İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin sağlık sektöründe tescilli markaya tecavüz, haksız kullanımın önlenmesi, kaldırılması ve maddi manevi tazminat istemli istinaf yargılaması kararı.
Özet: Davacı şirket, sağlık hizmetleri sektöründe 2001den beri kullandığı ve 2017de tescil ettirdiği "..." markasının, davalı tarafından benzer bir isim, internet adresi ve tabela kullanılarak haksız ve kötü niyetli şekilde marka haklarına tecavüz edildiğini, bunun hastalar arasında karışıklık yarattığını ve davalının müvekkilinin bilinirliğinden haksız fayda sağladığını ileri sürerek, tecavüzün önlenmesi, sona erdirilmesi, ihlal eden unsurların kaldırılması ve 5.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Şti.'nin 03.09.2001 tarihinde 200.000,00 TL sermaye ile 33 numaralı sağlık hizmetleri meslek grubunda hizmet vermek amacıyla kurulmuş bir sermaye şirketi olduğunu, kullanım yoluyla marka hakkının elde edilmesine marka hukukunda gerçek hak sahipliği ilkesi dendiğini, müvekkilinin de 2001 yılından beri markayı kullandığını, yani daha o tarihten beri markanın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin gerek yurtiçi gerek ise yurtdışındaki tanınmışlığını korumak için T.C. Türk Patent Ve Marka Kurumuna yaptığı marka başvurusu neticesinde ... hizmet marka numarası ile ve 2017/... ticaret marka numarasıyla “...” markasını sırasıyla 44 ve 40 numaralı sınıflarda 02.05.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere on yıl süre ile tescil ettirdiğini, davalı tarafın müvekkilinin “...” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu bilmesine rağmen müvekkiline ait markanın esaslı unsuru olan “...” markasını haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, 20.07.2018 tarihinde .... Noterliğin'den ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkiline ait markanın ve esaslı unsurlarının haksız ve kötü niyetli kullanımının sona erdirilmesi ihtar olunmasına rağmen markaların kullanımı devam ettirdiğini, ihtarnameye .... Noterliğinin 09.08.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabı ile davalının da davaya konu markayı 10 yıldır kullandığını ikrar ettiğini, müvekkili firmanın hastalarını bilgilendirmek, tanıtım ve iletişim amacıyla www...com.tr - internet adresini kullandığını, ancak müvekkilinin tescilli marka adı ile internet motorlarında arama yapıldığında dahi davalı yanın haksız olarak marka adımızı kullanarak açmış olduğu www...com internet sitesinin müvekkilinin internet sitesinden dahi yukarıda çıktığını, davalı tarafın olan ...Limited Şirketi, “... ...” olarak düzenlenmiş tabelayı kendi adreslerinde kullandığını, davalı yanın şirket adı veya ortaklarının adları ile en ufak bir benzerlik taşımadan müvekkilinin tescilli markasını aynı sektörde internet adresi açarak ve tabela asarak kullanması hastalarda yanılgı oluşturabilecek kötü niyetli bir davranış olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanı veya ortaklarının isimleri ile müvekkili şirket ticaret unvanı arasında hiçbir benzerlik olmadığını, davalı tarafın müvekkilinin bu bilinirliğinden yararlanmak ve fayda sağlamak için müvekkiline ait markanın esaslı unsuru olan “... ...” unvanını kullanarak halk arasında karışıklığa sebebiyet verip müvekkilin markası üzerinden fayda sağladığını, davalının müvekkiline ait markayı müvekkilinin marka haklarına tecavüz edecek şekilde kullanmasının ihtiyati tedbir talebini zaruri kıldığını, marka adını kullanarak maddi ve manevi haksız kazanç sağlaması nedeni ile davalıdan yoksun kalınan kazanç, maddi ve manevi tazminat talep hakkı doğduğunu, açıklanan nedenlerle davalı tarafın davaya konu edilen ..., 2017/... başvuru numaralı markaların ve müvekkiline ait olan “...” markasının aynısını, ayırıcı