Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin haksız rekabetten kaynaklanan, internet üzerinden tavsiye edilen satış bedelinin altında ürün satışı davasında görevsizlik kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasında, bayilik sözleşmeleriyle online satış yasağı ve sabit fiyat politikası uygulayan davacı şirket, davalının internet siteleri üzerinden ürünlerini tavsiye edilenin altında fiyatlarla satarak haksız rekabete yol açtığını ve maddi zarar verdiğini iddia ederek rekabetin önlenmesini ve tazminat talep etmiş; davalı ise sözleşmenin geçersizliğini ve eylemlerinin rekabet hukukuna aykırı olmadığını savunmuştur; ancak ilk derece mahkemesi, uyuşmazlığın esasen markadan kaynaklanan hakların korunması ile ilgili olduğunu ve bu nedenle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek davayı görevsizlik nedeniyle usulden reddetmiş, davacı bu karara itiraz etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2026 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin bayilik sistemiyle çalıştığını ve bayilik sözleşmeleriyle bayilere internetten satış yasağı getirdiğini, davalı ... adlı şirketin ise müvekkilinin rızası dışında "..." ve "..." gibi internet siteleri üzerinden ürünlerini, tavsiye edilen satış bedellerinin altında satarak haksız rekabette bulunduğunu, bu durumun hem müvekkilini hem de bayilerini maddi zarara uğrattığını, davalı ile iletişime geçtiklerinde ise "şirketinizi batıracağız" şeklinde tehditvari cevaplar aldıklarını, bu eylemlerin TTK ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının yapmakta olduğu haksız rekabetin önlenmesini, mevcut malların toplatılarak imha edilmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nun 107. maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 11.03.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 65.650,15 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesi ekinde sunulan "...Bayi Sözleşmesi" başlıklı belgede müvekkilinin imzasının bulunmadığını ve TBK'nun 14/1. maddesi uyarınca imzasız bir sözleşmeden dolayı sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin bağlayıcı olduğu varsayılsa dahi, bayilere dijital pazar yerlerinde satış yasağı getirilmesinin ve sabit fiyat dayatması yapılmasının, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4/a maddesine açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine aykırılık sebebiyle TBK'nun 27/1. maddesi gereğince hükümsüz bulunduğunu, davacının haksız rekabet iddialarının da soyut ve yoruma dayalı olduğunu, TTK'nun 54/2. maddesi kapsamında müvekkilinin rekabet kurallarını ne şekilde ihlal ettiğinin açıklanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının TPE nezdinde başvurusunu yaptığı "..." markalı ürünlerini izinsiz olarak davalının internet ortamında satarak kazanç elde ettiğinden bahisle maddi tazminatın tahsili istemli eldeki davayı açtığı, davacının başvurusunun markadan kaynaklanan hakların korunması hususu ile ilgili olduğu, davacının TPE nezdinde başvurusu yapılmış bir marka hakkına dayandığından, 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesi gereğince dava konusu ihtilafta görevli mahkemenin ''(Ankara) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'' olduğu (bkz. Yargıtay 20. HD.'nin █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı), görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği gerekçesiyle davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın eski bayileri olması sebebiyle müvekkili şirketin elde ettiği ürünlerini, tamamen müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla bayilere tavsiye edilen satış bedellerinin de altında "..." ve "..." sitelerinden satışa sunduğunu, müvekkilinin satış politikası gereği bayilerle yapılan sözleşme ile bayilere internet satışı yasağı getirdiğini, her bayi için şirketinin sabit bir fiyat politikasının bulunduğunu, ürünlerin belirli fiyatlar üzerinden bayilere tedarik edilip, her bayiye tavsiye niteliğinde ortak bir satış fiyatının belirlendiğini, bayilik sözleşmesinin 10. maddesinde yer aldığı şekilde "Online Pazar yerlerinde (..., ... , n11 vs.) bayiler tarafından ürün satışı yapılması yasaktır. ...; Durumun tespiti halinde bayiliği feshetme hakkına sahiptir." hükmünün bulunduğunu, davalının müvekkilinin rıza dışında "...", "..." ve benzeri internet siteleri üzerinden aktif olarak ürünlerinin satışlarını gerçekleştirdiğini, bayilere tavsiye edilen satış bedellerin altında satışlar gerçekleştirerek, hem şirketlerini hem de bayilerini maddi zarara uğrattığını, bu sebeple de müvekkili şirketin haksız rekabetten kaynaklı zarara uğraması sebebiyle TTK ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava açıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine aykırı davrandığını ileri sürerek, 6102 sayılı TTK.'nın haksız rekabet hükümlerine dayanmış ve davalının yapmakta olduğu haksız rekabetin önlenmesini, mevcut malların toplatılarak imha edilmesini ve maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece her ne kadar davacının talebinin markadan kaynaklanan hakların korunması hususu ile ilgili olduğu, davacının başvurusu yapılmış bir marka hakkına dayandığından, 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesi gereğince dava konusu ihtilafta görevli mahkemenin ''(Ankara) Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'' olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, ne davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ne de yargılama boyunca sunulan herhangi bir dilekçede, müvekkilinin markasının korunması ile ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığı gibi taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde dahi davacının marka hakkının korunmasına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Esasen mahkemece de 03.06.2025 tarihli duruşmada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranıldığından bahisle TTK haksız rekabet hükümlerinden kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Yine mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda dahi davacının marka hakkına dayandığı ve 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunduğu bildirilmiş ve anılan maddeye dayalı tazminat hesabı yapılmış ise de az yukarıda belirtildiği gibi davacının yargılama boyunca sunduğu hiçbir dilekçesinde, marka hakkına dayanması veya 6769 sayılı SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunması söz konusu olmamıştır. Bu denli maddi hata içeren ve hatalı kanun maddesine dayalı şekilde tazminat hesabı yapan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı da tabiidir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca, TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlere dayalı hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı ve bu tür davaları görüp incelemeye de ticaret mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi uyarınca, bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme görevi ise hakime aittir.
Bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde herhangi bir fikri ve sınai mülkiyet hakkına dayanılmadığı, münhasıran TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı taleplerde bulunulduğu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davayı görüp incelemeye de ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, ayrıca dosyaya sunulan ve davacının talep etmediği yasa hükümlerine dayanılarak maddi tazminat hesabı yapan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı kabul edilerek, işin esasının incelenmesine girişilip yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca, işin esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacıdan peşin olarak alınan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!