Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, yazılım hizmeti fatura alacağı kaynaklı itirazın iptali davasında yetkisizlik kararına yönelik istinafı değerlendiriyor.
Özet: Yazılım ve lisans sözleşmelerinden kaynaklanan ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davayı esastan incelemeksizin, taraflar arasındaki sözleşmede yetkili icra dairesi İstanbul olarak belirtildiği ve davalı borçlunun adresinin de farklı bir yetkili daireyi işaret etmesi nedeniyle takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle, geçerli bir takip şartının bulunmadığına hükmederek usulden reddetmiş, davacı ise alacağın likit olduğunu ve hizmet yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : 2022/6 E. - ████████ K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Fikir ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve 2022/6 E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında █████/2015 tarihinde Yazılım Kullanma ve Kurumsal Destek Sözleşmesi ve █████/2018 tarihinde Kurumsal Lisans Bakım Devir Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak verilen hizmet karşılığında tahakkuk ettirilen bir kısım fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, ödenmeyen 37.639,40 Euro fatura bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalı yanca itiraz edilmesi üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından, davalı (borçlu) şirket aleyhine █████/2019 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasıyla 37.639,40 Euro asıl alacak 361,96 Euro işlemiş faiz talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████████ tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2019 havale tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2020 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazda, borçlu olduğu iddia edilen müvekkili şirketin adresinin "..." olduğu, dolayısıyla Kahramankazan İcra Dairesinin yetkili bulunduğu belirtilerek icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarından, davalı şirket adresinin "..." olduğunun anlaşıldığı, öte yandan taraflar arasında akdedilen ve dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan Lisans ve Kurumsal Bakım Sözleşmesinin 7.3 maddesinde "Taraflar arasında bu sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıklarda İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ve İstanbul (Merkez) İcra Daireleri yetkilidir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, itirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olmasının gerektiği, geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için de yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmasının gerektiği, somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlunun hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz ettiği, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesinin gerektiği, yetkili icra dairesinde takip yapılması hususunun, itirazın iptali davasının şartlarından biri olduğu, icra dairesinin yetkisiz bulunduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden ret kararının verilmesinin gerektiği, tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde, Ankara Batı İcra Dairesinin yetkili olmaması nedeniyle davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine olan itirazının yerinde görülerek, yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, davacının davasının 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili firmanın dava konusu Sözleşmeler kapsamında tüm borç ve yükümlülüklerini ifa etmesine rağmen, davalı firmanın anılan sözleşmede taahhüt ettiği edimini ifa etmediğini, bunun üzerine başlatılan icra takiplerine davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları ile her iki takibinin de durduğunu, alacağın likit nitelikte olduğunu, müvekkili Firmanın davaya konu alacak bakımından vermiş olduğu hizmete ilişkin düzenlediği faturayı, davalı yanın tebliğ aldığını ve ticari defterine de işlediğini, hal böyle iken; faturadan kaynaklanan müvekkil alacağının kesinleşmiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, İtirazın iptali (fikir ve sanat eseri sözleşmesinden kaynaklanan) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında akdedilen Lisans ve Kurumsal Bakım Sözleşmesinin 7.3 maddesinde "Taraflar arasında bu sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıklarda İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ve İstanbul (Merkez) İcra Daireleri yetkilidir." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, itirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olmasının gerektiği, geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için de yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmasının gerektiği, somut olayda alacaklı- davacı tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğü nezdinde girişilen icra takibine davalı - borçlunun hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz ettiği, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesinin gerektiği, yetkili icra dairesinde takip yapılması hususunun, itirazın iptali davasının şartlarından biri olduğu, somut uyuşmazlıkta da icra dairesinin yetkisiz bulunduğu, bu nedenle mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, her ne kadar mahkemece kurulan hüküm kısmında "davanın yetkisizlik nedeniyle reddine" karar verildiği belirtilmiş ise de hem mahkemece gerekçe kısmında gösterilen nedenlerden hem de hüküm kısmının devamında verilen kararlardan, mahkemece davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğinin açıkça anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!