafların elektronik tebligat adresinin bulunması halinde bu adrese tebligat yapılmasının zorunlu olmasına rağmen bu tarihten sonra yapılan tüm tebligatların da Tebligat Kanunu'nun 35/4 maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılmakla dosya kapsamında yapılan tebligatların usulsüz olduğu ve davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece yapılacak iş; davalı vekili adına dava dilekçesi ve ekleri, tensip zaptı, bilirkişi kök ve ek raporu, talep arttırım dilekçesi, duruşma tutanakları ve yargılamayı sürdürmeye yönelik tüm dilekçe, delil ve belgelerin ekli olduğu ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğinden sonra davalı tarafa cevap dilekçesi ve delillerini ve itirazlarını sunma imkanı verildikten ve cevap dilekçesi sunulması ve delillerin bildirilmesi halinde bildirilen deliller toplandıktan sonra usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmalarının dinlenmesi, varsa dava şartları ve ilk itirazların değerlendirilmesi ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi, uyuşmazlığın niteliği gereği bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi de atandıktan sonra taraflara ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için gün tayin edilerek ibraz edilmemesinin sonuçları da hatırlatılmak suretiyle ibrazı ve incelenmesi imkanı sağlanmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355 ve 353/1-a4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 15. Asliye Ticraret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.