unsurlarını ve benzerini kullanmamasının ve kullanmaya devam etmesinin menini, dava konusu markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde davaya konu ürünleri ihtiva eden katalog, broşür, ambalaj, resim, marka işaret ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet reklam basılı evrak ve sair malzeme üzerinde kullanılmasının önlenmesini ve bu şekilde kullanılmış olduğu ürünler ve basılı evrak varsa bunların toplatılmasına ve emin bir yerde muhafaza altına alınmasını, ayrıca re'sen gözetilecek tedbirlerin alınmasını, ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak ya da mahkemece belirlenecek teminat miktarı uyarınca verilmesini, davalı tarafın “...” markasını ve esaslı unsurlarını kullanmasının esastan da ihlal teşkil ettiğinin tespitini, tecavüzün menini ve refini TPE kayıtlarından terkin edilmesini, hüküm özetinin gazetede ilanını, müvekkiline ait marka haklarına gerçekleştirilen tecavüz nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edebileceği muhtemel gelire ve marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre yoksun kalınan kazanç ile birlikte 5.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talebinin zorunlu olduğunu, dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan ve taraflarına tebliğ edilen 3/A ve 3/B ekleri incelendiğinde tescil edilen hususun bir logo görünümü olduğu ve okunaksız fotokopiden anlaşıldığı kadarı ile “...” markasının tescil edilmediği anlaşıldığını, davalı, “... ...” adını T.C. İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan özel ... ruhsatnamesine dayalı olarak █████/2008 tarihli Uygunluk Belgesi ile “... ...” adını 10 yıldır kullandığını, █████/2011 tarihli ........ ... olarak tanzim edildiğini, █████/2017 tarihli ... sayılı Resmî Gazetede yayımı ile yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 7/4 maddesinde düzenlendiği üzere davacının bültende yayınlanma tarihi ve tescil ilan tarihi dava dilekçesinde belirtilmediğini, dava konusu uyuşmazlığa konu davalının... ... unvanını kullanıyor olması olduğunu, bu noktada bahsi geçen kullanım bültende yayımlanmasından çok daha önceki tarihlerde başladığını, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksun kalınan kazanç adı altındaki taleplerinin reddine karara verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacının Markaya Tecavüze yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile, davalının TESCİL HARİCİ KULLANIMLARININ (raporda belirtilen ve kendisine ait tescilli marka kullanımından kaynaklı olmayan) davacıya ait ... ve ... nolu marka tescilleri ile iltibasa sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu kullanımların markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına,
Bu kapsamda tescil harici ve davacı tescilli markalarıyla iltibasa sebebiyet veren ürünlere ait katalog, broşür, ambalaj, resim, poşet, reklam, basılı evrak vs. Malzemenin toplatılarak yedidemine tevdine, karar kesinleştiğinde imhasına, infazda █████/2020 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına,
2-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafın davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilamına," karar vermiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ..." markasına dair tescil iddiasının dosya ekindeki belgelerle çeliştiğini ve tescilin sadece bir logo görünümünden ibaret olup marka adını kapsamadığını, davalının "..." unvanını resmi ruhsat ve belgelere dayalı olarak davacının tescil tarihinden çok daha önce, yaklaşık on yıldır kullandığını, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca tescilin üçüncü kişilere karşı yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade edeceğini ancak davalının kullanımının bu tarihten eskiye dayandığını, maddi