Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Kayseri Sarımsaklı projesi arazi toplulaştırmasının tapuda şerh eksikliği ve sabit tesislerin dikkate alınmaması nedeniyle mülkiyet hakkı ihlali gerekçesiyle iptaline hükmetti.
Özet: Bu hukuki evrak, Kayseride bir arazi toplulaştırma projesi kapsamında, taşınmazın tapu kaydında toplulaştırma şerhi olmaması nedeniyle yeni malikin proje hakkında bilgi sahibi olamayarak hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği ve parsel üzerindeki sabit tesislerin dikkate alınmaması suretiyle mülkiyet hakkı ihlaline yol açtığı gerekçesiyle verilen iptal kararının, Bölge İdare Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak ısrar edildiği kararı incelemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: █████/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan █████/2010 tarih ve ███████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Kayseri Sarımsaklı Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesinde yer alan davacıya ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;Davanın (█████/2021 tarihinde) önceki malik olan ... tarafından açıldığı ancak dava devam ederken █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen satış işlemi neticesinde yeni malikin ... olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Mahkemelerinin █████/2022 tarihli ara kararı ile yeni malikten davaya devam etme iradesinin olup olmadığının sorulduğu, ara karara cevaben sunulan ve █████/2022 tarihinde kayda giren dilekçede, yeni malik ve halihazırda davacı olan ... tarafından davaya devam etmek istediğine ilişkin beyanda bulunulduğunun görüldüğü; bu çerçevede, dava dilekçesinde yer alan iddiaların mülkiyet hakkı kapsamında yeni malik açısından da değerlendirilmesi gerektiği,Anayasası’nın 35. ve 13. maddelerine; Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca uygun bulunan ve iç hukukun bir parçası halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1 Nolu Ek Protokolünün 1. maddesine; 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle) 1., 3., 8. 13. ve 25. maddelerine; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 5. ve 71. maddelerine; anılan Yönetmeliğin 71. maddesine dayanılarak hazırlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Kamulaştırma Toplulaştırma ve Dağıtım Dairesi Başkanlığı Arazi Toplulaştırma Teknik Talimatı'nın 1., 8. ve 9. maddeleri ile çözümünün teknik bilgi ve uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle Mahkemenin █████/2022 tarihli ara kararı uyarınca bilirkişi heyetince hazırlanarak █████/2022 tarihinde Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu özetine yer verildikten sonra, Uyuşmazlık konusu arazi toplulaştırması sürecine █████/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun █████/2010 tarih ve ███████ sayılı kararıyla başlanılmasına ve mevzuat uyarınca söz konusu hususun tapuya şerh edilmesi gerekmesine rağmen (ilk) davacının taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kaydında parsel ile ilgili olarak arazi toplulaştırmasının yapıldığı hususuna ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı, parsel üzerindeki sabit tesis olarak korunması gerekli yapıların satın alma tarihinden sonra inşa edildiği, toplulaştırma işlemlerinin başladığına dair tapuda şerh bulunmamasına rağmen söz konusu durumun bilinmesinin tapu malikinden beklenemeyeceği, aksi düşüncenin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği gibi mülkiyet hakkının da ihlali anlamına geleceği değerlendirilmiş olup, bu çerçevede, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapıların sabit tesis olarak dikkate alınmadan gerçekleştirildiği anlaşılan dava konusu arazi toplulaştırması işleminde bu yönüyle 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesine, 6. maddesinin 3. fıkrasına, 13. maddesine ve Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatının 9. maddesine yer verildikten sonra,3083 sayılı Kanun hükümleri incelendiğinde, toplulaştırma işlemleri ile taşınmazlar üzerine iki tür şerh konulduğunun anlaşıldığı; 3083 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca konulan şerh, toplulaştırma işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar taşınmazın satışını engelleyen bir şerh olduğundan, işlemler tamamlanana kadar tapu maliklerinin taşınmazı satamayacakları ancak bu şerhin süresi beş yıl olduğundan, beş yılın bitiminde toplulaştırma işlemleri tamamlanmasa dahi artık satışı engelleyen yasal bir engel bulunmadığı,3083 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca konulan şerhin ise, toplulaştırma işlemleri sona erip yeni tahsis edilen parseller malikleri adına tescil edildikten sonra konulan bir şerh olduğu, taşınmazın daha küçük parçalara bölünerek satılamayacağının belirtildiği; buna göre her iki şerhin de taşınmazlarda toplulaştırma işlemi yapıldığına dair bir bildirim amacı taşımadığı; birinin toplulaştırma sırasında taşınmazın satışına engel olmak için, diğerinin ise yeni parselin tapuya tescilinden sonra daha küçük parçalara bölünmesini engellemek için konulduğu,... tarih ve ... yevmiye numarası ile "3083 sayılı Yasa'nın 6. maddesi gereğince kısıtlıdır" şerhinin, taşınmazın tescil sonrasında daha küçük parçalara bölünerek satışını engellemek için konulduğu; esasen, UYAP üzerinden ... ada ... parsel sayılı taşınmazın pasife alınmış tapu kayıtları incelendiğinde, taşınmazın