İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar tazminatı davasında uzamış ceza zamanaşımı süresinin olay tarihinden itibaren işlediğine dair istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu bedensel zarar gören davacının sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi tarafından, ceza kanununda öngörülen uzamış zamanaşımı süresinin kaza tarihinden itibaren işlemeye başlaması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılan istinaf incelemesinde, üst mahkeme de eylemin ceza kanunu kapsamında bir suç teşkil etmesi durumunda, daha uzun olan ceza zamanaşımı süresinin fail hakkında mahkumiyet kararı olmaksızın olay tarihinden itibaren uygulanacağına dair yüksek mahkeme içtihatlarını vurgulayarak, bu hukuki prensibi değerlendiren bir karardır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05.02.2026
NUMARASI : ████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 24.06.2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.02.2026 tarih ████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, █████/2013 tarihinde müvekkilinin kullandığı araçla karşı taraftan gelen kamyonetin kendisine çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazadan sonra kusurlu araç sürücüsünün aracını sigortalayan davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, müvekkiline 13.300,48 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketince bakiye tazminat ödemesi yapılmaması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonununa başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından █████/2024 tarihli kararıyla dosyadan el çekilerek başvurunun usulden reddedildiğini beyanla, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davaya konu trafik kazasının █████/2013 tarihinde meydana geldiğini, davanın █████/2025 tarihinde açıldığını, davacının trafik kazası neticesinde yaralanması sebebiyle olayda 5237 sayılı TCK'nın 89. ve 66. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağını, bu durumda zamanaşımı süresinin dava açılmadan evvel dolduğu sabit olduğunu beyan ederek zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacı kaza sonucu yaralandığından kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 30.04.2013 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 20.06.2025 tarihinde açıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sonrası bakiye zararının karşılanması için sigorta tahkim komisyonuna başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu 2017.E, 34521 Esas ve 2017K.56430 Karar sayılı, 15.11.2017 tarihli kararıyla davacıya 93.293,73 TL tazminat ödenmesine karar verdiği, İtiraz Hakem Heyetine yapılan itiraz üzerine █████████ E █████████ K sayılı karar ile itiraz hakem heyetince başvurunun usulden reddedildiği, 10 yıllık süre azami zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin kaza sonucu bedensel iş gücü kaybına uğradığını 28.11.2016 tarihli raporla öğrendiğini, mahkemenin uzamış zamanaşımının 10 yıl olduğundan bahisle davayı usulden reddettiğini, oysa müvekkilinin 28.11.2016 tarihinde öğrendiği zararının tazmini için 15.11.2017 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından müvekkili lehine tazminat ödenmesi yönünde kararlar verildiğini, yargılamanın çok uzun sürdüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle davacıda oluştuğu iddia edilen cismani zarara ilişkin maddi tazminatın ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Yine, Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu da aranmaz. (Yargıtay HGKurulu’nun 20.12.2006 tarih 2006/4-80 E. - ████████ K.) 30.11.2011 tarih ve ███████-569 E. ████████ K. )
Zamanaşımı süresini düzenleyen 2918 sayılı KTK’nin 109/2. maddesinde davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının kazaya karışan motorsikletle davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan kamyonetin çarpışması sonucu davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası nedeniyle ceza davası zamanaşımı süresinin TCK madde 89/1 ve 66/1-e uyarınca 8 yıl olup, davanın 8 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, her ne kadar davalı tarafından 16.10.2014 tarihinde kısmi ödeme yapılmış ise de, uzamış ceza zamanaşımının olay tarihinden işlemeye başlayacağı anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre; ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekillerinin dilekçelerinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!