tazminat hesabına esas alınan bilirkişi raporlarının usulsüz olduğunu, iki klinik arasındaki mesafenin uzaklığı ve hasta profilinin farklılığı nedeniyle illiyet bağının kurulamayacağını, davacının seçtiği tazminat hesaplama yöntemi dışında bir yöntemle hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının zararının kanıtlanamadığını ve kişilik haklarına saldırı ispatlanamadığı halde manevi tazminata hükmedilmesinin de yersiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf markaların karıştırılma ihtimali olmadığını iddia etse de bilirkişi ek raporunda aşağıdaki belirtildiği üzere kök raporda belirtildiği üzere davalının markasının tescil ettirdiği şekilde kullanmaması davalı ve davacı markalarının aynı sınıf ve emtialarda olmasın nedeniyle davalı kullanımlarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunması ve davacı markasına tecavüz teşkil edilmesi nedeniyle bir tazminat hesaplaması gerektiğini, müvekkili şirket markasına tecavüz teşkil ettiği görüldüğünü, davalı tarafın maddi tazminat yönünden itiraz ettiğini fakat yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek bilirkişi raporları ile yerel mahkeme kararı da göz önüne alınarak haksız ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının ... ve 2017/... sayılı “...” markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markanın esaslı unsuru olan “... Diş” ibaresini aynı sektörde tabela, internet sitesi ve tanıtım faaliyetlerinde kullanarak iltibasa yol açtığını, ihtarnameye rağmen kullanıma devam edildiğini, bu nedenle tecavüzün tespiti, men’i, ref’i, ürün ve materyallerin toplatılması, ilan, ayrıca 5.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili, tescilin yalnızca logo görünümüne ilişkin olduğunu, marka ibaresinin tek başına korunmadığını, “...” unvanını resmi ruhsat ve belgeler kapsamında yaklaşık 10 yıldır kullandığını, kullanımının davacının tescilinden önceye dayandığını, SMK kapsamında önceki kullanım hakkının bulunduğunu, davacının zararını ispat edemediğini, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir .
21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacının markasının daha önce tescil edildiği, davalının markasını tescilli şekilden farklı biçimde kullanarak “... DİŞ” unsurunu öne çıkardığı, tarafların aynı sınıfta faaliyet göstermesi nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.
21.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalının sonradan markayı tescilli şekline yaklaştırdığı ancak önceki kullanımın iltibasa yol açtığı, mali yönden davalının defterleri üzerinde inceleme sonucu SMK 151/2-b kapsamında 173.538,50 TL’ye kadar yoksun kalınan kazanç hesaplanabileceği belirtilmiştir.
03.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerine göre 2017 ve 2018 yıllarındaki faaliyet kar marjına göre 103.316,05 TL yoksun kalınan kazanç olabileceği hesap edilmiştir.
Mahkemece, davalının tescil harici ve iltibasa yol açan kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu kullanımların durdurulmasına, önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda ürün ve materyallerin toplatılmasına ve imhasına , maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir .
Davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
02.05.2017 başvuru tarihli ... numaralı “... +şekil” markasının 44 . sınıfta , 2017/... başvuru numaralı “...+şekil” ibareli markanın 40. Sınıfta davacı adına tescil edildiği ,
Davalı adına tescilli ...başvuru numaralı “... + şekil” ibareli markanın 15.11.2018 başvuru tarihli olduğu ve 44. sınıf kapsamında tescil edildiği , ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın 15.11.2018 başvuru tarihli olduğu ve 05, 10, 35, 39, 40 ve 44. Sınıflarda tescil edildiği görülmektedir.
