İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın kredi sözleşmesinden doğan alacak için ihtiyati haciz talebinde, kefilin eşinin vefatı sebebiyle eş rızası aranmadığından, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı iade etmiştir.
Özet: Bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak tahsili amacıyla müteselsil kefil hakkında talep ettiği ihtiyati haciz talebinde, ilk derece mahkemesinin kefaletin eş rızası bulunmadığı gerekçesiyle red kararını inceleyen üst mahkeme, kefilin sözleşme tarihlerinde eşinin vefat etmiş olması nedeniyle evli olmadığını ve eş rızasının aranmayacağını tespit etmiştir; ancak ilk derece mahkemesinin kefaletin esas sorumluluğu hakkında yeterli değerlendirme yapmamış olması sebebiyle, tarafların dereceli yargılanma hakkını korumak adına, davanın esasına ilişkin delillerin yeniden incelenmesi için kararı bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ D.İş ████████ K.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 12.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.10.2025 gün ve ████████ D.İş ████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, borçlu .... ile müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden kullandırılan kredilerin zamanında ödenmediğini, borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, diğer karşı taraf ....'in ise sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını belirterek, toplam 2.544.310,54 TL nakit ve 50.600,00 TL gayri nakit alacağın tahsilini teminen borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 50.600,00 TL gayri nakdi alacağın muaccel hale geldiğine ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden talebin reddine; asıl borçlu .... yönünden 2.544.310,54 TL nakit alacak bakımından talebin kabulü ile borca yetecek miktarda malvarlığı değerlerinin %15 teminat karşılığında haczine; karşı taraf .... yönünden ise, eş rızasının bulunmadığı ve kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteselsil kefil ....'in eşi ....'in █████/2006 tarihinde vefat ettiğini, kefilin Genel Kredi Sözleşmelerini imzaladığı 2017, 2019 ve 2022 tarihlerinde dul/evli olmadığını, dolayısıyla kefalet tarihi itibarıyla eş rızasının aranmasının mümkün bulunmadığını, kefaletin geçerli olduğunu belirterek kararın .... yönünden reddine ilişkin bölümünün kaldırılarak kefalet limiti olan 1.220.000,00 TL yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584/1. maddesi uyarınca; "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." Bu hüküm gereğince, kefalet sözleşmesinde eş rızasının aranması kefilin evli olması şartına bağlı olup, kefilin bekar, dul veya boşanmış olması durumunda eş rızası aranmaz.
Somut olayda, dosya kapsamında bulunan nüfus kayıt örneğine göre, müteselsil kefil ....'in eşi .. ..'in Genel Kredi Sözleşmelerinin imza tarihlerinden (20.12.2017, 05.03.2019, 10.05.2022) çok önce, 20.09.2006 tarihinde vefat ettiği, kefilin sözleşmelerin düzenlendiği tarihlerde evli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kefil ....yönünden kefalet sözleşmesinin kurulması esnasında eş rızasının aranması hukuken mümkün olmayıp, ilk derece mahkemesince eş rızasının bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" kararın kaldırılması ve ilk derece mahkemesine iade sebebi olarak düzenlenmiş olup, maddede yer alan "veya" bağlacının hüküm ve anlamına göre davanın esasıyla ilgili delillerin toplanmaması ile gösterilen delillerin değerlendirilmemesi ayrı ayrı dosyanın ilk derece mahkemesine iadesi nedenidir. İlk derece mahkemesince eş rızasına ilişkin hatalı değerlendirme yapılarak talebin reddine karar verildiği, kefalet sorumluluğu yönünden ise delil değerlendirmesi yapılmadığı anlaşıldığından istinaf aşamasında doğrudan bu hususta bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi mümkün değildir. Zira tarafların iddia, savunma ve gösterdikleri delillere ilişkin ilk derece mahkemesinin kabul ve değerlendirmesi bulunmaksızın istinaf mahkemesinin değerlendirmede bulunması tarafların dereceli yargılanma hakkını ve dolayısıyla Anayasa'nın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağından öncelikli olarak ilk derece mahkemesinin bu hususta sunulan delilleri değerlendirmesi, bu değerlendirme doğrultusunda kararını vermesi ve tarafların bu değerlendirme ve karara karşı kanun yolu başvuru hakkını kullanmalarına imkanı sağlanması gerekmektedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.10.2025 gün ve ████████ D.İş ████████ K. sayılı kararının karşı taraf borçlu..... yönünden KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12.06.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!