İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, şirket genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddi kararı.
Özet: Davalının, şirketin genel kurul kararlarının yürütmesini durduran ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik talebi, ilk derece mahkemesince reddedilmiştir; mahkeme, tedbir kararının verildiği şartlarda değişiklik olmadığını, davacının tedbir için gerekli yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı aleyhine telafisi güç zararlar oluşabileceğini ve önceki itirazların hem kendi kararlarıyla hem de üst mahkemece reddedilmiş olmasını gerekçe göstererek, tedbirin devamının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ (Derdest Dava Dosyası)ARA KARAR TARİHİ: █████/2026 İHTİYATİ TEDBİR KARARININKALDIRILMASINI TALEP EDEN TALEP: İhtiyati Tedbir Kararının Kaldırılması KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden davalı vekili talep dilekçesinde; somut olayda tedbir kararının verildiği aşamadan sonra ortaya çıkan gelişmeler karşısında, tedbirin devamının hukuki dayanaktan yoksun hale geldiğini ve kaldırılmasının zorunlu olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu ve eylemlerinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunun açık olduğunu, davacının şirketin sermaye kaybına uğramış olduğu İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası nezdinde alınan 03.02.2026 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu halde, özellikle şirketin yönetim kurulunu toplamamakta ve hatta toplanmasını bizatihi engelleyerek şirketi iflasa sürüklemeye çalışmakta olduğunu, tam nisapla toplanmış genel kurulda alınan kararlar yönünden açık bir zarar tehlikesinin varlığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ihtiyati tedbirin sebep unsurunun gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için HMK'da düzenlendiği gibi gecikmesinde sakınca bulunduğu veya telafisi güç yahut telafisi imkânsız bir zararın doğacağı konusunda tedbir talep edenin ispat yükünü yerine getirmesi gerektiğinin de göz önüne alınması gerektiğini, davacı tarafça tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zarara uğranacağı yönünden hiçbir belge ve delil ibraz edilmediğini, bu yönüyle de tedbir koşullarının sağlanmadığını belirterek █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2026 tarih ve ████████ sayılı ara kararında;"Talep; ihtiyati tedbir kararına itirazdır. Mahkememizin 24.09.2025 tarihli ara kararı ile; "Somut olayda iddianın ileri sürülüş biçimi, cevap dilekçesi içeriği, sunulu deliller ile İstanbul BAM 14. HD.nin 15.05.2025 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alındığında, davalı şirketin 22.04.2025 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine veya batıl olduğunun tespitine ilişkin açılan davada, söz konusu kararların uygulanmasının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin; bu maddelerin içeriği, tarafların iddia ve savunmaları, mevcut delil durumu dikkate alındığında bu kararların yürütülmesinin durdurulması gerektiği, aksi takdirde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebi ile ciddi bir zararın doğacağı anlaşıldığından; davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; davalı ... Anonim Şirketi'nin 22.04.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yürütülmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, dosya kapsamındaki deliller ile davacının davalı şirketteki hisse miktarı da dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Gerekçesiyle; 1-Davacının kararların yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; TTK'nın 449.maddesi uyarınca davalı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 22.04.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına, 2-Dosya kapsamındaki deliller ile davacının davalı şirketteki hisse miktarı da dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına," karar verilmiştir. Davalı şirketin ihtiyati tedbir kararına itiraz etmesi üzerine, Mahkememizin 18.12.2025 tarihli kararı ile davalının ve 3. Kişinin ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkememizin bu ara kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 13. HD.nin 12.03.2026 tarih ve ████████ E., ████████ K. Sayılı kararı ile istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı şirket her ne kadar ihtiyati tedbir kararına bir kez daha itiraz etmiş ise de; Mahkememizin ihtiyati tedbir kararında, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ek kararda ve istinaf talebinin reddine ilişkin BAM 13.HD. kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alındığında ve dosya kapsamına göre yaklaşık ispatın davacı tarafından yerine getirildiği, davacı aleyhine telafisi güç zararlar oluşabileceği, kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davalı vekilinin ihtiyati tedbire kararına itirazının reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu genel kurul kararı %100 nisapla toplandığını ve davacı taraf toplantı boyunca müzakerelere katıldığını, oy kullandığını ve muhalefet şerhleri verdiğini, bu itibarla geçerli bir toplantı mevcut olduğunu, ihtiyati tedbir için gerekli hak unsuru somut olayda mevcut olmadığını, somut olayda ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilmesi için gerekli olan maddi hukuk anlamında bir hakka sahip olunması şartının mevcut olmadığını, bu husus, uyuşmazlığa konu genel kurul tutanağının incelenmesi neticesinde anlaşılacağını, davacı taraf genel kurul çağrısının usulüne uygun yapılmadığı, çağrının yok hükmünde olduğu ve bu nedenle de yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğu iddiasında olduğunu, anonim şirketlerde genel kurul toplantıları kural olarak çağrı merasimine uyularak yapıldığını, davanın esasını çözümleyecek biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile verilen dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin geri bırakılmasına dair ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilerek dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların teminatsız olarak yürütmesinin olarak geri bırakılmasına karar verildiği, davalı ve şirketin hakim ortağı üçüncü kişi tarafından karara itiraz edilmesi üzerine Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili ve üçüncü kişi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin █████/2026 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 341/1.b maddesi uyarınca İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Buna göre geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/3. maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi halinde” ve yine 394/4. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.HMK'nın 396. maddesi (1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklindedir.Söz konusu yasal düzenleme gözetildiğinde, durum ve koşulların değişmesi halinde tedbir kararının değiştirilmesinin veya kaldırılmasının istenebileceği, mahkemece bu konuda verilecek kararlara karşı itiraz edilebileceği düzenlenmiş olup, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilen kararlara karşı istinafa başvurulacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Aksine 396. maddenin 2. fıkrası ile itiraz hususunda 394. maddenin 3 ve 4. maddelerine yollama yapılmış olup, 394. maddede tedbire itiraz üzerine verilecek kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceğine dair 5. fıkraya yollama yapılmamıştır. Bundan da kanun koyucunun durum ve koşulların değişmesi karşısında tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilecek kararlara karşı sadece itiraz yolunu öngördüğü, bu kararlara karşı istinafa başvurulmasına imkan vermediği anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının, HMK 396 maddesine göre durum ve koşulların değiştiğinden bahisle kaldırılması talebi üzerine verilen █████/2026 tarihli talebin reddi kararına karşı HMK'nun 341/1-b fıkrası uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Sonuç itibariyle, mahkemece verilen ara karar istinafa tabi kararlardan olmadığından davalının istinaf dilekçesinin HMK 341/1-b, 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.