Dosya kapsamına göre, davacının eski tarihli ... ve 2017/... numaralı markalarının esas unsurunun “... ” ibaresi olduğu markanın devamındaki “ ...”ibareleri ile diş figürünün hizmeti tanımlayan tali ibareler olduğu, davalının sonraki tarihli .... numaralı “... + şekil” ibareli markanın esas unsurunun da keza “... ” ibaresi olduğu markadaki diğer ibare ve şeklin tanımlayıcı tali unsurlar olduğu, dolayısıyla markalar arasında görsel işitsel ve kavramsal olarak yüksek benzerlik bulunduğu, tescil kapsamlarında 44. Sınıfta tıbbi hizmetlerin yer aldığı ve davalının fiili kullanımının davacı markası ile aynı hizmet sınıfında gerçekleştiği sabittir. Mahkemece “... ” ibaresinin zayıf marka olduğu yönlü değerlendirmenin ise tescilli olduğu tıbbi hizmetler bakımından söz konusu ibarenin hizmeti tanımlayan hizmetle ilişkili bir anlamı olmaması nedeniyle zayıf ibare olarak kabul edilmesi söz konusu olmadığından yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporlarında, davalının fiili kullanımlarına ilişkin olarak, davalının tescil ettirdiği markanın tescilli halinden farklı bir kullanım geçekleştirdiği , tabela, web sitesi, fatura, broşür ve diğer tanıtım materyallerinde markayı tescilli şekliyle değil, “... ..” ibaresini ön plana çıkaracak şekilde kullandığı, bu kullanımda markanın esas unsurunun “... ...” olarak öne çıkarıldığı ve bu durumun davacı markası ile işitsel, görsel ve yazılış bakımından benzerlik oluşturduğu, davacı ve davalının aynı diş sağlığı hizmetleri alanında faaliyet göstermesi nedeniyle ortalama tüketici nezdinde markalar arasında bağlantı kurulabileceği ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, tespit edilmiştir. Diğer yandan davalının sonraki tarihli markası zaten davacının eski tarihli markası ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğundan tescilli hali ile kullanımı dahi davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmekte olup markanın tescilli olması, tescilli haline uygun kullanılmaya başlanması , savunma gerekçesi yada hukuka uygunluk sebebi değildir. (SMK m. 155). Diğer yandan davalının marka hakkına tecavüze ilişkin olarak aleyhine açılan davada uyuşmazlık konusu işaret üzerinde öncelik ve gerçek hak sahipliğini ileri sürebileceği bu noktada davacı şirketin 2001 yılında kurulduğu ve faaliyetine devam ettiği, tescil ve kullanımla öncelik hakkının davacıda olduğu, davalının tescilsiz ve tescilli kullanımlarının iltibas sebebiyle marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle davacının tazminat talebinde bulunabileceği, davacının maddi tazminat talebini SMK m.151/2-b kapsamında davalının tecavüz sonucu elde ettiği net kazanç üzerinden ileri sürdüğü, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında davalının marka tescil başvuru tarihi 02.05.2017 dava açılış tarihi ise 03.10.2018 olması nedeniyle 2017 yılından 8 ay, 2018 yılından 9 ay olmak üzere toplam 17 aylık bir süre için hesaplama yapıldığı ve davalının karının 173.538,50 TL olarak hesaplandığı, mahkemece TBK 50-51 maddesi uyarınca somut olayın özelliği dikkate alınarak 50.000 TL maddi tazminat hüküm altına alındığı, taktir olunan manevi tazminatın da dosya kapsamı ile hak ve adalete uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2-İstanbul ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../███████ tarih, 2018/... E. 2022/. K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
Davalının marka kullanımlarının davacıya ait ... ve ... nolu marka tescilleri ile iltibasa sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu kullanımların MARKAYA TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE, DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,
-Bu kapsamda davacı tescilli markalarıyla iltibasa sebebiyet veren tabela , katalog, broşür, ambalaj, resim, poşet, reklam, basılı evrak vs. Malzemenin toplatılarak yedidemine tevdine, karar kesinleştiğinde imhasına,
-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafın davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilamına,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz ve manevi tazminat talepleri yönünden 732,00x2=1.464,00-TL maddi tazminat talepleri yönünden 3.415,50 TL karar harcından peşin alınan 35,90-TL'nin mahsubu ile 4.843,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 peşin harç, 561,81+1.700,00 TL tamamlama harcı 5,20 TL vekalet harcı toplamı 2.338,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 5.337,00 TL bilirkişi, tebligat, müzekkere ve posta giderinin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 747,18 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/ç-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama kabul ve red oranına göre giderinden takdiren belirlenen 14,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul olunan markaya tecavüz talebi yönünden 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul olunan manevi tazminat talebine yönünden 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 50.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat talebi yönünden 50.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı,190 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.359,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!