İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, ticaret siciline kayıtlı şirketin genel kurul toplantı defterinin taşınma sırasında kaybolması üzerine zayi belgesi talebini, tacirin basiretli iş adamı özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle reddeden ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile diğer resmi evrakların taşınma esnasında kaybolduğunu iddia ederek talep ettiği zayi belgesine ilişkin başvuruyu incelemiş; Türk Ticaret Kanununa göre defterlerin ancak yangın, sel, deprem gibi afetler veya hırsızlık gibi tacirin iradesi dışındaki olaylarda zayi olduğunun kabul edilebileceğini, taşınma sırasında kaybolmanın ise basiretli tacir özen yükümlülüğünün ihlali olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ret kararını hukuka uygun bulmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 12.02.2026NUMARASI : 2026/4 Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi VerilmesiKARAR TARİHİ : 12.06.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2026 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.02.2026 tarih 2026/4 Esas ████████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin Tire Ticaret Odası'na 3474 sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirketin fiili olarak uzun süredir faaliyette bulunmadığını, şirket yetkilisi tarafından yaklaşık 10 gün önce işletmedeki bazı eşyaların daha güvenli bir yere taşınmasının sağlandığını, ancak taşınma sonrasında yapılan kontrollerde Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile bazı resmi evrakların kaybolduğunu, defterin noter tasdikli olduğunu belirterek, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, sunulan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilebilmesi için defter ve belgelerin yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması gerektiği, somut olaydaki "taşınma esnasında kaybolma" vakıasının tacirin iradesi dışında gerçekleşen ve tacire kusur izafe edilemeyecek bir olay olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınma sırasında kaybolmada şirket yöneticilerinin kasıtlı bir kusurunun bulunmadığını, tanık deliline dayanılmasına rağmen mahkemece tanıkların dinlenmediğini ve bunun gerekçelendirilmediğini, Yargıtay kararlarına göre zayi sebeplerinin geniş yorumlanması gerektiğini, defterin noter tasdikli olduğunun dosyada sabit olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa, tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Anılan yasa maddesinde geçen "gibi" edatı ile zayi nedenleri sınırlı olarak sayılmamış ise de; yasa koyucunun amacı, tacirin iradesi dışında oluşan, onun alabileceği önlemlerle önlenmesi mümkün olmayan mücbir sebep veya objektif olarak tacire kusur atfedilemeyecek olağanüstü durumların varlığı halinde zayi belgesi verilmesini sağlamaktır. TTK'nın 18/2. maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi zorunludur. Ticari defter ve belgelerin saklanması ve korunması hususunda da tacir, kendisinden beklenen özen ve dikkati göstermekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı şirket yetkilisi tarafından ticari defterlerin taşınması sırasında kaybolduğu ileri sürülmüştür. Taşınma esnasında defter ve belgelerin kaybolması, basiretli bir tacirden beklenen özen yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olup, TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen yangın, su baskını, deprem veya hırsızlık gibi olağanüstü veya mücbir sebep niteliğindeki olaylardan sayılamaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.1984 tarih, ███████-852 Esas ve ████████ Karar sayılı kararından anlaşıldığı üzere, tacirin saklamakla mükellef olduğu ticari defter ve kayıtları özenle muhafaza etmesinin zorunlu olduğu, yerine göre çalınma halinde bile zayi belgesi verilemez iken, taşınma sırasında kaybolma halinde zayi belgesi verilemeyeceği sabittir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2014 tarih ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır). Benzer şekilde, tacirin basiretsiz davranışı sonucu ticari defterlerin kaybolması durumunda zayi belgesi istenemeyeceği Yargıtay içtihatlarında da açıkça vurgulanmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.02.20215 tarih ██████████ Esas, █████████ Karar). Davacı vekilinin, ilk derece mahkemesince tanık dinlenmediğine yönelik istinaf itirazı yönünden; zayi sebebinin "taşınma sırasında kaybolma" olduğu dava dilekçesindeki beyanla sabit olup, bu maddi vakıa hukuken zayi belgesi verilmesi için aranan olağanüstü olay veya afet koşulunu sağlamadığından, tanık dinlenmesi davanın sonucunu değiştirmeyecektir. Bu nedenle tanık dinlenmemiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.