toplulaştırma alanına alındığına dair ... tarih ve ... yevmiye numaralı şerh bulunduğu, bu şerhin süresinin beş yıl olması nedeniyle sürenin bitiminde, ilk davacı olan ...'a █████/2015 tarihinde satışının yapılabildiğinin anlaşıldığı,Arazi toplulaştırma işlemlerinin yasal mevzuat uyarınca, mahallinde yapılan ilanlar yoluyla halka duyurulduğu, parsel maliklerine bireysel tebligat yapılmadığından, taşınmazı █████/2015 tarihinde satın alan davacının toplulaştırma işlemlerinden haberdar olmadığı gerekçesiyle, taşınmaz üzerinde toplulaştırma ilanından sonra yaptığı sabit tesislerin korunması zorunluluğunun bulunmadığı; zira, kararda da bahsedildiği üzere, toplulaştırma işlemi ile tapuya konulan şerhlerin amacının ilgililere toplulaştırma işleminin bildirimi değil, taşınmazların satışının ve bölünmesinin önüne geçmek olduğu,Toplulaştırma ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınması zorunluluğu bulunmadığından, toplulaştırma ilanının █████/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten sonra, 2016 yılında yapıldığı açık olan sabit tesisler korunmadan yapılan dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; aynı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uygulama çalışmalarına başlandığı sırada dava konusu parsel sınırları içerisinde sabit tesis kavramı taşıyabilecek herhangi bir yapı bulunmadığı; davacının, dava konusu ettiği parseli toplulaştırma işlemlerinin başlamasından sonra tapu kaydındaki toplulaştırma şerhini görerek satın aldığı; üzerinde toplulaştırma işleminin yapıldığını tapuda görerek satın alan davacının sonraki süreç içerisinde taşınmaz üzerine sabit tesis yapmasının, hukuken korunmayacağı; Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 9. fıkrasının yorum bile yapılmayacak derecede açık olduğu ve Cumhurbaşkanı Kararı'nın Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra yapılacak olan sabit tesislerin, arazi toplulaştırmasında dikkate alınmayacağının belirtildiği; Yönetmelik kuralının toplulaştırma işleminden tarla sahiplerinin haberdar olmasını da aramadığı ancak huzurdaki davada davacının toplulaştırma işleminden haberdar olduğunun anlaşıldığı; dava konusu parselin eski-yeni halini gösterir krokinin ortofoto haritasıyla çakıştırılarak gönderildiği, krokiden de anlaşılacağı üzere, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği parsel sınırları içerisinde kapalı ahır, gübre çukuru, çoban evi ve taşınmaz çevresinde bulunan beton duvar olduğu ve sabit tesislerin bulunduğu ve dikkate alınmadığı iddialarının asılsız olduğu; ayrıca, davacının arazi toplulaştırma projesi kapsamında oluşturulan yeni parselasyon planı ile mağduriyetine sebebiyet verilmediği, parselin geometrik şekli düzeltilerek tarımsal mekanizasyona uygun hale getirildiği ve yerinde korunarak davacıya tahsisinin sağlandığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Yargılamanın devam ettiği süreçte, davacının uyuşmazlık konusu parselini sattığı anlaşıldığından 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi uygulanmak üzere kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." kuralına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın ve UYAP üzerinden tapu kayıtlarının incelenmesinden; davacı ... tarafından, maliki bulunduğu ... ada ... parsel (eski ... ada ... parsel) sayılı taşınmazın ... tarih ve ... yevmiye sayılı işlem ile ...'a satıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca davanın devamı sırasında herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde bir değişiklik olması halinde, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrasına göre işlem yapılması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 3.Kesin olarak, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyize konu dosyanın ve UYAP'ta yer alan taşınmaza ait tapu kayıtlarının incelenmesinden; davanın (█████/2021 tarihinde) önceki malik olan K.Ç. tarafından açıldığı ancak dava devam ederken █████/2022 tarihinde uyuşmazlığa konu taşınmazın ...'a satıldığı ve ...'ın █████/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile davaya devam etmek istediğini beyan ettiği; yargılamanın devamı sırasında, taşınmazın █████/2022 tarihinde Ö.A'ya satışının yapıldığı fakat bu satışın ... tarafından, Mahkemeye bildirilmediği ve davaya devam etmeme iradesini açıkça ortaya koyacak bir beyanda bulunulmadığı tespit edilmiştir.Bu durumda, dava açıldıktan sonra taşınmazı satın alıp davaya devam etme yönünde iradesini beyan eden ayrıca, davanın devamı sırasında uyuşmazlık konusu taşınmazını satsa da davaya devam etmeme yönünde açık bir irade ortaya koymayan ...'ın davacı sıfatının devam ettirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ...'ın davacı sıfatının devam ettirilmesi ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... ısrar kararına yönelik temyiz isteminin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.KARŞI OY XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.Temyiz istemine konu kararla ilgili dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davacının ısrar kararının verildiği tarihten önce taşınmazını Ö.A'ya sattığı anlaşılmakta olup, davayı takip hakları kendisine geçenler yönünden yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden, esas kaydının kapatılarak dosyanın, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla, bozma yönündeki karara katılmıyoruz.